Yoksulun çocuğu eğitimden uzak | Telafi edilemez kayıplar yaşanmasın diye önlem şart!

Yoksulun çocuğu eğitimden uzak | Telafi edilemez kayıplar yaşanmasın diye önlem şart!
Ankara, İstanbul, Kocaeli ve Denizli’den uzaktan eğitim deneyimlerini paylaşan veliler internetin, bilgisayarın olmadığı, çocuklara babaannelerin baktığı bir süreçte bu kısıtlı imkanlara çare arıyor.

Kovid-19 salgınıyla birlikte eğitim alanında yaşanan karmaşa, eşitsizliği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. Türkiye’de televizyon yayını, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) içerikleri ve çeşitli uygulamalarla ‘uzaktan eğitim’ öğrencilerin eğitim araçlarına erişim konusunda neredeyse hiçbir hazırlık yapılmadan başlayınca, pek çok yoksul çocuk zaten kısıtlı olan eğitim imkanlarından iyice uzaklaştırılmış oldu. Özel okullarla devlet okulları arasındaki fark iyice belirginleşirken, deneyimler özellikle yoksul kız çocuklarının eğitim olanaklarının tümüyle ellerinden alınma riskinin arttığını da ortaya seriyor.

“Veli” deyince akla ilk önce kadınlar geliyor. Yoksul kadınlar çocuklarının kaygısını giderek artan biçimde yaşarken, imkanlarını zorlayarak çare arayışına girmiş durumda. Ama imkanlar o kadar kısıtlı ki “çare” arayışı yeni dertler yaratıyor. Eğitim emekçileri ve uzmanlar gidişattan endişeli. Uzmanlar eğitimde eşitsizliğin sonuçlarının telafi edilemez boyutlara varmasından, gelecek kuşaklar arasında onulmaz farklar yaratmasından kaygılı.

ÇOCUĞUNU AKRABAYA GÖNDERENLER, KOMŞUDAN İNTERNET İSTEYENLER…
Saliha (Ankara): 4. sınıfa giden çocuğum için çevredeki herkesten yardım istedik, telefondan derslere katılsın bari dedik, katılamadık. 550 lira maaşım var, tablet de alamıyoruz. Çocuğumu dayısına gönderdim ki canlı derslere girebilsin. Bu yüzden eşimle kavga ettik.

Huse İbrahi (Ankara): Irak’tan geleli 4 sene oldu. 6 kızımın 4’ü okula gidiyor. Bir tek eşim çalışıyor. Tablet ve bilgisayar almaya paramız yetmiyor, karnımızı anca doyuruyoruz. Canlı dersler başlayınca çocuklar heyecanlandı ama telefondan canlı derslere giremediler. Eve internet de bağlatamadık. EBA TV’yi bile izleyemediler. Çocuklarımıza ücretsiz tablet verilmeli, ücretsiz internet sağlanmalı.

Adalet Ayten (Ankara): Uzaktan eğitimde herkes eşitmiş gibi davranılıyor. Gerçek olan eşit olmadığımız. 3 çocuk annesiyim, eşimden kalan emekli maaşı ile geçiniyorum. En büyük oğlum üniversite sınavına hazırlanıyor, biri lisede, diğeri ilkokulda. Hadi interneti komşulardan aldık. Çocuğuma tablet alamıyorum, tek bilgisayarımız vardı o da bozuldu.

Özlem (Kocaeli): Eğitim giderek eşitsiz hale geldi. İnterneti bilgisayarı olmayan çocukları okula çağırıyorlar, bu çocuklar okula gidince korona onlara bulaşmıyor mu? Bu demektir ki yoksulun çocuğu ölebilir, o yaşamasa da olur.

Esra (Kocaeli): Öğretmenimizin çocuklara ders verebilecek altyapısı yok, bilgisayarı yok interneti yok. Çaresiz kalıp bizden bilgisayar talep etti. Eğer çok yönlü bir anlatım isteniyorsa bir bilgisayar alınmasını söyledi. Bilgisayarı alacak olan biz değiliz, devletin onlara destek olması lazım, bizi de zor durumda bırakıyorlar.

Pınar Keklik (Denizli): Ev hanımıyım. Büyük kızım 4. sınıfa başladı, küçük kızım ise 1. sınıfa başlayacak. Biz göndermeme kararı aldık pandemi dolayısıyla. Büyük kızım EBA’dan canlı derslere girmeye çalışıyor. Sistemde aksamalar çok fazla, dersler çok verimli değil. Online dersler 40 dakika ama 20 dakikası bazen bağlanabilmekle geçiyor. Devletin vermiş olduğu kitapları yetersiz görüp kaynak kitap aldırıyorlar bir de. Kaygılarımız çok.

ÇALIŞAN KADINLAR: ÇOCUKLAR PERİŞAN, BİZ TEDİRGİNİZ
Evinde EBA TV izleyen bir çocuk.

Sevim /Tekstil işçisi (İstanbul): Çocuğum liseye gidiyor. İnternetten ders görüyor, o da çok zor oluyor. İşyerinde birlikte çalıştığımız arkadaşlarım çocuklarının hiçbir şekilde eğitim alamadıklarını söylüyor. Aynı katta birlikte çalıştığımız Ayşe’nin iki çocuğu var, biri ilkokula biri ortaokula gidiyor. “Ne olacak bu çocuklarımızın hali? Ben çalışmak zorundayım. Tek maaşla yetmiyor. Çocuklar perişan oluyor. Evde internet, bilgisayar var ama çocuklar başında bir yetişkin olmayınca ders de çalışmıyor. Bu dönem çocukların eli kitaba derse gitmiyor” diyor. Mahalledeki Suriyeli komşum Sinem’in dört çocuğu var, ikisi okula gidiyor evlerinde ne televizyon ne internet var. O çocuklar hiçbir şekilde eğitim alamıyor. En azından bilgisayarı, interneti olmayan çocuklara koşullar sağlanmalı.

Fatma/Tekstil işçisi (Denizli): Bir kızım, bir oğlum var. Biri anasınıfı öğrencisi olduğu için online ders görmüyor. Uzaktan eğitim gören çocuğum için tedirgin oluyorum çünkü aldığı eğitim yeterli değil. Alışkın olmadıkları bir sisteme iyi adapte olmalarına rağmen gerekli eğitimi alamıyorlar. Çocuğum “Anne, bazen ders beş dakika sürüyor, hiçbir şey anlamıyorum” diyor. EBA’dan aldığı eğitim yetmiyor. Bu sistemin acilen değiştirilmesi lazım.

HURDADAN TV, ÇADIRDA YAŞAM, İŞÇİLEŞEN ÇOCUKLAR!
Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo: İstanbul’da Sultanbeyli, Esenyurt, Beyoğlu, Şişli, Arnavutköy, Çekmeköy, Ataşehir, Kâğıthane, Avcılar gibi ilçelerden çok sayıda telefon alıyoruz. Normalleşme süreci öncesi sosyal güvencesi olmayan; hurdacı gibi sokakta çalışan, işinden olanların çocuklarının evde kalma döneminde uzaktan eğitime erişemediğini gördük. Gıdaya bile zor ulaşan aileler oldu. Faturalarını bile ödeyemeyen ailelerin çocukları uzaktan eğitimden nasıl yararlansın! Bir anne evde tüplü bir televizyon olduğunu, onu da hurdadan bulduğunu ama EBA TV’nin çekmediğini söylüyordu. İnternet alt yapısı olmayan yerler var, alt yapısı olup interneti, tableti, bilgisayarı, televizyonu olmayanlar var. Bu çocukların çoğu eğitimden uzak kaldılar. Bunu eğitimciler, öğretmenler de biliyor.

Bilgisayar başında uzaktan eğitime katılmaya çalışan bir çocuk animasyonu.

Görsel: Pixabay

Pandemi kimsenin beklemediği, hazırlıksız bir süreçti denilebilir belki ama ‘normalleşme’ sürecinde de eğitime erişilemedi. Okulların açılmasıyla yine aynı sorun gündeme geldi. Yine aynı çocuklar EBA’ya ulaşamıyor. Evinde televizyon olmayan bir kadın aradı bugün. Hurdacıdan 50 liraya televizyon almış ama 10 lirasını ödeyebilmiş sadece, hurdacı da gelip televizyonu geri almış. Başka bir çocuk aradı, ailesiyle beraber çadırda yaşıyor, 10 yaşında. Kendisine bir tablet istedi. Benzer bir sürü öğrenci var bir şekilde eğitime erişmek ve okulunu bitirmek için yollar arıyor. Çocuklar bu sene okula devam edemezlerse önümüzdeki sene devam edebilmelerinin imkanı yok. Çünkü açlık, yoksulluk içinde yaşıyorlar, düzenli bir gelirleri yok. Öğretmenleri üniforma al dediğinde alamadığı için okula çocuğunu gönderemeyen aileler varken şimdi daha kötü durumdalar. Milyonlarca çocuğun okuldan olması, bir süre sonra bu çocukların işçi olacağı anlamına geliyor. Bu sorunları annenin, babanın, çocuğun düşünmemesi gerekiyor; ihtiyaçları devletin, yerel yönetimin ücretsiz olarak sağlaması gerekiyor.

BİR SINIFTAN İZLENİMLER: “ÇOCUKLAR NEDEN DERSE KATILAMIYOR?” SORUSUNUN CEVABI EŞİTSİZLİK
Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Sultan Saygılı: Oldukça eşitsiz bir ortamda başladık uzaktan eğitime. Yüz yüze eğitim için ise okullarda hiçbir hazırlık ve plan yok. Öğrencilerimizin interneti, bilgisayarı olmayanların yanında; cepten bağlananlar, mikrofonu olmadığı için sessizce dinleyenler de var. “Öğretmenim çocukların canlı dersi varmış fakat ben hastanede çalışıyorum, çocuklar bu nedenle tedbir amaçlı babaannelerinde kalıyor. Henüz internet bağlanmadı, benim cep telefonumdan giriyorlardı ama bir süre daha derse katılamayacaklar” diye kaygılı bir sesle beni arayan velilerim, aile içi şiddet sonrası çocukları ile kapı önüne bırakılmış, kendisi başka bir şehirde çocukları başka yerde dersi takip edemeyen velilerim var. Veliler de öğrenciler de öğretmenler de böylesi bir çaresizlik içinde kaldı.

65 olması gerekirken 37 katılımla ders yaptığımız bir gün “EBA canlı derse katılamayan öğrenciler, katılamama gerekçelerini özelden bildirsin” diye mesaj atarak diğer dersin hazırlığına başladım. Bana EBA canlı derse katılmama gerekçelerinde interneti, bilgisayarı olmadığını söyleyen, dershane ile çakıştığını, yetişemediğini söyleyen ve hiç dönmeyen öğrencilerimin yanında 2 velim gözyaşları içinde kovid-19 pozitif olduklarını paylaştılar. İlki 40 derece ateş içinde küçük çocuğuyla ilgilendiğini ve dersle ilgilenecek durumu olmadığı söylerken; diğeri, hastanenin yer yok diye eve gönderdiğini, 1 haftadır ağrılar ve ateş içinde kıvrandığını, çocukları babaannelerine gönderdiğini, onlarla telefondan haberleştiğini, söyleyerek “Dersi takip edecek durumda değiller” diye durumunu anlattı.

Masada ders çalışan erkek çocuğu

Uzaktan eğitim eşitsizliği daha da derinleştirdi. Bir tarafta derslere hiç katılamayan, pandemi koşullarında ayakta durmaya çalışan, yoksullukla mücadele eden öğrencilerimiz, diğer tarafta ise dershane, uzaktan eğitim imkanlarını birlikte kullanan öğrencilerimiz var. Özel okullarla devlet okulları arasında uçurum boyutundaki eşitsizlik devlet okullarındaki öğrenciler arasında da bariz ortada.

“DEVLETİN YAPMASI GEREKEN BÜTÜN İŞLERİ BİZE YIKIYORLAR”
Ankara’dan eğitimci bir kadın: “Uzaktan eğitim, yüz yüze eğitim, EBA TV, okullar açılacak mı açılmayacak mı, internetten ders nasıl yapılacak?” derken iki haftadır uzaktan eğitim canlı dersler başladı. Yüz yüze eğitim alırken bile okullarda birçok sıkıntı yaşanıyordu. Kalabalık sınıflar, temizlik sorunu, okul aidatları, kaynak kitaplar, okulların teknik donanım sorunları vs. okulların tüm ihtiyaçları okul aile birlikleri aracılığı ile velilerden sağlanıyordu.

Yüz yüze eğitimin başlayacağı bugünlerde okullarda yeterli temizlik elemanı yok. Maske, dezenfektan malzeme paraları bile velilerin cebinden çıkıyor. Eğitimde de sağlıkta da devletin yapması gereken bütün işleri bireysel olarak bize yıkıyorlar.

Biz bu faturaları da misliyle ödüyoruz. Okullarda uygun şartlar sağlansın, planlamalar yapılsın yüz yüze eğitime geçilsin! Uzaktan eğitim araçları tablet bütün öğrenciler dağıtılsın.

Öğrencisi olan her eve ücretsiz internet sağlansın. EBA TV’de dersler çocukların öğrenebileceği şekilde yapılsın. Eğitim ve sağlık ücretsiz, eşit ve ulaşılabilir olsun!

TABLONUN GÖRMEZDEN GELİNENİ:
Kız çocukları nasıl etkilenecek?

Altınbaş Üniversitesinden Doç. Dr. Berna Ekal: Henüz elimizde net bir bilgi olmasa da var olan eşitsizliklerden yola çıkarak geleceğe ilişkin öngörüde bulunabiliriz. Örneğin MEB verilerinde özellikle zorunlu eğitim dönemi dışında kalan okul öncesi ve ortaöğretim dönemlerinde, kız çocuklarının okullulaşma oranlarının erkek çocuklara kıyasla daha az olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla pandemi ve uzaktan eğitim sürecinin beklenen negatif sonuçlarından biri olan hem motivasyon eksikliğine hem de ebeveynlerin iş kaybından kaynaklı maddi zorluklara bağlı devamsızlık ve okul bırakma gibi sorunlar, özellikle ortaöğretimde kız çocuklarının okullulaşma oranlarını etkileme riski barındırıyor.

Pandemi sürecinde derinleşen eşitsizliklerin kapanması için her şeyden önce meslek örgütlerinin, velilerin ve öğrencilerin ihtiyaçlarının ve taleplerinin katılımcı bir süreçle ele alınması ve çözümün böyle üretilmesi en doğru yol. Online eğitimde bilgiye erişim güçlüklerinin yanı sıra, eğitim sürecinde bulunmanın getirdiği sosyalleşme imkanlarının kaybı da ele alınması gereken en önemli konulardan biri. Yanı sıra, öğrencilerin eğitim hayatı dışına çıkmamaları için önlemlerin alınması gerekli. Bu önlemler arasında ‘pandemi ve/veya pandemi sonrası burslar’ da dahil olmak üzere çeşitli sosyal politikalar üretilebilir.

Haber
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?