ALEVİ KIZILBAŞLAR DA YÜRÜRSÜN YOL ARDINDAN GELİR

ALEVİ KIZILBAŞLAR DA YÜRÜRSÜN YOL ARDINDAN GELİR

Aleviliğin kültürel ,inançsal kimliğinin özcü dar ve kapalı söylemlerle önünün kesilmesi kurumlarımızı ,cemevlerimizi işlevsizleştirmiş hedefleri ,projeleri inançsal üretimleri uygulanması sekteye uğramıştır.

İnançsal ve kültürel kimliğimizi kavramamızın en az iki yolu ve seçimi vardır.Biri özcü dar kapalı diğeri tarihsel kapsayıcı ve açıktır.Özcü olan yola zarar veren geleneksel bilginin dışında içine hiçbir şey almayan ,katmayan güncellenmeyen bir yapıya sahiptir.İkincisin de ise kültürel ve inançsal kimlik de üretilen sürekli üretim içinde olan ve kültürlerin ve inancın geldiği beslendiği düşün kaynakları tarihleri ,kişilikleri vardır.

Alevilikte mürşidlerin söyledikleri güzel söz vardır.Önce yürürsün yol ardından oluşur.Yani yürümek yoldan öncedir.Yolumuz bize gökten inmedi onu yapan insan ve paydaşları, yoldaşları olan bir yapıyla beslenerek ,kendini zamana tarihe göre güncelleyerek ,bazen sırlayarak bazende ezoterik motif ve sembolleri nefeslere kodlayarak batıni bir yol çizmiştir.

Aleviliğin temel örgütlenme araçlarının modern hayatta kentsel yaşamda kazanılmış kurumların cemevlerine dönüşerek Aleviliğin farklı bileşenlerinin bir araya geldiği karma ocak taliplerinin cem olduğu dedelerin ortak hareket ettiği söylemlerle yürütülen 12 hizmet en büyük reformlardan birisidir.Geleneksel dede talip ilişkisine takılmadan cem olmaları önemlidir.Çünkü geçmişte başka bir ocağın talibi başka bir ocağın yaptığı ceme girmezdi.Şimdi bu aşılmış kentsel yaşamda inançsal ve kültürel dayanışma ,paylaşım ,öz yönetim sorunlar etrafında örgütlü hareket bu yapının kültürel ve inançsal kimlik etrafında birleşerek inançsal değerlerin eşit yurttaşlık temelinde ki örgütlenmenin bir adı olmuşlardır.

Alevilerin Alevilik kimliği ve inancı üzerinden gerici müdahaleler olduğunu ve bu müdahalelere kapı açan taviz veren ,maşası ,uzantısı olan iç dinamiklerimizi zayıflatan aktörlerimizde vardır.Bunlar başkan .yönetici ,temsilci olarak karşımıza çıksada kullandıkları ikiyüzlü yüzlerinden dolayı devletin şahsında inançlarını alt kimlik yapmaya birisinin arka bahçesi yapmak için uğraş veren bir yapıyı içinde oluşturmuştur.

Aleviliğin kendine özgü ve özgün bir inanç semavi dinlerden ayrı yol olduğunu savunan şahsım da aynı düşüncedeyim.Diğer taraf ise islamın içinde halifelik kavgasından doğmuş ve bu taht kavgasının Ali şahsında ki sürecinden dolayı islamın sapmaları doğmuş şii-caferi ,şia,imamiye ,keysancılık, gulatı şiaların özünü temsil eden Aleviliğin olduğunu savunan bir teolojik bir yapı doğmuştur.

Aleviliğe karşı asimilasyoncu yapının kimliği yukarda saydığımın teolojik uzantılarının Avrupa ve türkiye de ki cemevlerinin içlerine girerek buradaki yandaş ve kimliğini kaybetmiş insanları cemevi yönetimlerine seçtirmeleri ,üye yapmaları ,hac umre ve 12 imamlarını mezarlarının ziyaret edilmeleri ,şii Caferi inanç eğitim çalışmalarını Alevilik çatısı altında vermeleri kurumların tabanını duygusal motifsel kerbela ve 12 imamların alevi olmayan yaşamlarını anlatarak kendilerine dönüştürmeleri son tahlilde devam etmektedir.Örneğini yaşadığımız Almanya ,Avusturya daki alevi kurumlarının islam şemsiyesi altında toplanması cemevlerinin minaresiz camiye mescide çevirmelerini savunan yine kendi içimizde yetişen yüzümüze gülen insanlar olduğunu unutmayalım bunlar en ciddi örnekleridir. Bu yapıya karşı dik duran eğilmeyen büyük baskılara karşı yolu ve inancını saf haliyle savunan yürekli başkan ve yöneticiler vardır.Yol sahipsiz değildir.

Aleviliğe karşı asimilasyoncu kimlik tarifleri ,inancı şii Caferi islam şemsiyesi altında yeniden örgütleme girişimleri bu amaçla hazırlanmış kimi projeler aslında inancı yeniden egemen inanç yönünde dönüşüme uğratma girişimleridir.Bu aklını başkasına kiraya vermiş insanların gerçek yüzlerini deşifre edemeyen bazı kurumlarımız ödül vererek bu insanlara şu mesajı vermektedir.Sizin yaptıklarınız doğru biz sizin yanınızdayız.Sizi bu ödülle onurlandırıyoruz demek istiyorlar.

Öyleyse alevi kızılbaş tüm canların yapması gereken tek şey bu oyuna dahil olanların tüm oyunlarını bozmalı.İkbal ve çıkar peşinde koşanların hak hızır katın da yüzü kara olsun ,çerağı sönsün …

Sosyolog /İbrahim ERGİN

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?