SEVGİLİ HAMDİ ŞAFAK

Sevgili Hamdi Şafak!

Dine Soldan yaklaşım ve kurban bayramı başlıklı yazını ilgiyle okudum.ancak sitedeki bayram ve kurban tartışmalarını senin bayram mesajın üzerine benim yazdığım bir yazı ile başlatmış olduk. Benim yazımı bir daha incelerseniz, orada ben ne Alevilik yaptım , ne de halkların dinsel kültürüne dil uzattım. Ben sadece Komunist lerin din dahil bütün konulara bilimsel ve materyalist anlamda yaklaşması gerektiğini, bu anlamda sorgulayıcı olmaları gerektiğini yazmaya çalıştım. Eğer bizler yaşamı ve kültürleri sorgulamadan sahipleneceksek , adımızı materyalist sosyalist veya Komunist olarak ifade etmemize gerek yoktur. Dinsel kültürlere saygılı olmak ayrı şey. Diyalektik açıdan, sözüm ona dinsel kültür adına yaşamda göstermelik davranışları olduğu gibi kabullenmek başka şeydir.bugün tüm İslam ülkelerinde din kardeşi olduklarını iddia edenlerin birbiriyle boğazlaştığı ortadoğuda bayramlar hangi kardeşliği kutlamaktadır? Veya bu boğazlaşmalar “ din kardeşliği” nin hangi ilkelerine denk düşmektedir? Bizler bunu sorgulamayacaksak farkımız ne olacaktır? Yada bunu sorgulamak din kültürlerine neden saygısızlık olsun?
Yazınızda Alevilerin Müslüman olduğunu söylüyorsunuz. Bu belirlemeniz egemen Müslüman/Sünni anlayışın sizin tarafınızdan bir tekrarından başka bir şey değildir. Bu konu tartışmayı başka bir zamana bırakmak üzere size tavsiyem şudur. Lütfen egemen ulus anlayışıyla Kürtlerin Türk olduğunu ispatlamaya çalışanlar gibi egemen Müslüman/Sünni anlayışla Alevilerin Müslüman olduğunu ispata çalışmaktan vazgeçin. Bırakın bu konuda kararı aleviler versin. Kendi özgün iradeleri ile yerlerini belirlesinler. İster İslam içinde ister İslam dışında. .
Gerçekten inanarak ve isteyerek bu insanlarının şölen ve törenlerinde onlarla duygu birliği içinde olmak, komünistliğe ve materyalistliğe halel mi getirir? Diye soruyorsun. Tabii ki halel getirmez. Aynı soruyu tersten soralım o zaman. Komunistleri ve Materyalistleri, kendi siyasal ve kültürel değerleriyle duygu birliği içinde olma gayreti sarfeden oldumu bu güne kadar? Sivas da, Çorum da, Maraş da Dersimde Kürtlere , Alevilere ve Ermenilere uygulanan Tehcir ve Soykırımlar, bu “inananlar” kullanılarak yapılmadımı? Böyle düşünürsek, onlarla duygu birliği içinde olmadıkları için , Pir SULTAN’ın ve ŞEYH BEDRETTİN’in asılmasını, NESİMİ’nin derisinin yüzülmesini, HALLAC’ın öldürülmesini, GALİLE’nin giyotine mahkum edilmesini ve daha sayabileceğimiz sayısız katliam örneklerini “Onlarla Duygu birliği içinde olmak” adına doğal karşılamamız mı gerekir? Müslüman/Sünni lerin bayramlarını özgürce kutlamalarına karşı değilim. Ancak bu bayramları diğer azınlık ve kültürleri yok sayma aracı olarak kullanmalarına karşıyım.
Türkiye’de Müslüman işçilerin örgütlendiği bir sendika konferedasyon u olduğunu hepimiz biliyoruz. Adı da MİSK değil HAK_İŞ konfederasyonu dur. Ülkemizde 12 eylül öncesi sınıf mücadelesinin motoru olarak sahiplendiğimiz DİSK gibi sendikaların bile şu an düştükleri sermaye kuyrukçusu pozisyonlarını tartışırken, hiçbir zaman sınıf çıkarları doğrultusunda Emek örgütleriyle bağı olmayan devrimcilerin emek mücadelesini baltalamak adına sermaye tarafında desteklenen Sarı ve milliyetçi işçi örgütlerini, bir sosyalist olarak sahiplenmeyi düşünmedim ve hala düşünmüyorum.
Hizbullah ve Hamas’ın Anti- Emperyalist” mücadelesine karşı çıkmıyoruz . ancak onlarla ittifak oluşturmanın yolu onların “Dinsel ve Kültürel değerlerine saygılı olmak” ise, onlardan da biz komunist ve Sosyalistlerin Materyalist Değerlerine saygılı olmalarını isteme hakkımız yok mu? Başka türlüsü ittifak olmaz İltihak olur.
Değişik örgütler ve Kurumlar arasında İttifaklar ve birlikte yaşam , karşılıklı anlayış ve saygı temelinde gelişebilir. Birinin diğeri üzerindeki hegemonyasını (ister Dinsel, ister Siyasal, isterse Kültürel olsun) kabullenerek birlikte yaşama yada ittifak gelişmez.

Sevgilerimle
Süleyman Deprem

Köşe Yazıları
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?