TÜM ESİR ÜYELERİN BAĞIMSIZ OLMASI DİLEĞİYLE

TÜM ESİR ÜYELERİN BAĞIMSIZ OLMASI DİLEĞİYLE

 

“1948’de Avrupalı liderler, ABD Dış işleri Bakanı George C. Marshall’ın talimatıyla Pentagon’da Amerikalı askerî ve diplomatik yetkililerle görüştü. Yeni bir askerî ittifak için yapılan bu görüşmeler, Kuzey Atlantik Antlaşması’nın 4 Nisan 1949’da Washington, DC’de imzalanmasıyla sonuçlandı. İmzalayanlar arasında Brüksel Antlaşması’na taraf olan beş devlet ile ABD, Danimarka, İtalya, İzlanda, Kanada, Norveç ve Portekiz bulunmaktaydı.” Bu arada bu ülkeler arasında abd hariç diğerlerinin o tarihlerde askeri güçlerine bakılsa neredeyse yok denecek kadar askeri güçleri yok. Nitekim esas güç abd emperyalizminindir ondadır ki daha baştan itibaren nato abd emperyalizminin yönetimindeki bir çetedir.

 

“…İlk NATO Genel Sekreteri Lord Ismay, 1949’da yaptığı bir açıklamada örgütün amacının “Rusları dışarıda, Amerikalıları içeride ve Almanları aşağıda tutmak” olduğunu belirtti.” Neymiş neymiş, bir daha bir daha okuyun bilmeyenler, duymayanlar bir daha bir daha okuyun lordumuz diyor ki ne diyor “Rusları dışarda,…” daha kafadan, kuruluşun başında Ruslar düşman ilan edilmiş ve en büyük hedef Ruslar olduğu ilan edilmiş, yeter mi yetmez lordumuz devam eder ve “…Almanları aşağıda tutmak”  amacını da ekleyerek Almanların aslında bu çetenin içinde yer almasının güvenlik sebebinden değil Almanların bir daha yükselmemesi, ilerlememesi, bağımsız olmaması, yani kendi başına bırakılamayacak kadar tehlikeli her an içlerinden birilerinin hitler’in hayallerine yürüyeceği tehdidine karşı aşağıda tutulacak Almanlar.

 

“…NATO’nun oluşturulmasının birincil kurumsal sonucu olarak Atlantikçilik adı verilen ve Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki iş birliğinin önemine vurgu yapan düşünce tarzının ortaya çıkışı gösterilmektedir.” Şimdilerde birilerinin sıklıkla kullandığını düşündüğünüz “atlantikçilik” esasında çok eskilere dayanmaktadır ve nitekim de esasında nato ve avrupa birliği birbirinden çok farklı amaçlara hizmet etmemektedir her ikisi de öncelikle devrimci sosyalist komünistlere, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ne,  sonrasında da devrim ve sosyalizmin inşasına karşı kurulmuş yapılardır.

 

abd emperyalizminin nato ve ab emperyalizmi ile nasıl güçlendiğini ve kendi ulusal güvenliğini ve ulusal ekonomisi için esir aldığı ülkeleri içinde hapsettiği çeteler olduğunu anlamak çok zor olmamalıdır.

 

Dünyadaki emperyalizmin en büyük iki gücü abd ve birleşik krallık başlarda batı avrupa halkları günümüzde de bir çok doğu avrupa halkını esir almıştır, teslimiyete mahkum etmiştir, tasfiye etmiştir ve tüm bu halklar abd ve birleşik krallığın izni olmadan hiçbir bağımsız kalamayacağı bir düzen yaratılmıştır, bugün nato ve ab ülkeleri abd emperyalizminin ulusal güvenliği ve ulusal ekonomisinin en küçük zarar göreceği küçücük bir karar alamazlar, lakin kendi ülkelerine karşı abd emperyalizmi her türlü ulusal güvenlik ve ulusal ekonomilerine karşı dilediği gibi karar alabilir.

 

Nitekim tüm nato üyelerindeki abd emperyalizmin doğrudan kontrolü ve denetimi altında olan askeri nato üsleri esasında o ülkelerdeki küçük abd’dir.

 

“Bak burnunun dibindeyim, askerimle, ordumla, topumla, tüfeğimle, tankımla, uçağımla akıllı olun ben ne dersem onu yapacaksınız” demenin tehdidir.

 

Hiçbir nato üyesi bağımsız değildir, abd emperyalizmi ne derse onu yapmak zorundadırlar, kısacası esirdirler.

 

Aksini iddia eden varsa buyurun edin bizde bilgilenelim!

 

H.H.B.

Köşe Yazıları
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?