SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen: Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen: Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz
SOL Parti Başkanlar Kurulu üyesi Önder İşleyen, ‘SOL Parti, siyasal İslamcı rejimi yenme mücadelesinin bir parçası olacaktır’ dedi. İşleyen, “Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz” diye konuştu.

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen: Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz

SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin ülkeyi uçuruma süreklediğini belirterek SOL Parti olarak bunu değiştirmek istediklerini söyledi.

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesine ilişkin de konuşan İşleyen şunları söyledi: “Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetin kurucu değerleriyle bir hesaplaşma içinde ve ardından gelen hilafet özlemleriyle buluşarak bunun etrafında kümelenecek kesimlere sesleniyor. Bu konuda muhalefetin sağcılık yarışına girmesi de zaaflarının bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz.”

Cumhuriyet’ten İlayda Kaya’ya konuşan İşleyen, şunları söyledi:

– Pandemi koşullarında kongre süreçlerinizi sürdürüyorsunuz. SOL Parti nasıl ortaya çıktı, neyi hedefliyor?

2019 yılının Aralık ayında yola çıktık. Ağustos başına kadar elliye yakın ilde bu süreç tamamlanmış olacak. 8 Ağustos’ta da merkez organlarımızı seçeceğimiz büyük kongremizi yapacağız. Türkiye ekonomik, sosyal ve siyasal bir kriz içinde. İşsizlik, yoksulluk her gün büyüyen sorunlar ortadayken saldırganlıkla iktidarı elinde tutmaya çalışan bir yönetim anlayışı var. Bu çıkışsızlığı aşacak bir siyaset anlayışına ihtiyaç var. Önümüzdeki dönemde en önemli mesele kuşkusuz ki ülkeyi bir uçuruma sürükleyen, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen bu siyasal düzenin değiştirilmesidir. Türkiye toplumu bunu başaracak büyük devrimci potansiyellere de sahiptir. Bu ihtiyaç, aynı zamanda SOL Parti’nin ortaya çıkış gerekçesini oluşturuyor. Bu düzenden çıkış için mücadelenin, özgürlüklerin ve demokrasinin egemen kılındığı, laikliğin ve aydınlanma değerlerinin üzerinde yükselen kamucu ve emekten yana sol bir anlayış gerekli.

– Yeni sistem, ittifakları zorunlu kılıyor. Siz SOL Parti olarak ittifaklar içinde yer alacak mısınız?

SOL Parti kuşkusuz ülkenin tüm ilericileriyle birlikte bu siyasal İslamcı rejimi yenme mücadelesinin bir parçası olmaya devam edecektir. Seçimlerdeki tutumu da bu anlayış etrafında şekillenecek. Ancak seçim taktiğinin nasıl olacağını şimdiden belirlemek elbette mümkün değil. Bu, o koşullar oluştuğunda partimizin yetkili kurullarınca tartışılarak belirlenecektir.

– Erken seçim bekliyor musunuz?

Ekonomik olarak bir batak var. İktidar bu krizde çözümsüz ve güç kaybetmeye devam ediyor. Bununla birlikte seçim yasasından sosyal medyaya bir dizi düzenleme ile kontrolü elde tutmaya çalışıyor. Böyle bir olağanüstü koşul içinde erken seçim de kuşkusuz ki ihtimal dahilinde görülmeli. Biz kongre süreçlerini tamamlayarak seçim sürecine hazır hale gelmeye çalışıyoruz. Ama daha önemlisi bu rejime karşı seçimler de dahil tüm süreçte etkin bir mücadele yürütmeyi başarabilmek. Bunun yolu da ezilen emekçi toplum kesimleriyle birleşerek tutarlı ve kararlı bir mücadelenin yürütülmesidir. Büyük kongremiz böyle bir mücadele için yol haritamızın da oluşacağı yeni bir mücadele döneminin başlangıcı olacak.

‘HESAPLAŞMA İÇİNDELER’

– Ayasofya resmi olarak ibadete açıldı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bunu?

Gerici akım içinde öteden beri var olan bir azınlığın desteğini kazanmak için atılan bu adım siyasal İslamcı rejimin nereye doğru geri çekildiğini de gösteriyor. Cumhuriyetin kurucu değerleriyle bir hesaplaşma içindeler. Ardından gelen hilafet özlemleriyle buluşarak bunun etrafında kümelenecek kesimlere sesleniyorlar. Bu konuda muhalefetin sağcılık yarışına girmesi de zaaflarının bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Laikliği yeniden kurmayı hedeflemeyen bir sol olamaz.

– Peki, nasıl bir cumhurbaşkanı adayı ortaya konmalı?

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi”nin somut olarak reddiyesi üzerine kurulu bir seçim olması gerekir. Cumhurbaşkanı adayı için de bu geçerli. Bu anlamda kim sorusundan önce nasıl bir siyasal geçiş programının olması gerektiğine yoğunlaşmak gerekir. Şimdi hani biraz sağa yatarsak kazanabilir ya da Erdoğan’ı Erdoğan tipinde bir adayla yenebiliriz türündeki anlayışlar yerine örgütlü toplum yaratmayı temel alan bir devrimci anlayışla mücadele ederek bu tek adam sistemini ortadan kaldıracak bir mücadele ortaya koyacağız.

Haber
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?