ALEVİ KIZILBAŞ İNANCINDA PİR MÜRŞİDİN TEMSİLCİSİ DEDE NASIL OLMALI

ALEVİ KIZILBAŞ İNANCINDA ÖZLENEN PİR MÜRŞİDİN TEMSİLCİSİ DEDE NASIL OLMALI
“Alevi kızılbaşlar da kalitesiz insanların açtığı derin yara’”

Alevi geleneğinde mürşid ,pir ve dede sıfatları otorite ,inanç önderi olarak görülür.Yolumuzu bugüne getiren mürşid ve ulu ozanlardır. Günümüze gelindiğinde elenerek gelen ve az sayıda kalmış dede kitlesi vardır. Diğer ikisi mürşid ve pir kalıbını dolduracak donanımda ise yüzyıllardır gelen kamil biri görülmemiştir. Bunu nereden biliyoruz Alevilerin parçalı birlik olamayışından biliyoruz. Olsaydı şuan birliğe yönelmiş vahdeti mevcut anlayışındaki gibi tek çatı altında olurduk. Demek ki mürşid ve pir sıfatı çok çok önemli ki bu sıfatı kaldırabilecek bir can bugüne kadar gelmemiş. O halde bu sıfatların özelliği nedir gelin bunlara göz atalım.

Alevi erkannamelerinde arif insan su gibidir kir tutmaz; kamil insan toprak gibidir kibir kusmaz. Her şey onda güzelleşir.Yer gibidir iyisi de kötüsü de ona basar. Yağmur gibidir  o her şeyi sular ve besler. Kucaklayıcı aşk ile bakan sevgisini esirgemeyendir.

Yukarda pir mürşidin özelliklerini kısaca yazdım. Çevremiz de bu kalıba koyabileceğimiz bir tane mürşid , pir veya dede varmıdır.?
Arada kalan talip bu özellikte olan kişiyi arıyor. Bulabilir mi hayır.? Talip ışık arar yani mürşid aydınlanmış demektir talip de aydınlığa yönelir , rehber ışığın kaynağını gösterir ve mürşid de ışığını sunandır. Alevi geleneğinde buna aşık maşuk ilişkisi denir.

Günümüzde neden pir mürşid dede yetişmiyor? Çünkü onları yetiştirecek bir mekanizma yok , kendilerini yetiştirmek için de yeterli birikim sağlayacak sağlıklı bilgilere ulaşacak bir inançsal bilgi havuzu yok. Aleviliğin kaynakları olarak gelenekten gelen kitaplar ise Aleviliğin değil ,İslamın sapması Şiiliğin çıkışını anlatan Alevilikle yakından uzaktan alakası olamayan yayınlardır.
O halde bir mürşid pir dede olmak için ne yapmalı nasıl olmalı ,hayatın akışına nasıl müdahil olmalıdır.?
Öncelikle ulu ozanlarımızın nefesleri ,dört kapı kırk makamın aşamaları bizi arifliğe ,kamilliğe ve mürşidliğe ulaştıracak temel klavuzumuzdur.
Mürşid ,pir dede turap olmayı bilmeli , alçakgönüllü olup topraktan gelen her şeyi paylaşmalı, tüm insanlığı bir görmeli sevgi duymalıdır , elinden geleni esirgemeyen  sevgiyi egemen kılan biri olmalıdır.En önemlisi kimsenin aybını görmeme kusuru kendinden aramasını bilmelidir. Tüm varlığı bir görmek insanlar arasında ayrım yapmamalıdır. Vahdeti mevcut anlayışında olup birliğe yönelmek bütünselliği kavramak , hakikat sırrına ermek için yaşadığı evrenin bir parçası olduğunun bilincinde yaşamak. Manayı bilmek çözmek ve ehil arif insanlara bu bilinci vermek , münacat anlayışında olup kendi makamında olan mürşidlerle paylaşmasını bilmeli , sorumluluğunda ki toplumu kamilleştirmek için çalışmalıdır. Son olarak ölümün doğumda olduğunu bilip vuslata hazır olduğunu bilmek ,yaşam enerjisinin toprağa karışarak başka canlılarda yeniden değişime dönüşüme uğradığını bilmek en büyük mürşidliktir.
Çevremizde tanıdığımız bu kalıba koyabileceğimiz bir insan varmı, bu sıfatları koyan insanlar varsa onlara yukardaki kalıbı giydirsinler ne kadar uzak olduğunu yanlarından dahi geçmediğini göreceğiz.
Dede olarak tanıdığım kendini bilinçlendirmiş donanımlı sözünün eri ,doğrunun yanında ,emir almayan, icazetle iş yapmayan, akıl süzgecini çalıştıran  ,dilini sevgi ve aşk ile açan dedelerimiz var ama iki elin sayısını geçmeyen ama çevremizde beklide binlerce var neden onlar bu kalıba girmiyor .Neden girmek için çalışmıyorlar?
Çözümlememizi şimdi genel anlamda yaparak görelim.

Aleviliğin alevilerin kalplerine vurduğu üç mühür vardır. Eline diline beline mührü bunu çoğu alevi ne yazık ki hayatına vuramamıştır. Sosyolojik araştırma yöntemlerine göre yapılan mülakatlar da görgüden geçmeyen, cemlere düzenli gitmeyen, ikrarını tazelemeyen, razılık rızalık ile iş yapmayan, benlik ve nefislerini  tutkularının esiri olmuş canların çoğunlukta olduğu bir alevi toplumu ile karşı karşıyayız.
Şimdi Aleviliğin öğreti edep erkanına göre hareket etmeyen ama ben aleviyim diyerek yığınlarca alevi var.
Yukarıdaki sınav ve görevlerden çoğu aleviyi geçirsek ortada aleviyim diyen bir avuç insan kalır. Çoğu da bu sınavda kalacağı aşikardır.
O halde şu soru sormak gerekir. Nasıl bu duruma geldik. ?
İnançta sosyalleştirmek için nerelerde hata yaptık. Bunu kurumlar dedeler, yöneticiler ne kadar bilincindeler ve neler yapıldı. Bu konuda fikir beyan eden araştırmaların olgunlaşması için kamuoyunu bilgilendiren beyin emekçisi olan insanları yok etmeye , verdikleri ürünleri itibarsızlaştırmaya dönük haysiyet ve namuslarını ayaklar altına alıp dedikoducu, sürekli şikayetçi olan kalitesiz insanların çoğalması; Aleviliğe yakışmayan dil ve söylemlerin kullanılması doğru bir savunmamıdır?
Alevi kurumlarında bu duruma müdahale edecek bir mekanizmanın olmaması ; kurumlarımızın zarar görmesi kamuoyu önünde itibar zedenlenmesine yol açmaktadır. Saygınlığını kendi tabanında ki bireylerin söylemleriyle ayaklar altına alınması çok büyük zafiyettir. Bu boşluğun ivedilikle doldurulması önüne geçilmesi gerekir.
Alevilerin bir çoğunda sürü anlayışı hakim, birisi birini karaladığı zaman anında arkasından sürü; aynı tepkiyi veriyor. Eksik olan sorgulamayan, araştırmayan, okumayan empati yapmayan, bakış açısını değiştirmeyen, Olayları şahısları akıl ve kalp süzgecinden geçirmeden haysiyetsizce namussuzca saldırmak bir alevi ye yakışır mı?
Bu tip insanlar demagoji yapan, kendini ağıra satan, sürekli ilgi çekmek isteyen , pusuda bekleyerek insanların açığını yakalamak için fırsat kollarlar. Karanlıkta bekleyen yarasa gibidirler.
Bazı tip insanlar vardır ki ne şiş yansın ne kebap bu yapıdaki aleviler ise her yere popilistlik adına fırıldak gibi dönerler. Özellikleri korkak ,çekingen ,icazetsiz hiçbir şey yapmayan ,emir verilmeden konuşmayan adım atmayan .hayatını ve çevresini bir başkası düzenleyip eline verileni okuyan insanlardır.İşte bu yapıda ki insanlar yolumuza derin yara açanlardır.

Alevilikte kaliteli insan çözüm odaklıdır. Uyumludur. Birikimli iradeye saygılı empati yapan, sorunun değil, çözümün parçası olmak için çalışır. Hayata ve her şeye özgün bakış açısıyla yaklaşabilen, aşırılıktan kaçınan, öğrenerek hayatı deneyleyerek ,araştırarak bilen her bir alevi yukardaki mürşid özelliklerini yaşamı boyunca hedef koyup yola revan oluyorsa en büyük adımı atmıştır. Alevilerin önünde mürşiddir ,Pir dir ve Dededir. Aşk ile canlar.

Sosyolog /İbrahim ERGİN

Şiir
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?