HUZURLU BİR ÇILGINLIK HERKESİN HAKKIDIR.

HUZURLU BİR ÇILGINLIK HERKESİN HAKKIDIR.
Cehalet kuşak atladığında artık cahilin cahilliği cahillik olarak görülmez. Cahil olmayan “deli,
hasta, sapkın” ve devlet düşmanı olarak görülür. Ülkemizdeki “dindar kuşak” meselesi buna
tekabül eder ve yürürlüktedir.
Beynin doğal olarak çalışması, çalışmaya devam etmesi düşünmek değildir. Bu sadece
hayvani hayatta kalma durumudur.
Yapısallık, “structura” bir tüketim aracı, mekanizması değildir. Tüketim üzerine kurulu bir
sistem yaşamsal bir yapılanma değildir.
Değişiklik çeşitlilik anlamına gelmez. Farklılık daha da başka bir şeydir.
Kayıt, yazılım gereklidir. (scriptum, kazıma)
Bir şeyi, durumu gösterip, “bu gördüğünüz, gördüğünüzü sandığınız şey-durum değildir”
demek, klinik bir durumdur. Patolojik değildir.
İntellektüel sadakat, samimiyet önemlidir. Bunda şike yapılamaz. Zihinsel bir samimiyet
sürekli vardır. Olmalıdır! Bu samimiyeti saklamaya, gizlemeye çalışsak da bunu hiçbir zaman
başaramayız. İnsan kendi beynini kandıramaz. Gerçeklik daima bir yerlerden taşacaktır. Hiç
olmazsa lapsüs (dil sürçmesi) olarak zuhur eder.
Yapmadığınız bir şeyi yapmadığınızı kanıtlayan deliller bulmak zordur, imkansızdır. Mesele
karmaşıktır. Bunun için yaptığınızı iddia edenin iddiasını kanıtlamasını istemek
durumundasınız. İddia edenin kanıtsızlığı sizin kanıtınızdır. İddia sahibi devlet ise? İddia
sahibi tanrının “temsilcisi” ise? Ne olacak o zaman?
Yöneticinin yönetiminin delice olması başkalarının “delilik” yapmaya kalkışmasını önlemek
içindir. Yönetici kendisinden daha çatlak, daha sapık, daha cahil, daha güçlü vs. (liste uzun)
olunmasına müsaade etmez.
Ara’nın işgal edilmesi tüm kapıların kapatılmasına işaret eder. İşgal, işgal altındakinin yok
edilme eylemidir.
Seçilmiş evlat statüsünü kaybetmeye başlayan kişi ya bunalıma girecektir, ya da bir özgürlük
açılımına doğru gidecektir.
Huzurlu bir çılgınlık herkesin hakkıdır.
Geleceği hazırlama kendi başına bir toplumsallaşma projesidir.
“Anlatamamak”, ya bilmemek, ya uydurmak, ya “ne duyduysa o”, ya da psikotik yaklaşımı
‘anlatır’.
Uyum sağlama süreci aynı zamanda psikotik bir süreçtir.
Değerlendirme yaparken verdiğiniz “değerin” kaynağı nedir? Aldığınız değerin menzili nedir?
Değer nedir?
“”Kavga etmek yerine küfretmeyi seçen ilk insan, uygarlığın kurucusuydu.” (Sigmund Freud),

Vakıf Çağın

Köşe Yazıları
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?