BİLİM, EDEBİYAT, SANAT VE FELSEFE ÜRETMEK YA DA ÜRETMEK ÜZERİNE BİR MANİFESTO DENEMESİ

BİLİM, EDEBİYAT, SANAT VE FELSEFE ÜRETMEK YA DA ÜRETMEK ÜZERİNE BİR MANİFESTO DENEMESİ

“bütün çocuklar,/yokluk bilmesinler./et, şeker, süt bulsunlar./giyimli, tok ve rahat,/gitsinler okullara,/sınıflarını geçsinler./…” Behçet Necatigil’in bu şiirinin üzerinden yıllar geçtiyse de yokluk ve yoksulluk artarak devam ediyor.

Aydın, şair, yazar, ressam, sanatçı, akademisyen vs. olmak normal standartlarda asgari imkanlarda hemen hemen azıcık aklı ve mantığı olan herkesin olabileceği türden ünvanlardır, abartmaya gerek yok.

Ki kapitalist düzen buna şu veya bu şekilde tüm zorluklara rağmen fırsat verebilir görünse de asıl mesele toplumsal gerçekliği görebilmektedir.

Sınıfsal farklılıkları, sınıf savaşımını kavrayabilmektedir.

Necatigil’in iyi dilekleri bizimde temennimizdir haklı olarak.

Ancak yoksulluğu ortadan kaldıracak tek seçenek devrim ve sosyalizmdir.

Aydın, şair, yazar, ressam, sanatçı, akademisyen vs. devrim ve sosyalizmi kavramadıkça ve eserlerinde, çalışmalarında bu mücadeleye omuz vermedikçe hangi jüri, taraftar, yandaş, sermaye vs. tarafından olursa olsun ayakta alkışlanıp ödül yağmuruna da tutulsalar bunun geniş halk kitleleri tarafından hem hayatta hem de tarihsel süreçte pek fazla bir karşılığı olmaz, sadece bir avuç burjuva ve işbirlikçilerince sadece toplumun açlığından, yoksulluğundan, işsizliğinden, alın terinin karşılığını alamayanlardan bir haber olanlar için ifade bulabilir.

Kapitalizm yoksulluğun, açlığın, işsizliğin, alın terinin karşılığını alamayanların bilimini, edebiyatını, sanatını, felsefesini zaman zaman yaptırsa da yapanları desteklese de ancak asla burjuvazinin doymak bilmez, açgözlü, asalakça insanı ve doğayı sömürüsünü ortadan kaldıracak aydın, şair, yazar, ressam, sanatçı, akademisyen vs.i desteklemez.

Dolayısıyla kapitalist sistemde kabul gören hiç bir bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs. asla insanlığın ve doğanın sömürüsünü sonlandırmayacağı gibi tamamı sadece kapitalizmi korumak, kollamak ve kurtarmak için

var olmakta.

İnsanın insanı ve doğayı sömürüsüne karşı üretilenler gerçek bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.dir.

Her insanın bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.ile ilgilenmesi, eğitim alması, üretmesi en temel insani haktır ve bu asla hiç kişi veya kurum tarafından gasp edilemez.

Bu hak günümüzde sadece kapitalizmi kurtarmak için burjuvazi ve onun tüm sivil, askeri, istihbarat teşkilatlarınca gasp edilmekte ve ellerindeki tüm medya, basın ve sosyal medya yanısıra tüm bürokratik ve akademik kurumlarınca manipüle edilmekte, yönetilmekte, gasp edilmektedir.

Gasp edilen bu hak en başta günümüzde kendini bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.ile ilgilenen, eğitim alan ve/veya eğitim veren ve üretenlerin hak gaspıdır.

Uluslararası düzeyde aydın, şair, yazar, ressam, sanatçı, akademisyen vs.ler artık bu hak gaspına dur demelidir.

Bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.ile ilgilenmek, eğitim almak ve/veya vermek ve üretmek kapitalistlerin keyfine bırakılmaya devam ederse ve en doğal insan hakkı olan bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs. üretmenin tek karşılığı para olmaya devam ettiği sürece bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs. 21.yy’ın daha başında kapitalizm tarafından herhangi bir zanaat, tüccarlık ve fabrikasyon bir fonksiyon haline gelecektir ki…

Bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.yi sadece teknolojiye endeksleyip, kâr, rant, faiz, kira gelirlerini artırmak amaçlı birer aygıt/araç olarak kapitalizm kullandığı sürece açlığa, yoksulluğa, işsizliğe çare ve alınterinin karşılığı kimse almayı hayalde etmesin, rüyada görmesin.

Kısacası, kapitalizmin istediği, ürettiği ve/veya üretilmesini desteklediği bilim, edebiyat, sanat, felsefe vs.’nin insanlığın ve doğanın sömürüne destek olan bir aygıt/araç olmaktan kurtarmak insanlığın boynunun borcudur, aksi halde duygusuz, düşüncesiz yani hiç bir şey hissetmeyen, düşünmeyen yanı sıra akıl ve mantıktan yoksunlaşmış modern kölelerin makinalar gibi açılıp, kapatılan evden işe gidip gelen sadece çalışan, tüketen ve çöp yaratan varlıklar olmasının önü alınamaz boyutlara ilerleyecektir ki bu çok geç değil, hepimizin kapısını çalmakta.
H.H.B.

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?