EŞİT YURTTAŞLIK, DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER LÜTUF DEĞİL HAKTIR!

Cumhuriyet Rejimi, Osmanlıdan devraldığı Ümmetçiliğe Türkçülüğü de ekleyerek “Milli ve Manevi Unsur” nitelendirmesiyle etnik olarak Türk, inanç olarak da İslam kimliği üzerine kurulur. Bu tanımlama dışında kalan yurttaşlar Türk ve İslam kimliğine tabi kılınarak ya yok sayılmış, ötekileştirilmiş ve asimilasyona tabi tutulmuş ya da ülkeden kovulmuştur.

Türk ve İslam olmayan “Gayri Müslim” olarak nitelenen yurttaşlar 60’lı yıllara kadar “mübadele” ve doğrudan yıldırma yöntemleriyle ülkeden çıkarılırken özellikle ülke nüfusunun yaklaşık 1/3’ünü oluşturan Aleviler ve Kürtler sistemli bir biçimde İslamlaştırma ve Türkleştirme politikalarına tabi tutularak yok sayma, asimilasyon, düşmanlaştırma, katliam, kıyım, sürgün, ayrımcılık, dışlama, aşağılama, ekonomik ve siyasal baskı gibi birçok uygulamaya tabi tutulmuşlardır.

Bizzat siyasal yönetimlerce devlet politikası olarak gündeme sokulan İslamlaştırma ve Türkleştirme politikaları o kadar etkili bir biçimde uygulanmıştır ki, Alevi’yim ya da Kürt’üm demek toplum tarafından bir tür “oyun bozanlık”, siyasal yönetimlerce “millet ve din düşmanlığı” ve mahkeme kararlarına girecek boyutta “bölücülük” sayılabilmiştir. Dolayısıyla siyasal yönetimin ve çevrenin yoğun baskısını uzun bir süre üzerlerinde hisseden Alevilerin ve Kürtlerin büyük çoğunluğu “Biz de Müslümanız”, “Biz de Türk’üz” diyerek yakın döneme kadar Alevi ve Kürt olduklarını gizlemek zorunda kalmışlar ve kendi kültürlerini ancak gizli olarak yaşayabilmişlerdir.

İslamlaştırma ve Türkleştirme ekseninde sürdürülen “Milli Politikalar” tek parti döneminde farklı kültürleri sindirmenin, kimliksizleştirmenin ve asimilasyonun bir aracı olarak sürdürülürken, çok partili siyasal hayatta ise esas olarak devletin içinden ve dışından faşist, ırkçı, gerici odaklarca yeni siyasal oyunların ve katliamların aracına dönüştürülmüştür. Kırıkhan, Ortaca, Malatya, Sivas, Çorum, Maraş, Gazi gibi Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde oynanan oyunlar çatışma ortamı yaratıp emekçi halkları Alevi-Müslüman diye bölüp kutuplaştırmaya ve Alevileri sindirmeye, faşist ve gerici siyasi odakların kendilerine taban oluşturmaya ve Alevileri bulunduğu alanlardan göçe zorlayıp kendilerine yeni alanlar açmaya dönük katliam tertipleri olmuştur.

Ülkedeki bütün katliamların ve siyasi tertiplerin ardında farklılıkları yok sayan tekçi-inkarcı, kutuplaştırıcı, ötekileştirici, ayrımcı asimilasyon politikaları yatar. 2 Temmuz 1993 Sivas’ta Pir Sultan Abdal Anma Etkinliğine gelen insanların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi ve burada 35 canın yanarak hayatını kaybetmesiyle oluşan, Cumhuriyet Tarihine insanlık suçu olarak geçen SİVAS KATLİAMI, Alevilere yönelik geçmişten beri sürdürülen inkarcılığın, asimilasyon politikaların, ayrımcılığın, düşmanlaştırıcı eylem ve söylemlerin bir sonucudur. Sivas can kıyımının arkasındaki güçler ortaya çıkarılmadığı gibi görünürdeki birçok kişi için bile zaman aşımı denilerek yargılama kapatılmıştır. Bu tür katliamlarla gerçek anlamda hesaplaşılmadan bu utançtan kimse sıyrılamaz.

Bir biçimiyle İslamcı ve Türkçü tekçi-inkarcı asimilasyon politikaların devamcısı olan, geçmişin tertip ve katliamlarıyla hesaplaşmadan kaçınan ve Alevilerin, Kürtlerin ve diğer farklı kimliklerin demokratik taleplerini ve hak ve özgürlüklerini görmezlikten gelen Siyasi parti ve figürlerin “Milli Birlik ve Beraberlik” nutukları ile “Türk’ü, Kürt’ü, Sünnisi, Alevisi, Lazı, Çerkezi,…hepimiz kardeşiz” söylemleri inkarcılığı, ötekileştirmeyi, ayrımcılığı, hak gasplarını gizleyen ve geçmişin insanlık suçu katliamlarını görmezlikten gelen tam bir demagojik ve riyakarlık örneği olarak yer edinir. Eşit yurttaşlık hakları uygulama alanı bulmadan, demokratik hak ve özgürlüklere işlerlik kazandırılmadan söylenilen bu türden kimi hoş ama boş sözlerin hiç bir kıymeti yoktur.

Aleviler devletten ve siyasi odaklardan herhangi bir inayet beklemiyor. Siyasi yönetimleri ve siyasi partileri iki yüzlü politikaları ve demagojik söylemleri bir yana bırakarak, anayasada belirtilen “devletin laik, demokratik sosyal hukuk devleti” prensiplerinin de bir gereği olan DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLER bağlamında ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIK HAKLARINI koşulsuz tanımaya ve Alevilerin yıllardır seslendirdikleri aşağıdaki demokratik talepleri programlarına alarak uygulanması doğrultusunda gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.

1. Devlet her hangi bir din ve inanç grubunun hamisi olmaktan vazgeçmeli; dinden elini çekerek tüm din ve inanç gruplarına eşit mesafede durmalı ve bu gruplar özerk varlıklar olarak tanınarak diyanet kaldırılmalıdır.

2. Devlet tekçi-inkarcı politikalarından; ayrımcı, ötekileştirici asimilasyoncu yaklaşımlardan vazgeçilmelidir.

3. Devlet Aleviler hakkında tanım yapmaktan vazgeçmeli; Aleviler kendilerini nasıl tanımlıyorsa bu tanım kabul edilmelidir.

4. Alevilerin özgün inanç-felsefi kimliği resmi olarak tanınmalıdır.

5. Zorunlu din dersleri din ve inanç özgürlüğüne müdahaledir, kaldırılmalıdır. Devlet, ancak isteyene istediği inanç doğrultusunda eğitim verebilmelidir.

6. Anayasada da yer alan devletin laiklik prensibi evrensel normlarda uygulanmalıdır.

7. Alevi köylerine cami yapımından vazgeçilmeli ve yapılan camiler cemevine dönüştürülmelidir.

8. Cemevleri Alevilerin istemleri doğrultusunda yasal bir statüye kavuşturulmalıdır.

9. Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi çıkartılmalıdır

10. Kitaplarda Alevileri olumsuzlayan tanımlamalar düzeltilmelidir.

11. Cumhuriyet döneminde Alevilere dönük Koçgiri, Dersim, Maraş, Malatya, Çorum, Sivas, Gazi katliamları aydınlatılmalıdır.

12. Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla devlet mülkiyetine geçen dergah, zaviye ve türbedarlar ve bunlara ait kitap ve evraklar Alevilere iade edilmelidir.

13. AİHM kararları uygulanmalıdır.

14. Sivas Madımak Oteli utanç müzesine dönüştürülmelidir.

15. Eşit yurttaşlık haklarının yasal güvencesi evrensel normlarda demokratik bir anayasadır; her kesimin kendini içinde bulacağı, toplumun gerçek anlamda birlik ve beraberliğini ve barışını güçlendireceği hak ve özgürlükleri güvenceye alan demokratik bir anayasası yapılmalıdır.

Kazım Eroğlu

Haber
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?