TTB, Kovid-19 aşılarına dair tutum belgesini açıkladı

TTB, Kovid-19 aşılarına dair tutum belgesini açıkladı
TTB, “Etkililik, güvenlilik, kalite ile ilgili verileri şeffaf bir şekilde paylaşılmayan ve bağımsız bilimsel kurul tarafından değerlendirilmeyen hiçbir aşı toplumda yaygın uygulanmamalıdır” dedi.
Koronavirüs aşısı
Çin’de geliştirilen koronavirüs aşısı | Fotoğraf: Harun Özalp/DHA

ANASAYFA GÜNCEL
Paylaş

Kovid-19 aşısına dair tutum belgesini paylaşan TTB, “Etkililik, güvenlilik, kalite ile ilgili verileri şeffaf bir şekilde paylaşılmayan ve bağımsız bilimsel kurul tarafından değerlendirilmeyen hiçbir aşı toplumda yaygın uygulanmamalıdır” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) koronavirüs (Kovid-19) aşısına dair tutum belgesini kamuoyuyla paylaştı. Aşının yaşamı kurtaran önemli bir keşif olduğuna dikkati çeken TTB tutum belgesinde, “Aşılar her yıl yaklaşık üç milyon insanın ölümünü engellemektedir. Kovid-19 pandemisinde de güvenli ve etkili aşılar ile yapılacak yaygın aşılamanın, salgını kontrol altına almaya katkı sağlayacağı açıktır. Ancak herhangi bir tıbbi girişimde bulunabilmek için beklenen yararın olası zararlardan fazla olması gerekir” ifadelerine yer verildi.

“YETERLİ BİLİMSEL BİLGİ YOK”
Geliştirilen Kovid-19 aşılarına ilişkin değerlendirme yapabilmek için yeterli sayı ve nitelikte bilimsel bilginin olmadığı belirtilen tutum belgesinde, “Etkililik, güvenlilik, kalite ile ilgili verileri şeffaf bir şekilde paylaşılmayan ve bağımsız bilimsel kurul tarafından değerlendirilmeyen hiçbir aşı toplumda yaygın uygulanmamalıdır. Yeterli nesnel kanıt olmaksızın yapılacak uygulamalar sadece pandemi sürecinde yürütülecek aşı çalışmalarını değil genel bağışıklama programı kapsamındaki çalışmaları da olumsuz etkileyecektir” denildi.

“BAŞARI GÜVENE BAĞLI”
Bağışıklama çalışmalarının başarısının uygulanan aşı programlarına duyulan güvene bağlı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bağışıklama programlarının sağladığı temel halk sağlığı yararlarının korunması; nitelikli aşılama hizmetlerinin varlığına, aşıların yarar ve risklerinin anlaşılmış olmasına, karar süreçlerinin kanıta dayandırılmasına, aşılama hizmetlerinin toplumda yaygın ve adaletli olmasına, çocukların, ergenlerin, erişkinlerin korunmasına yönelik sorumluluk alınmasına ve aşılamaya yönelik engellerin aşılmasına bağlıdır” bilgileri yer aldı.

“ACİLİYET GİBİ GEREKÇELERLE GEREKLİ İNCELEMELERİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ”
“Pandemi nedeniyle aşı çalışmalarının sürecinin hızlandırıldığını, aşı geliştirme süresinin kısaltıldığını biliyoruz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İçinde bulunduğumuz salgın gibi olağandışı durumlarda, aşının uygulanmasına izin verilmesi için gerekli ölçütler bir dereceye kadar esnetilebilir. Ancak zamanın dar olması ya da aciliyet gibi gerekçelerle olağan incelemeler göz ardı edilmemeli ve her koşulda yapılmalıdır. Alınacak riski olabildiğince bilmek, öngörmek ve en aza indirmeye çalışmak önemlidir. Aksi durumda toplumu hastalıktan korumaya çalışırken daha büyük zararlar ortaya çıkabilir. Aşıya olan güvenin sarsılması da önemli bir zarardır. Biz hekimler bu nedenle daima temkinli olmaya çalışırız.”

ÇALIŞMALARDA ŞEFFAFLIK VURGUSU
TTB’nin paylaştığı tutum belgesinin bir aşının salgınlarda uygulanabilmesi için gerekenler şöyle sıralandı:

Aşının Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 çalışmaları sonucunda ‘güvenli’ ve ‘etkili’ olduğu kanıtlanmış olmalı,
Aşı çalışmalarına ilişkin veriler, nitelikli bilimsel dergilerde yer almalı veya bilimsel rapor olarak kamunun erişebileceği biçimde yayınlanmış olmalı,
Aşı ile ilgili üretim sürecinin ‘kalite’ güvencesi tamamlanmış olmalı ve süreç kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılmalı,
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu aşıya ‘Acil Kullanım Onayı’ vermek üzere, konularında yetkin farmakoloji, immünoloji, viroloji, mikrobiyoloji, enfeksiyon hastalıkları, halk sağlığı ve epidemiyoloji uzmanlarından oluşan ve hiçbir çıkar çatışması söz konusu olmayan bilim insanlarından oluşan bir kurul kurmalı,
Karar süreci öncesinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından tüm bilgi ve veriler kamuoyuna açıklanmalıdır.
SAĞLIK BAKANLIĞINA ÇAĞRI
Paylaşılan tutum belgesinin devamında şunlar yer aldı:

“Türkiye’ye getirileceği söylenen, gelebilecek olan ve ülkemizde üretilecek tüm aşıların bu ölçütleri taşıması şarttır. Pandemi ile mücadelenin en yaşamsal aracı olan aşıların ülkemizde uygulanma süreci, en küçük bir hatayı kaldırmayacak önemdedir. Sağlık Bakanlığı’nı Türkiye’de uygulamayı planladığı aşılar için etkililik, güvenlilik, kalite değerlendirmesinde kullanılan tüm verileri bağımsız araştırmacılara da açmaya; karar verme mekanizmalarına bağımsız araştırmacı ve kurumları da katmaya çağırıyoruz. Bu ölçütler kullanılmadan verilecek kararların toplum sağlığı açısından onarılmaz risklere ve aşılara yönelik güvensizliğe yol açacağını ve sonuç olarak şimdikinden daha kötü bir halk sağlığı sorunu yaratabileceğini; bunun sorumluluğunun sağlık çalışanlarında değil doğrudan Sağlık Bakanlığı’nda olacağını belirtmek isteriz.

Aşı, insanlığın müşterek bir değeridir. Diğer toplumsal müştereklerde olduğu gibi, aşıları da ticari grupların kısa vadeli çıkarlarından korumak için toplumsal bir bakış açısı gereklidir. Bu ortak değerin korunması için aşıya erişim, piyasa dinamiklerinden bağımsız ve sürekli olmalıdır. Aşıya erişim ücretsiz ve herkesin hakkı olmalıdır. Etkili, güvenli ve nitelikli bir aşı hepimizin hakkıdır.” (HABER MERKEZİ)

Haber
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?