Grevdeki Baldur işçilerinin en genci Oğuz Kaan: İlk haftadan boyun eğmemeyi öğrendim

Grevdeki Baldur işçilerinin en genci Oğuz Kaan: İlk haftadan boyun eğmemeyi öğrendim
3 ay önce fabrikada çalışmaya başlayan 20 yaşındaki Oğuz Kaan Coşgun, grevdeki Baldur işçilerinin en genci. Oğuz Kaan Coşgun, çalışma hayatını ve grevi Evrensel’e anlattı.

ANASAYFA İŞÇİ-SENDİKA
Paylaş

Hakan POLAT
Evrensel

Oğuz Kaan Coşgun, 20 yaşında. Baldur fabrikasında çalışan en genç işçi. Üç aydır Baldur’da çalışıyor, yeni yılı diğer işçilerle birlikte o da grevle karşıladı. Annesi, babası ve abileri işçi. 15 yaşında kadar Sivas’ın Altınyayla ilçesinde büyümüş, hem okumuş hem de çiftçilikle uğraşmış. Okul hayatının bir bölümünü tamamladıktan sonra, Gebze’ye yerleşmiş. Oğuz, şimdi hem okuyor hem de fabrikada işçi olarak çalışıyor.

Küçüklüğünden bugüne, bozuk olan cihazları tamir etmek için uğraşır, onarabildiğini onarır, yapamadıkları için ise nasıl kullanabilirim diye kafa yorar. Kısacası makineleri hep merakla incelermiş Oğuz. Gebze’de meslek lisesi kalıpçılık bölümünü tercih etme nedeni de bu meraktan geliyor. Oğuz meslek konusunda, “Ben hiç polis, mühendis, avukat gibi mesleklere özenmedim. Kamu kuruluşlarında çalışma hevesim de olmadı. Küçüklükten beri benim işim hep metal” diyor.

Sökme, takma, freze, torna, CNC, bilgisayar destekli üretim gibi alanlara ilgisi olduğunu da ekleyen Oğuz şöyle devam ediyor: “Bunlara karşı aşırı ilgim var. Haliyle öğrenimimi de bu alanda yaptım, devam da edeceğim. Hem bu işi seviyorum hem de aileme yük olmak istemiyorum. Ailemin tamamı işçi, annem ve babam da asgari ücretle çalışıyor. Ben onların emeğini nasıl çarçur edeyim. Yeri geldi pastanelerde garsonluk gibi hizmet sektöründe çalıştığım da oldu. Beden işçiliği yaptım ama kimseye yük olmadım. Benim annem babam ben istesem verir ama kıyamıyorum.”

“BEDAVA ÇALIŞIYORUZ, KÖLE GİBİ”
Üç aylık işçilik deneyimini sorduğumuz Oğuz, “Yetki almış birinin gözünün nasıl döneceğini gördüm aslında. Yetki de dememek lazım, tepeden bakmak. Sabah geliyoruz, mühendis bana günaydın demiyor, oysa o da işçi ben de. Senin mühendis olman bana merhaba dememene engel değil. Aramızdaki uçurum ne? Ben iddia ediyorum bir mühendis kadar iyi teknik resim biliyorum, makinelerden anlıyorum. ‘Günaydın, merhaba’ demeden başımızda dikiliyor, amacın ne? Dakika tutuyorlar. Mühendisler bizden 1 saat sonra geliyor, tabii doğal olarak bizi yine boğacaklar diye kaygı duyuyoruz. Yeni girmişim eski işçileri bırak benim bile üzerime oynadılar, ben daha ortama adapte olmamışım, tuvaletin yerini ikinci, üçüncü gün öğrenmişim, benim üstüme neden oynuyorsun? Ama hiç tutanak yazamadılar, saatinde işe geldim, bir dakika erken bile iş alanımı terk etmedim, etmem. İşimi layıkıyla yerine de getirdiğime inanıyorum” sözleriyle cevap veriyor.

“Ücretler ne durumda” dememizle, “Bedava çalışıyoruz, köle gibi abi” cevabını veriyor Oğuz. “Maaşı aynı gün yatırıyorlar, eksik yatırmıyorlar ama sorun maaşı gününde yatırmaları değil, maaşların düşük olması, toptan bir eksik var yani. Durumu kısaca özetlemek gerekirse eksik olanın üstüne eksik yapmıyorlar sadece” diyor.

“3 BİN TL ALIRIM DİYE GİRDİM, CEBİME 2 BİN 360 TL GİRDİ!”
İşe girerken yaptığı anlaşmayı anlatan Oğuz şunları söylüyor: “Öğrenim gördüğüm alanı söyledim, kalıphane istedim ama oraya almadılar. Ölçü nedir, metre, kumpas, mikrometre bunları biliyorum ama beni seri üretim yapan (endüstri 4.0) bir makineye verdiler. Yani 10 işçinin yapacağı işi 2 işçinin yaptığı makine. Asgari ücretle işe başlayacağımı ama vardiya ve üretim primi de alacağımı söylediler. Bizim makinenin primi 300, vardiya primi de 300 TL. Yani 3 bin TL’ye yakın maaş alacağım söylendi. Ben de, ‘İyidir’ dedim işe başladım. Ama işler çok da konuşulduğu gibi gitmedi. Üç ay oldu çalışıyorum. İkinci aydan 1 gün eksiğim var, servis kaçırdığım için işe gelemedim. Benim vardiya ve üretim priminden kesmişler, ücretten de kesmişler. Bana toplamda yatan para 2 bin 360 TL. Çalışanlar genel olarak böyle alıyor.”

İlk sendikalaşma deneyimini anlatan Oğuz, “Ben abartmayı sevmem. İlk gün sabah altıda geldim, çalıştım, öğle yemeğine çıktım. Temsilci abilerimiz var daha atılmamışlardı, oturuyorlar hep birlikte ben de biraz yabancı kaldım. Çay içerken, ‘Sen neden uzak duruyorsun’ diyerek çağırdılar. Güzelce sordular, durumu anlattılar. Kısaca, ‘Davamız var’ diye anlatarak, ‘Yanımızda görmek isteriz’ dediler. Bir, iki hafta sonra ben de üye oldum” diyor.

“İKİ ELİN NASIL SES OLDUĞUNU ÖĞRENDİM”
Baldur işçileri şimdi grevde. Oğuz grev deneyimini şöyle anlatıyor: “Daha ilk haftadan hiçbir şeye boyun eğmemeyi öğrendim. ‘Benim dediğim dedik’ diyen bir insana, ‘Senden de üstün birileri var’ dedik. ‘Patron olabilirsin ama bizim de hakkımız var’ demeyi öğrendim. Topluluğun ne demek olduğunu öğrendim. İki elin nasıl ses olduğunu öğrendim, burada gümbür gümbür ses getiriyoruz. Kısaca birlik, beraberliğin ne kadar iyi olduğunu öğrendim.” Diğer işçilerden farklı olarak da grev süresince hem fabrika önünde bekliyor hem de üniversite için proje yapıyor. Gün içerisinde ortalama üç saat uyuyor.

“HAYAL KURMAYI BİLE UNUTMUŞUM”
Ülkede işçilerin genel durumunu ise “Sosyal medya kullanıyoruz. Sosyal medyadan yabancı gençlerin yaşam tarzını görüyorum. Oradaki gençlerin nasıl eğitim aldığını, nasıl bilgisayarlar kullandığını. Ben güzel bir bilgisayar almak istesem örneğin, burada üç aydır çalışıyorum. Şimdilik cebime 5 bin lira gibi bir para girdi. Ama donanımlı bir bilgisayar alamam. Diğer ülkelerde ise genç hizmet sektöründe çalışıyor aylığıyla gidip muhteşem bir bilgisayar alıyor. Asgari ücret arttı da ne artması, buna artış mı diyorsunuz? Evin bazen ihtiyaçlarını ben alıyorum. Örnek vereyim yağ. Yağ deyip geçme, 2019’da aldım 34 liraydı afişten hatırlıyorum, geçen gün aldım 80 liraya. Aynı yağ, aldığım market aynı. Bu nedir? Yani şartlar değişmeli” sözleriyle özetliyor.

Nasıl bir dünyada yaşamak istediğini soruyoruz. Biraz düşündükten sonra, “Hayal kurmayı bile unutmuşum abi. Bugün dünya denince aklıma açlık, hastalıklar geliyor. Hastalıkların ve açlığın olmadığı bir dünya isterim” cevabını veriyor.

Haber
İlgili Haberler
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?