ALEVİLER GELİŞEN GÜNDEMLERE NASIL CEVAP OLMALI?

ALEVİLER GELİŞEN GÜNDEMLERE NASIL CEVAP OLMALI?

Global ve küreselleşmiş bir dünyada biyolojik, düşünsel, kültürel, siyasal, ekonomik, teknolojik, askeri açıdan, akıl alamayacak derecede hızlı değişimler yaşanmakta. Çoğu zaman teknolojik üstünlüğe sahip ülke ve toplumların dahi, bu hızlı değişimi yakalamakta zorlandıklarını görüyoruz. Yine de bu ülkeler insanlığın yaşamını belirlemeye devam ediyor. Mevcut gerçeklikten yola çıktığımızda her devlet, toplum ve bireyin aynı performansı göstermesi beklenemez elbette. Ancak öncülük edemeyecek devlet ve topluluklar, sahip oldukları olanakları akıllıca değerlendirdiklerinde, gelişen gündemlere en azından bir iki adım geriden gerekli etkiyi gösterip, söz hakkı elde edebilirler. Konuyu Türkiye ve Aleviler olarak ele aldığımızda, önemli nicel yapıyı oluşturan Alevilerin hem toplum açısından hem de kendi gelecekleri için, gelişen gündemlere cevap olmaları düşünülenden daha büyük önem arz ediyor.

Hızla değişen dünya gerçekliğinde bir devlet, toplum, siyasi yapı, inanç ve felsefi düşüncenin, bende varım diyebilmesi için yaşanılan bölgenin coğrafi, iklim, ekonomik, dil, din, kültürel, askeri gücünü, somut ayrıştırma ve sağlam birliktelik ilkesine göre teorikleştirmesi birinci temel şarttır. Böylece gerçek bir siyasi çatı altında siyasal, askeri ve belirli ekonomik gelire sahip olunarak mücadele mümkündür. Etkisi çoktan geçmiş hiçbir yaptırım gücü olmadan, sırf kültürel örgütlenmelerle oyalanmak zaman öldürmektir. Alevilerin durumu tam da buna denk düşüyor. Alevilerin bugüne kadar siyaset, yaşam, kültür, inanç adına yaptıkları, bireysel psikolojik ego tatmininden öte bir anlam ifade etmiyor.

Türkiye’de sürekli iç ve dışta ekonomik, siyasal, kültürel çatışmalar ara vermeden devam ettiğine göre, bu devletin bilimdışı duyguya dayanan din ve ırkçı düşüncesinden kaynaklandığını herkes biliyor. Alevilerin büyük çoğunluğu da benzer şekilde yalnızca duygu yüklü, eski kalıplaşmış ifadelere dayanıp, kırk paçaya bölünmüş örgütlenmeyi sürdürmeleri, siyaset bilimi ve felsefeden çok uzak olduklarını gösteriyor. Bu yüzdendir ki sol ve Aleviler gelişen gündemlere cevap olamıyorlar. Solu bir kenara bırakıp, Alevilerin neden gelişen gündemlere cevap olamadıklarını ve nasıl cevap olabileceklerini, iki ayrı başlık altında daha net ifade edebiliriz.

a) Alevilerin Gündem Gerisine Düşmelerinin Nedenleri:

1-Aleviler öncelikle inanç ya da düşünce yapılarının, temel felsefelerden metafizik mi materyalist mi, ya da başka bir şey olup olmadığını önemsemeyip, genel geçer doğacı ifadelerle sonuca varacaklarına inanmaları.
2-Özellikle Orta Çağ’dan itibaren her toplum din, siyasi, askeri ve ekonomiye dayanarak resmiyet kazanmıştır. Aleviler geçici direnişlerin dışında kalıcı siyasal, askeri ve ekonomik bir resmiyetleri (Statü) olmadığı gibi, aynı mantığı devam ettirmeleri.
3-Aleviler, İslamiyet’in bölgede egemen olduğu tarihten itibaren, somut pozitif siyasal, askeri, ekonomik ya da net inançsal örgütlenme yerine, soyut hümanist ve doğacılığa adeta tapınarak siyaset yapmaktan kendilerini kurtaramamaları.
4-Aleviler çevre baskısı ve düşünsel yapılarındaki aşırı duygu yüklü ütopik kültürel örgütlenmeyle, sorunlarına cevap olacağında ısrarcı olmaları.
5-İran ve 12 İmam Şiiliğine dayanan Aleviciliğin, öz kültürel değerlerden neleri alıp götürdüğünün bilimsel metotla sorgulanmaması.
6-Aleviler Hünkâr Bektaşı Veli’nin düşüncesinden tamamen uzak, Şii-Sünni İslam ve Hıristiyanlık karışımı Bektaşilikle, nasıl kimliksizleştiklerinin bilincinde olmamaları.
7-Cumhuriyetin sahte laikliği gibi ilkesiz yapılara paralel siyaset, inanç örgütlenmesine düşünülenden daha fazla umut bağlayıp, apolitikleştiklerinin farkında olmamaları.
8-Çoğu Alevi Dernek, Cem Evleri ve sosyalist Aleviler, direkt ya da dolaylı Türkiye ya da Avrupa desteğine dayanarak yaşadıkları halde, bunu ciddi bir sorgulamaya tabi tutmamaları. Diğer taraftan kendi siyasal, ekonomik, askeri gücünü oluşturup, egemenlerle belirli çerçevelerde görüşüp statü elde etmeyi işbirlikçilik olarak değerlendirilirken, reel siyasi politikadan kaçmak Alevilere hep kaybettirmiştir.

b) Gelişen Gündemlere Cevap Olma İlkeleri:

1-Kültürel, siyasal, inançsal ve ekonomik vb. sorunların çözümü, bilimsel siyasi teoriyle birlikte askeri, ekonomik ve gerçek bir parti çatısı altında toplanarak hareket etmek.
2-Öz savunmaya dayalı bir yapı mümkün değilse, bunu karşılayacak kardeş yapılar içerisinde yer alınarak alternatif oluşturmak.
3-Düzenli ekonomik kaynakların güvenilir tek bir merkezde toplanması.
3-Çağın dilini yakalayan ya siyasi partiye sahip olmak veya kardeş siyasi partilerle mutabakat yapmak.
4-Yüzlerce sayıyı oluşturan niteliksiz Alevi kanal ve yayınlar yerine, birleşilerek birkaç tane olacak şekilde ulusal, daha nitelikli yayın yapan televizyon vb. iletişim ağına sahip olmak.
5-Hepsinden önceliklisi ise, tüm Alevi kurumları Alevi Akademisi veya Enstitü’nün kurulmasını, birinci politik amaç görmelidirler.

İkinci bölümdeki maddelere birkaç başlık daha eklemekle birlikte, ifade edilenlerin dışında Aleviler hareket ettikleri sürece, gündemi yakalayıp söz sahibi olmaları mümkün değildir. Tarihte görüldüğü gibi sürekli birilerinin yönlendirme ve yardımıyla, aşağılık komplesiyle mağduriyet edebiyatı yapmaktan kurtulmanın mümkün olmayacağı bilinmelidir.

Cemal Zöngür

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Sohbeti Başlat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?