Tek parti iktidarına propaganda tahkimatı

“Türkiye’ye karşı yürütülen psikolojik harekât, propaganda ve algı operasyonlarına karşı faaliyet” yürüteceği iddiasıyla kurulan “Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı” tepki topluyor
İletişim Başkanlığı binası

Şerif KARATAŞ
İstanbul

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde “Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı” kuruldu. Başkanlığın “psikolojik harekat, propaganda ve algı operasyonu” kapsamında, karşı faaliyet yürüteceği belirtildi. Habere siyasi parti temsilcilerinden tepkiler gecikmedi. Evrensel’e konuşan parti temsilcileri ve hukukçular, kurulan daireyi tek adam rejimini tahkim eden yeni bir adım olarak değerlendirdi.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Akademisyen Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek, bahsi geçen kurumun beyan ettiği misyonun oldukça sorunlu olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Öncelikli olarak ‘Türkiye’ye karşı’ ifadesi bir belirsizlik taşıyor zira AKP hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti devleti arasındaki ayrım, AKP yönetici eliti tarafından kabul edilmiyor. Yani AKP’ye yönelik herhangi bir eleştiriyi devlete karşı yapılmış bir eleştiri olarak kabul ediyorlar. Dolayısıyla, AKP’nin en küçük ilçe başkanı hakkında yapılan bir haber bile Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yapılmış bir hareket olarak değerlendiriliyor. Bir yolsuzluk haberi, bir usulsüzlük haberi veya bir eleştiri bu kapsamda değerlendirilecektir. Yani, AKP ile devletin bütünleşmiş olması, AKP’nin kendisini devlet kavramının arkasına gizleyerek savunması şeklinde tezahür ediyor. Bu kurum ise bu anlayışı hayata geçirecek bir enstrümandan başka bir şey değil.”

“DEVLETİN Mİ AKP’NİN Mİ KURUMU?”
Siyaset Bilimci Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek

Doç. Dr. Burak Bilgehan Özpek | Fotoğraf: MA

Medya dünyası veya fikir hayatında, yanlış algılarla mücadele etme yönteminin devletin sahaya inmesinde değil, bütün görüşlere, alternatif seslere yer vermek olduğunu söyleyen Özpek, devamında şunları dile getirdi: “Devletin inisiyatif alması ile birlikte, ‘Algı operasyonlarıyla mücadele etme’ kavramı belirli bir algıyı empoze etme durumuna evrilecektir. Son olarak, algı operasyonlarından sadece Cumhurbaşkanlığı veya AKP hükümeti rahatsız olduğu varsayımı oldukça sorunludur. Zira, muhalefet partilerinin üzerinde de benzer algılar oluşturulmak istenebilir. Sadece hükümetin kendini savunduğu, ancak muhalefetin savunmasız kaldığı bir durum ortaya çıkacaktır. Yani, bu yeni kuruma göre, muhalefet algı operasyonlarının hedefi olabilir ancak hükümet olamaz. Diğer bir ifadeyle, bu kurum devletin bir kurumundan ziyade, AKP’nin devlet kaynaklarıyla finanse ettiği bir kurumu andırmaktadır.”

CHP: TEK ADAMA ÇALIŞACAK BİR DAİRE

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, kurulan Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığıyla ilgili Evrensel’e şu değerlendirmede bulundu: “Varlık sebepleri kriz olan tek adam rejiminin saray menşeli sözde bürokratları, devletin menfaatleri doğrultusunda mı çalışacak, tek adamın meşruiyetini sağlayacak, tek adama çalışacak bir dairenin güdümlü elemanları mı olacak? Devleti yönetemeyen kadrolar elde ettikleri güçle zehirlenme yaşarken, bugüne kadar kamunun tüm kaynaklarını sömürmekten, toplumun tüm damarlarını tıkamaktan başka bir icraatları oldu mu? İletişim stratejisini, algı yönetimiyle sınırlı görerek kendi medyasını yaratmaya, sarayda ikincil kurumsallaşma adımlarını art arda atmaya başlayan AKP Genel Başkanı, sadece kendi halkını değil tüm dünyayı “kendine karşı” düşman görerek yeni mağduriyetler yaratma gayesiyle halkın haber alma, gerçeğe erişme hakkını gasbedecek bir adım daha atmış demektir. Türkiye’nin manipülasyon üstatlarına, PR elemanlarına değil kamusal hizmet verecek liyakat sahibi, devlet adabı ve edebi bilen nitelikli kadrolara, kurumlara ihtiyacı vardır.”

EMEP: KARA DÜZENİ AYAKTA TUTMAK İÇİN YENİ BİR ORGANİZASYON

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ise Evrensel’e şu değerlendirmede bulundu: “Tek adam yönetiminin saraya bağlı kurullarla çalıştığını ve toplumun rejime biat ettirilmesinde bu kurulların etkin şekilde çalıştırıldığını biliyoruz. İletişim Başkanlığının tek parti iktidarının propaganda bakanlığı gibi çalıştığı; ülke yönetimine ve gerçekliklerine dair her şeyin ters yüz edilip iktidarın plan ve hedefleri doğrultusunda maniple edilerek topluma geri dönüşü ile görevli bir kurum olduğu yaşanan pratiklerden bilinmektedir. Son süreçte hem iç politikada ama özellikle dış politikadaki açmazların ve yaşanan yönetimsel krizlerin bir başarı hikayesine dönüştürülmesi ya da iktidarın yaşadığı yalnızlıkların dış güçlerin bir oyunu, dezenformasyonu gibi sunulmasının da bu saray eklentisinin asli işlerinden olduğu görülmektedir. Dolayısıyla böyle afili görev tanımlarının bir yüzü iktidarın içinde bulunduğu kriz halini yansıtmaksa diğer yüzü yalan rejiminin kara düzenini ayakta tutmaktır. Bunun yeni bir organizasyonu olduğunu bilerek halkın gerçekleri görmesi, duyması için devrimci bir seferberlik içinde olmamız gerekiyor. Sonuç olarak ortada bir dezenformasyon, manipülasyon gibi olgular varsa bunun tek kaynağı Saray rejimidir. Bu türden oluşturulan başkanlıklar da bu yalan üretiminin merkezi olacaktır.”

HDP: PROPAGANDA BAŞKANLIĞINA RESMİYET KAZANDIRILDI
HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki

HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki | Fotoğraf: MA

Evrensel’e konuşan HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, AKP’nin 2012’den itibaren teşkilat yasasını değiştirerek, kanun hükmünde kararnamelerle bütün yetkileri Bakanlar Kuruluna devrettiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle kanun hükmünde kararnamelerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dönüştürüldüğünü belirten Tiryaki, Meclisten Bakanlar Kuruluna devredilen yetkinin tek kişiye, Cumhurbaşkanına devredildiğini söyledi. Tiryaki, “Cumhurbaşkanı istediği bakanlığının teşkilat yapısını, istediği kamu kurumunun teşkilat yapısını tek başına belirleyebilecek ve nitekim belirliyor” dedi. İletişim Başkanlığının kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi dışında her görevi yerine getirdiğine değine Tiryaki, “Adeta Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels’in ‘büyük yalan’ stratejisi yürütülüyor. Bakmayın adının İletişim Başkanlığı olduğuna. Ortada bir iletişim yok, bilgilendirme bile yok, yalnızca programda var” diye konuştu.

“ÇÖKÜŞ ÖNLENEMİYOR, HAVUZ MEDYA YETMİYOR”
Sol Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen ise medyadaki tekelleşmeye dikkat çekerek, “TV’ler onların sözlerini tekrarlıyor, gazeteler ne söylüyorsa onu manşet atıyor. Resmi ve gayriresmi manipülasyon merkezleri var ve sayısız trolleri… Demek ki bütün bunlar da yetmiyor olacak ki ‘Stratejik İletişim ve Kriz Yönetme Daire Başkanlığı’ kuruyorlar. Çünkü öyle bir çöküş var ki bunun üzerini örtmek hiç kolay değil” ifadelerini kullandı. İşleyen, devamında şu değerlendirmede bulundu: “TÜİK ile ekonomi rakamları maniple edilse de herkes çarşıya pazara gidiyor. Sağlık Bakanı, pozitif çıkan hasta evine ambulansla bırakılıyor dediğinde, bunu yaşamış birisi çıkıp ambulansa ne kadar para ödemek zorunda kaldığını söylüyor. Oruç Reis seferde, Oruç Reis evde oyunu da bir yere kadar tutuyor. Şimdi daha büyük yalanlar söyleyebilmek için daha büyük propaganda makineleri oluşturuyorlar. Gerçeklerin hızla dolaşıma gireceği alternatif -kontrol altına alınması neredeyse imkansız- mecraların var olduğu bir zamanda bu tip bir propaganda yönteminin de bir sınırı var. Fahrettin Altun’un sınırlı kapasitesini de buna ekleyince bu yalan makinesi de boyası dökülmüş iktidarı parlatmaya yetmez. Ama bir başka yönden düşünürsek böyle bir merkez, AKP’nin iç savaşlarını yönetmek için de pekala kurulmuş olabilir, ona da çok ihtiyaçları var.”

TİB’İN AKP VERSİYONU KURULUYOR
Avukat Kamil Tekin Sürek

Evrensel Yazarı ve Hukukçu Kamil Tekin Sürek adı geçen daire başkanlığı için şunları belirtti: “Kurulan organizasyon eskiden kontrgerillanın içinde bir bölümdü. İsmi de TİB (Toplumsal İletişim Başkanlığı) idi. Andıçları hazırlar, gazete ve televizyonlara elemanlarını yerleştirir, propaganda faaliyeti organize ederdi. AKP iktidarı eskiden TİB ile yapılan işi havuz medyası ile yapıyordu. Şimdi bu işi daha organize yapmaya çalışıyorlar: Resmi bir kurum olacak, bir merkezden propaganda yönlendirilecek. Bir nevi propaganda bakanlığı kuruyorlar. Gobbels’in propaganda bakanlığı gibi bir şey. Havuz medyasının zaman zaman birbirleri ile de kavga eden 3-5 yayın müdürü yerine şimdi 1500 personeli olan ve İletişim Başkanlığı geçecek ve onun gökdeleninde çalışanlar örgüt propaganda işini yönetecek. Havuz medyası son zamanlarda etkisini kaybetti. Şimdi profesyonel elemanların yönettiği bir propaganda aygıtı oluşturuyorlar. Belki kısa süreli başarılar elde edebilirler ama yalan ilelebet hâkim kılınamaz. Gerçekler her zaman eninde sonunda yalanı yener.”

KARAR RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI
Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığının kuruluşuna ilişkin karar önceki gün Resmi Gazete’de yayımlandı. 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapan kararnameye göre, “Türkiye’ye karşı yürütülen psikolojik harekat, propaganda ve algı operasyonu faaliyetlerini belirleyerek her türlü manipülasyon ve dezenformasyona karşı faaliyet, “Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Dairesi Başkanlığı görevleri arasında sayıldı. Başkanlık ayrıca, kriz, afet, olağanüstü hal dönemleri ile yakın savaş tehdidi, seferberlik ve savaş halinde devletin belirlediği hedeflere ulaşmak için stratejik iletişim ve kriz yönetimi faaliyetlerinde de bulunacak.

2005’TE PSİKOLOJİK HAREKETE SON VERİLMİŞTİ
AKP, 2005 yılında Avrupa Birliği uyum sürecinde Kopenhag Kriterleri doğrultusunda yaptığı yasal değişiklikle MGK Genel Sekreterliğinin yapısını değiştirdi. Toplumsal İlişkiler Başkanlığı (TİB) tarafından sürdürülen ve genellikle yurt içi ve dışındaki dernek veya çeşitli kişilerin desteklenmesi yoluyla yapılan psikolojik harekat faaliyetleri, yapılan yasal düzenlemeyle sona erdi. Dönemin Yeni Şafak gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu’na konuşan MGK Genel Sekreteri Yiğit Alpogan, “Yasa ile bu görev bizden alınır alınmaz harekete geçtik. Adına ‘psikolojik harekat planı’ denilen bu tür psikolojik harekat faaliyetlerini bitirdik. Operasyonlara son verilince, 3 milyon dolardan az olmayan bir kaynak da bize döndü. Biz de bu parayı, madem artık çalışma yapmayacağız diyerek Başbakanlığa iade ettik” ifadelerini kullanmıştı.

Haber
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?