MARAŞ KATLİAMI

MARAŞ KATLİAMI
“Güneş Ne zaman Doğacak” isimli Sovyet aleyhtarı filmin Çiçek Sineması’nda 19 Aralık 1978 günü gösterimi esnasında Ülkücü Ökkeş Kenger’in bomba atması ile başlar. Bu provokasyonla sağcılar, solculara Kürtlere ve Alevilere karşı kışkırtılır. Sinemadan çıkan topluluk “Müslüman Türkiye” sloganları ile CHP binasını tahrip ederler ve PTT binasını taş yağmuruna tutarlar.

Ertesi gün “Allah adına cihata” çağrılan Maraş köylerinden gelenlerin katılımıyla Maraş katliamı başlatılır. 2 TÖB-DER’li öğretmen öldürülür ve Alevilerin iş yerleri işaretlenir. 22 Cuma hazırlık yapan Gerici Faşistler; 23 ve 24 Aralık günleri iki gün süreyle yüzleri maskeli gruplar halinde,silahlı, sopalı, baltalı olarak saldırıya geçerler. Alevilere ait dükkan ve evler ile polis araçları ateşe verilir. Ele geçirdikleri kadın çocuk genç yaşlı demeden vahşice öldürülür.
Faşist saldırılar başladığı an, ilginçtir. Devlet güçlerinin ilk icraatı, Maraş a dışardan tüm girişler kapatılmış, devrimci ve demokratların, Pazarcık ve Elbistan’dan olası girişleri engellenmiştir. Aynı “önlem” Elbistan ve Pazarcık giriş ve çıkışlarında da alınmıştır. Olay haberini aldığımda Elbistan da idim. Elbistan da çok önemli bir gelişme yaşanıyordu. O dönem CHP den seçilen ve daha sonra MHP ye geçen, Senatör Hilmi SOYDAN, Elbistan da Devrimci militanlar tarafından öldürülmüştü.
İlginç olan, cenazesini kaldıracak kimse yoktu. Biz bu duruma bir anlam verememiştik. Oysa Elbistanlı faşistlerin hepsi kaç gün önceden , katliam için Maraş ‘a taşınmışlar. Bu sebeple Hilmi Soydan’ın cenazesini halk’tan insanlar mezarlığa taşıdılar.
Öldürülenlerden biri benim yakın arkadaşım öğretmen Mahmut ÜNAL. Hikayesi çok ilginçtir. Hala hatırladıkça ruhumun derinliklerinde büyük bir acı duyuyorum. Mahmut, saldırı anında yanında bulunan iki küçük kız çocuğunu korumak için , onların üzerine kapanır. Faşistler Mahmut’u satırlarla sırtından parçalamışlardır. Daha sonra Mahmut’un cesedinin altından iki küçük kız canlı olarak kurtarılmıştır.
Resmi Rakamlara göre toplam ölü sayısı 111 kişi olarak gösterilmiştir ki, gayri resmi bunun iki katı olarak da belirtilmektedir. Yaralı 1000 kişinin üstündedir. 552 Ev, 289 Dükkan ve 8 Araç yakılmıştır.
Bu Gerici Faşist Ayaklanma için Tercüman Gazetesi yazarı Ahmet Kabaklı şöyle demektedir: “Binicisini beğenmeyen asil bir kısrağın şahlanışı”. Evet sağcı milliyetçi yazarlar katilleri böyle tanımlamaktadırlar.
Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı; Maraş Olayları ile ilgili hazırladığı raporda, “Katliam Planlayıcılarının 26 seyyar piyango bayisi görünümünde şehre geldikleri saptanmıştır.” Bu olaydan sonra İrfan Özaydınlı bakanlıktan istifa etmiş.

Bu Dönemde aslen Elbistanlı ve Sinemilli Aşireti`nden olan Kahramanmaraş CHP Milletvekili Hüseyin DOĞAN, katliamdan hemen sonra yapılan CHP grup toplantısında, görüşlerini şu sekilde ifade eder.

“Kahramanmaraş’ta olan bir savaş değildir. İç savaşın silahlı iki tarafı olur. Kahramanmaraş’ta olan bir katliamdır. Bunun adına anarşi denmez. Sağ-sol çatışması da denmez. Bu, Alevi-Sünni çatışması da değildir. Bunlar içinde aransa bile bu plânlı ve örgütlü bir faşist saldırıdır. Çevre illerden Maraş’a getirilen katil çetelerine belli hedefler gösterilerek, her şeyi hesaplanan bir plânla yürürlüğe konan bir faşist eylemdir. Kin ekip, kan çiçeği büyütenlerin, direnme hakkından söz edip ‘Milli direnme hakkı doğmuştur’ diye bildiri yayınlayanların eseridir. Maraş katliamı ‘Müslüman Türkiye-Milliyetçi Türkiye, Allah için Cihad başına’ sloganlarıyla kadın demeden, çocuk demeden vuranlar karşısında ‘Bana sağcılar ve milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz’ diyenlerden destek görenlerin eseridir…”

Maraş katliamı hakkında yazılacak veya söylenecek çok şey vardır. Ancak tekbaşına ele alınabilecek tesadüfi bir olay degildir. Geçmişi Osmanlıya kadar dayanan, Resmi ideoloji,resmi din ve mezhep doğrultusunda bir halkın dini , Dili ve kültürünün inkarı üzerinden beslenen Faşist, kadroların örgütlü imha planıdır. Bu anlamda Maraş katliamı Maraşta başlamış ama Maraşta bitmemiştir.
Çorum, Sivas ve Gazi katliamlarıyla bu süreç devam etmektedir. Yeni süreçte bu imha planının ön hazırlıkları bazı “deneme” saldırılarla sürdürülmektedir. Demokrasi güçlerince önemli ve örgütlü bir karşı koyuş geliştirilemediği sürece nerede ve ne biçimde patlak vereceği bilinemez.

SÜLEYMAN DEPREM

Köşe Yazıları
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?