ALEVİLİKTE AHİLİK YOLU

Alevi inancından alınıp Araplaştırılmaya, Suniileştirilmeye çalışılan bir gelenek, bir edep ve meslekler silsilesi.

Anadolu Aleviliğini ne kadar Arap emeği vahabi anlayışını (Nakşibendiler) aracılığıyla yüz yılardır değiştirilip içi boşaltılmaya çalışılsa da bir türlü olmuyor. Mızrağın çuvala sığması mümkün değil, Ahilik için birçok şey söylense de

Hünkâr Hacı Bektaşi velinin, önerisi ile 1300’lü yıllarda AHİ EVREN BABA tarafından kurulmuştur, merkez olarak KIRŞEHİR olmasına rağmen, şimdiki Van gölü civarında AHLAT veya Anadolu’nun birçok yerinde AHİ ÇARŞILARI (Alevi Dergahlarının) yanına kurulmuştur.

Kelime anlamıyla kimi Arapçadan çevirip kardeş dese de asıl olarak Aklık (Temiz) Akıllılık kelimesinden türemiştir. Eli açık; Cömert, Yiğit anlamları taşımaktadır.

Ahilik birçok meslek kuruluşlarının bir araya gelerek oluşturulduğu alt gruplar olarakta, localardan oluşturmaktadır. Daha da ilginç olanı ve söylenmeyen, Ahilerin kadın kolları vardır ve ismi (BACIYAN-I RUM) yani Anadolu bacıları olarak geçmektedir.

Alevilikte kadın özel bir yer tutmaktadır, o dönemde Arap anlayışı kadınlara sadece cinsel obje olarak bakarken, Aleviler Hatun, Ana olarak Cemlerde eşleri ve Anaları yan yana oturur ve büyük saygı görürdü. (Kadıncık ana) gibi. Bu bile Ahiliğin bir Alevi örgütlenmesine delalettir. Ahilik bazı mesleklerin geliştirilmesi, insanlara iş alanı yaratmak ve sosyal ve sivil toplum örgütü oluşturup, aynı zamanda birçok meslek grubunun bir araya geldiği bir sistem oluşturmak için kurulmuş bir kurum. Fakat öyle bir kurum ki kimlerin oraya girebileceği, kimlerin giremeyeceği ÇIRAKLIK; KALFALIK ve USTALIK Dönemleri karara bağlanmış.

Mesela bu kuruma Dedikodu eden, Zinaya bulaşan, Hırsızlar, Katiller, dellalar,
Kassablar, vurguncular, vergi memurları örgüte alınmazlar.

Yukarda saydıklarım tamda Cem erkanında düşkünleri tarif ediyor değil mi? Kuruluş amacında (Dabbaklık) deri; meşin, gön terbiyeciliği ile başlasa da daha sonraları geliştirilmiştir.

Ahiliğin kurucusu AHİ EVREN VELİ BABA bunu özelikle belirtmek istiyorum

Veli, Baba, Pir, Seyidd, Şah, Erenler, Gazi, Mürşit, kadınlar için Ana, bacı, Hatun Alevilerin büyüklerine verdikleri isimlerdir, Arap geleneğinde bunları bulamazsınız. Onlar da Emir, Şıh, şeyh, İmam, Hoca ve Avrat vardır ve kız çocuklarına numara verilir. Rabia gibi (dördüncü) demek.

Ahilik sisteminde alt gruplar olarak localar, (farklı meslek kurumları) oluşup bu locaların başında da birer loca babaları olup hepsi AHİLERİN lideri olan AHİ BABAYA bağlıdırlar.

Ahilik bir okul sistemi gibi çalışır. Ustalar yanlarına aldıkları çırakları ustalığa kadar götürürler. Tabi burada yapılması gereken bazı kural ve ritüellerde vardır.

Gençlerin eğitiminde öyle bir usta yetiştireceksin ki ustasını geçecek ve kendinden daha iyi bir usta yetiştirecek edepte olacak denir.

Ahilikteki

1.kural
Gözünü; Ellini ve dillini kapalı tutacaksın.

(Tanıdık geldi değil mi)? Alevilikteki üç temel kural ELİNE; BELİNE, DİLİNE Sahip olacaksın.

2.kural
Yedi yapılmaması ve yedi yapılması kuralı vardır.

Neden yedi?

Bir, üçler, beşler, yediler, on dört masum paklar, on yedi kemerbestler, Kırklar. Buraya tekrar geleceğim.

2.1-Cimrilik kapısını kapatmak

Lütuf kapısını açmak
2.2-Hırs kapısını kapatmak

Kannat ve rızk kapısını açmak
2.3-Yalan kapısını kapatmak

Doğruluk kapısını açmak
2.4-Kahır ve zulüm kapısını kapatmak.

İlim ve mulameyet kapısını açmak.
2.5-Herzev ve Hezyan kapısın kapatmak.

(Boş ve manasız konuşma)demek

Marifet kapısını açmak.
2.6-Tokluk ve lezzet kapısını kapatmak

Riyazet kapısın açmak
2.7-Halktan kapısın kapatmak

Hakk’dan kapısın açmak.
1•Ahilik

3•verilen ilk üç öğüt

7•Nefs mertebeler (nefsin köreltilmesi) modern şekliyle yedi Çakra ve yedi yapılması gereken Alevilk’de Bir Hakkı üçler, beşler, yediler, yapılması gerekenlerle birlikte ondört masum pakları, (üç ana öğüt ve diger on dört ile birlikte) on yedi kemerbestleri.

Ahi Babalar da Kırkları temsil ediyorlar. Peki bu gençlerin çıraklıktan kalfalığa oradan da ustalığa geçişleri nasıl oluyor.

Alevi cemlerinde dara durur gibi Ahi ustası, çırağının kalfalığa geçmesini istedi mi, Ahi babalarına haber salar, çırağının artık kalfa olduğunu, heyetin toplanmasını ister, loca babaları ve Ahi baba veli hepsini toplayıp çırağın beline üç dolam kemer bağlar.

Bu gelenek (gelin olan) kızlar içinde yapılır. Böylelikle çırak kalfalığa geçmiş olur, Kalfalıktan ustalığa geçerken yine aynı işlem devam eder fakat kalfanın ustası Kalfaya kefil olmak zorunluluğu vardır.

Ahi baba Veli sorar?

Kalfanın usta olduğunu söylüyorsun, bu kalfanın Edebine, dürüstlüğüne, hal ve hareketlerine, terbiyesine sadık olduğuna ve sanatına kefil misin?

Usta kefilse kefilim der.

Heyet tekrar sorar? peki bu kalfa ustasını geçmiş ne yapmıştır denir?

İşte o zaman kalfanın yapmış olduğu bir iş veya icaat, heyete gösterilir.

Erenler bu kalfanın yaptığı işten razı mısınız? Razılık varsa ustası bir gülbang eşliğinde kalfasına toplam üç ana öğüdü

Yedi yapması ve

Yedi yapmaması gereken öğüdü saydıktan sonra üç aşamalı kemerini veya peştamalini bağlar.

Ahi Erenleri şaka olsun diye ustasına döner, PAPUCUN DAMA ATILDI, der

Bu deyimin çıkış noktasında Ahilikten gelir.

Artık usta olan kalfa isterse kendi bir yer açabilir veya ustasının tezgahını devam ettirir.

Dükkanını açarken ve kapatırken Gülbang(dua)ile açar ve kapatır.

Erenlerin bu konuda söylediği çok güzel sözler vardır.

Ahilik Madde ile Mananın uyumlu birleşimidir.
Hakk ile sabır dileyip, bize gelen bizdendir, Akıl ve Ahlakla çalışan, ustasını geçen ve ustasını geçecek bir usta yetiştiren bizdendir.
Ahi kişi kendine istediğini önce başkalarına isteyendir.
Ahi kardeş demektir
Helal lokma yemektir

Emek Servet demektir.

Demiş

Ahi Evran Veli baba

1800’ün sonlarına kadar devam eden bu gelenek her geçen gün yok olmaya yüz tutmuştur,

Demircilik; Köselecilik (Dabbablık); Kalaycılık, Çömlekçilik; Semercilik,

Bakırcılık; Hattatlık, İplikçilik; Kuyumculuk, Zeytincilik bu mesleklerden sadece birkaç tanesidir. Örnek verecek olursak, siftah yapmamış aynı işi yapan iki Ahi kendi siftah yapmışsa, müşterisini, diğer esnafa yollar o siftah yapmadı git ondan al dermiş.

Bozulan inanç ve kültürel yapı bugün gelinen noktayı gösteriyor.

Böyle bir gelenekten gele; gele, Milletin a……na koyacağız getirilen bir anlayış, unun için bu yola gönül veren tüm canların bu kurumu tekrar canlandırmaları ve modernize olmuş bir şekilde hayata geçirmeleri gerekiyor.

Ali Sönmez.

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?