KONUŞMA METNİ

KONUŞMA METNİ

Sevgili arkadaşlar!
Küresel emperyalizm ABD öncülüğünde “altrnatifsizliğin” çıkışsızlığı ile dünya ülkelerine her alanda saldırmaktadır. Reel sosyalizmin çöküşünden sonra iyice pervasızlaşmıştır.
Dünya sol ve sosyalist güçlerinin şu an içinde bulunduğu çıkışsızlıkta çöken reel sosyalizmin sorunları yatmaktadır. Bu sorunların sorgulanması gerektiğine inanıyorum.
Ülkemizde 40 yıl a yakın bir süredir verilen devrimci mücadelenin yarattığı kazanımlar açısından geldiğimiz nokta abartılacak gibi degildir.Ülke yasal zeminde siyasi partiler çöplüğüne dönüştürülmüştür. Siyasi mücadele adına hareket eden yapılar Kırk parçaya bölünmüş, topyekün mücadeleyi temsil etme anlamında dahi bir ittifak tan yoksundur. Sayısal seçmen çoğunluğuna sahip olmasına rağmen iktidar olmak bir tarafa tutarlı bir muhalefet yapılamamaktadır.
Ülkede 12 mart ve 12 eylül darbelerinden sonra, özellikle 12 eylül sonrası devrimci kadrolar ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Bu durum her ülkede olduğu gibi bizim ülke için de normal karşılanabilir. Ancak bizim ülke de bu durum İlginç şekilde gelişti. Şöyle ki; diğer ülkelerin devrim örgütleri merkez komiteleri ya da genel sekreterleri ülkelerini terk ettiler. Mücadele şartları olgunlaştıktan sonra ülkelerine geri döndüler ve devam ettiler. Bizim gidenlerimizin böyle bir sorunları var mı bilmiyorum. Ayrıca diğer ülkelerde sadece üst düzeyde kadrolar ülkeyi terk ettiler. Bizde sempatizanlarına varana kadar, tüm siyasi taban ülkeyi terk etti. Hala geri dönen yok. Bu durum tüm devrimci siyasi partiler için geçerlidir.
TKP(B) kendi içinde “iki özel darbe” ile önce ikiye bölünüp, sonra tasfiye edilip daha sonra da tamamen dağıldıktan sonra örgütsüz kalan devrimciler, aldıkları siyasi eğitim, kültür ve ahlaki değerlerini koruyarak değişik siyasi yapılar içinde yok olmadan varlıklarını sürdürdüler. Her ne kadar içinde bulundukları yapıların üst yönetimlerine kadar yükseldilerse de çoğu zaman siyasi birikimleriyle bu yapılara fazla bile geldiler. tüm olumsuzluklara rağmen devrimci sorumluluk gereği kerhen de olsa çalışmalarını sürdürdüler.
14 MAYIS Ankara toplantısı, örgütsüz kalmış biz devrimciler için bir umut ışığı olmuştur. Bu toplantıyı Geleneğin geleceği açısından önemli bir başlangıç olarak değerlendiriyorum. Bu toplantıdan sonra “bir şey çıkar mı, çıkmaz mı “ türünden tartışmalarla beklentilerin önünü kesmenin kimseye faydası yoktur.

SÜLEYMAN DEPREM

Köşe Yazıları
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?