ÖRGÜTLENMEYE YENİDEN BAKIŞ 1

ÖRGÜTLENMEYE YENİDEN BAKIŞ

**Pir Sultan’ım ırak yoldan gelirsin

Gevherin kıymetin nasıl bulursun

Eksikliğim çoktur sen de bilirsin

Eksiklikle kabul eyle gel beni**

 

‘’GÖNÜL YAPMAKTIR İŞİMİZ. GÖNÜLDEN DÜŞENİN ÇARESİ YOKTUR. YOLDUR SÜRDÜĞÜMÜZ, PİR ETEĞİDİR TUTTUĞUMUZ’’

Aleviliğin, Cümle varlığı hak bilen ve bütün varlıklarla birlikte insanı yaşamın merkezine alıp, tüm varlığa karşı sevgiyi öne çıkarması, ayrımsız, eşit, paylaşımcı felsefesi egemenlerin her daim korkulu rüyası olmuştur. Kendine özgü Hak anlayışı ile aynı cevherden olduğunu bildiği bütün varlıklara yaklaştığı gibi “Yetmiş iki milletten” oluşan diğer insan topluluklarına da eşit ve değerlerine saygılı davranır. Hiç bir kişiyi, aileyi, kabileyi, soyu, milleti, dini, mezhebi, tarikatı, hiç bir sınıf ve zümreyi ayrıcalıklı kılmaz. ‘’El ele, el Hakka’’ düsturuyla Mürşit, Pir, Rehber, Talip ikrarlarıyla var olmuş bir yapıdır. Erkanlarında, Hak meydanında Rızalık esas alınır. ‘’Gönül kalsın, Yol kalmasın.’’ ilkesiyle herkes Yol’un Talibidir. Aleviler, ekonomik ve sosyal dayanışmayı müsahiplik ve rızalık üzerine kurup müşgüllerin çözüldüğü, eşit hukukun ve özünü dara tutmanın geçerli olduğu dar mekanizmasıyla kontrol sağlamayı hedeflemiştir. Müşgüllük sudaki soğumanın artmasına benzer soğukluk arttıkça kabuk bağlar buz keser başkalaşır, Kişi topluma kazandırıldıkça da ısınır buzlar erir tekrar su olur.

Yol’umuz, öğretimiz, erkanlarımız baskıya rağmen Ocaklarda pişen Pirler ve Aşık-ı Sadıkların çabalarıyla bedel ödenerek yürekten yüreğe bugüne kadar geldi. Bu günlere gelirken baskı ve zulüm karşısında bazı örtülere ihtiyaç duyulmuşsa da egemen inanç olan İslami örtünün içinde bile inancını ifade edebilmiştir. ‘’Gönül abdesti, kuran-ı natık, pir sözleri ayettir ,kırklardaki gibi git ümmetine peygamberlik yap,kabem insandır, yüzün vechullah, mihrabımdır kaşlarının arası, telli kuran bunun adı ne ayet dinler ne kadı,‘’demeyi bilmiştir. Yaşadığımız dijital çağda artık örtüleri atmanın GERÇEĞE HÜ demenin zamanıdır. Nakil değil aklın inancıyız. Müsahiplikle toplumsallığı ve dayanışmayı biz olmayı anlatır, dağ keçisini, ağacı, dağı taşı, akarsuyu ziyaret kabul etmiş, doğayla barışık yaşam sürmüştür. Devriyeyle yaşamın devri daim içinde Hızır Çarkıyla sürdüğünü ‘ölür ise ten ölür canlar ölesi değil’ düşüncesi ile ifade etmiştir. Duvara değil, Didara diye yol göstermiştir.

Alevilik, Hızır inancıyla umutları yürekte çerağa dönüştürmüştür.

Hızır, Hanelere bereket, sevdalılara umut, gönüllere konuktur. Dar günün dostudur.

İlkeli birlikteliklere ihtiyaç her zamankinden daha fazladır. Birliğimizi bilincimizi diri tutmak zorundayız.

Toplumsal hafıza kaybı söz konusudur. Dağılmaya yüz tutmuş Ocak ilişkilerinin yükünü omuzlayan Alevi kurumları; ilkeleri olan ikrarlı, rızalıklı yaşam alanlarına dönüşmelidir. Mazlumun yanında zalime karşı düsturuyla Cemevleri ve Alevi Kültür Merkezleri canlara yaşam alanları, sıcak bir yuva ve okul olmalıdır. Yüzyılların biriktirdiği sorunların tek tek kişilerin veya kurumların kendi başına çözmesini bekleyemeyiz. Biçimsel yaklaşımlardan uzak durulmalıdır.

Türkiye demokrasi güçleri ve Alevi hareketi ne yazık ki bu gerici dalgayı göğüsleyememiştir. 4+4+4’ten 4 gün okul 1 gün camiye, değerler eğitimi ile çocuklarımız ve gelecekleri hedeftedir.   Kırklardaki gibi eşitlik, Müsahiplik’teki gibi kardeşlik, Rıza şehrindeki gibi özgürlük ve rızalığa dayalı bir kurumsal yapıyı isteyip onun için çaba sarf etmeliyiz. Artık dernekleşmeyi aşıp kurumsallaşmak için güçlerimizi yan yana getirmeliyiz. Ülkemizde Yaklaşık 3500 Alevi Bektaşi Derneği ve Cemevi varken yaklaşık %10’a yakını A.B.F. içinde örgütlüdür. Örgütsüz Cemevlerinin yeni oluşturulacak örgütlenme modeli ile örgütlü hale getirilmesine çaba harcanmalıdır.

Kadınların inancımızdaki yeri yok olmakla yüz yüzedir. Gerici düşünce baskılanmalarıyla yüz yüzedir(gerek temsiliyet ve hizmetlerde, gerekse uygulamalarda haremlik-selamlık, Cemlerde başörtüsü takma zorunluğu…). Kadınlar ve Gençler için pozitif ayrımcılıkla eşitliğe doğru giden süreç yaratılmalı. Gençler ve çocukların geleceği için çaba gösterip geçmişi geleceğe taşımak için eğitime önem vermeli. Toplumsal paylaşıma açık dijital kütüphaneler kurmayı, yazılı ve görsel yayın yapmayı, çocuklar için çizgi film ve kitaplar hazırlamayı hedeflemeliyiz. Gençlerin temsilde yer alması ve geleceğin kadroları olması hedeflenmeli. Pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır. Kendi kadromuzu inanç erlerini inanç değerlerinin verildiği bir Dergaha dönüştüreceğimiz akademiyi kurmalıyız. Asimilasyonun diğer bir yanı Alevi duruşuyla yazılmamış kaynaklardan beslenerek hizmet yapılması. Bilinçsiz bir kuşak geleceği öremez. Asimilasyon ve entegrasyondan kurtulamaz.

Efe Engin

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?