ALEVİ KIZILBAŞ GELENEĞİNİ TAŞIYAN ALEVİ CANLAR GELSİN BU MEYDANA

ALEVİ KIZILBAŞ GELENEĞİNİ TAŞIYAN ALEVİ CANLAR GELSİN BU MEYDANA

elâ gözlü pirim geldi,
duyan gelsin işte meydan.
dört kapıyı kırk makamı,
bilen gelsin işte meydan.

Alevi olmanın sınırları belirlenirken toplumsal aidiyet bir ön şart olarak karşımıza çıkmaktadır.Bir alevi ,Alevi Kızılbaş inancında ibadet ,motif ,semboller ve ,iç dinamiklerini ortaya konan yükümlülükler ,ancak bu şartın varlığı ile gerçekleşme imkanı bulabilir.Bu yükümlülükleri birazdan sırasıyla inceleceğiz.

Aleviliğin iç dinamikleriyle birlikte Alevilerinde şehirleşmesi inançsal yaşamın ,kimlik mücadelesine kayması ,eksen kurum ocak işlevselliğini yitirmesine sebep olmuştur. Dedeliğin otoriter ve bilinç olarak inanç aktarımı cem evlerinde zayıf kalması; musahipliğin şehirde gerçekleşme zemininin ,kırsaldaki gibi kolay olmayışı,sosyal düzenin oto kontrolün zayıflaması ,cemin kırsaldaki rutin yapılmaması sosyal belleğin ,toplumsal aidiyetinin zayıflamasına yol açmıştır.

Alevi Kızılbaş inancında bir talibin kırk günden fazla mürşidinin huzuruna çıkmaması doğrudan düşkünlük sebebidir. Musahip olmaksızın hakikat cemlerine girmek katılmak mümkün değildir.Her sonbaharda yapılan görgü cemleri toplumun iç düzenini gözden geçirip aksaklıkları yoluna koymaktır. Yapılan cemler bir yandan kolektif bilinci beslerken diğer yandan her bireyin topluma dedeye ve birbirine karşı konumunu ,sorumluluklarını bilinçaltına işlemektir.Burada dikkat edilmesi gereken dede ,pirin hizmet makamı unutulmamalıdır. Talibin turabıdır.
Geleneksel ve modern alevilikte bir canın sadece alevi anne babadan doğması alevi olmasının göstergesi değildir.Alevi olması için ;Aleviliği bir alevi bir mürşide bağlanmalı, birçok konuda onun onayına tabi olmalı ,musahip olmalı ,her yıl ikrar tazelemeli ,musahipliğin şartlarını bir ömür taşıyabilmeli, her yıl görgüden geçmeli ,her yaptığı işi razılık rızalıkla yapmalı ,yaşamalı ve içselleştirmeli yaşama uygulayarak bir ömür boyu uygulayabilmeli.
Günümüzde Alevilik adına yüksek perdeden konuşanlar, mangalda kül bırakmayanlar bir üstteki paragrafta ki ortak belleğin inançsal şartlarını uygulayıp yerine getirsek veya test etmiş olsak bugün ortada pek az alevi kalır.

Modern Alevilik kentleşme ile açılan alevi kurumların ,derneklerin vakıfların faklılaşan Aleviliğin bu kurumlarda örgütlenmesi bir alevinin ocak dedesinin huzuruna çıkmamakta ,her yıl gidip dedesinin görgü ceminden geçmemekte ,ikrar tazeleyememekte, musahip tutmamaktadır. İnançsal kolektif bilinç olarak dört kapıyı ,öğretisini ve felsefesini bilmemesine rağmen kent hayatında yaşayan çoğu aleviye sorduğumuzda kendisini dört dörtlük alevi olarak görebilmektedir.Çünkü söylem olarak salt Ali ,oniki imamı sevmeyi Alevilik olarak gören ,cemevine ara sıra gitmeyi ,yada üye olmayı ,orayı kahve gibi kullanmayı , ara sıra ceme katılmayı Alevilik olarak gören toplumsal aidiyeti için yeterli gören bir toplum oluşmuştur. Bu sorgulamayı dedeler için de söyleyebiliriz.Sadece cem yapmak ,Aleviliği anlatmak değil , her bir alevinin sorunlarıyla ilgilenebilecek çözüm yolları bularak onu huzurlu bir yol inşa edebilecek alt yapıyı hazırlamalıdır. Alevi canlara rutin ev ziyaretleri yapıp yerinde gözlemleyerek toplumsal aidiyetliği hissettirmelidir.

Şâh Hatayi der sırrını
meydana koymuş serini,
Nesimi gibi derisin
yüzen gelsin işte meydan
Sonuç olarak kır ve kentlerde yaşayan Aleviliğin artık şehir hayatında varlık göstermesi ile bütün inançsal pratikleri şehirde gerçekleşmektedir. Yerel uzantılarının kaldığı köyler ortak belleğin geleneksel Aleviliğin modern Aleviliğe evrilmesiyle bireysel inançlar çıkmış ve kişi kırsalda kendini cem’e katılmaya zorunlu hissetmemesi ,musahiplik tutmaması ,görgüden ,ikrardan geçmemesi onu şehirde inançsal insiyatif kullanmasına sebep olmuştur.Talibi zorlayan tüm dinamikler zayıflamış, öğretiyi veren mekanızma sekteye uğramıştır. Böylelikle geleneksel Alevilikle ,modern Alevilik kurumlarda çatışmalara inançsal yanlış dinamiklerin sorgulanmalarına yol açmıştır.Bu sorgulanma şehirde bilgi mekanizmalarının çok çeşitli ve yazılı yayınlardan öğrenilmesi; geleneksel Alevilikte öğretinin tekeli dedelerde idi bu tekelin dedelerin pirlerin elinden kayıp el değiştirmesi,talibin istediği kafasına takılan her sorunun cevabını yazıya geçirilmiş yayınlardan ,internet sağlayıcılardan sağlamasıyla çözülme bilgiye ulaşım kısalmış ,elinin altında olmuştur.Artık her alevinin dedenin ağzından çıkan her bir lafın sorgulanıp araştırılması modernitenin etkisiyle yanlış dinamiklerin ,çelişkilerin bugün ki Aleviliği modern güncellenen her alevinin katkı sunduğu paydaşı haline geldiği bir süreç ortaya çıkmıştır. Aleviliğin katılımcı ,eşitlikçi, komüm anlayışını bu sürece yansıtabilirsek gelenek yaşar modernite yaşatır. Aşk ile bilince çıkartıp yaşama bu inancı giydirenler gelsin bu meydana.

Sosyolog/İbrahim Ergin

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?