PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ-12

VARLIĞIN İKRAR BİRLİĞİ ( VİB)

Mehemt Ali çabuk:
– Alevilikte sorgulama var mı?

Pir Ali Koçak:
-Alevilik sorgu görgü yoludur.
Sorgulanmayan cahil, sorgulatmayan Pir’siz, Yol’suzdur.

Mehmet Ali çabuk:
-Pirim çok net ve kısa cevaplar verdiniz. Aşk ile!
Peki efendim Varlığın Birliği nedir?

Pir Ali Koçak:
-Varlığın birliği= Işıktır. Hak Yolu / Reya Heq. O var olan nokta varlık noktası, noktai Vahit’ten başlar ve son nokta olan noktai ama / kör nokta, noktai Vuslat’ta son bulan bir değişim, dönüşüm yoludur…
İşte bu ”Yol Cümleden uludur” cümle varlığın tamamı yani Hakk’tır. Yol Hakk’tanda üstündür.
Hareket halinde olan Evren bu Yolda hareket halinde evrilir ve değişime dönüşüme uğrar…
Cümlenin içinde çar ana sırrın varlığını kabul etmektir. Bu dört ana elemente beşincisi katılınca beden Can bulur.

Mehmet Ali Çabuk:
-Pirim derin dalmadık mı, benim de kafam karıştı? Hakk, Yol, Can, Noktayı Vahit, Noktayı Ama… Bu saydıklarımız birbiri ile bağlantılıdır sanırım

Pir Ali Koçak:
-Bu can bulma Canlının varlığını kabulenmektir. Canlıların ispatlanan en yeteneklisi İnasanla Hakka gitmek için bir yolun olması gerekliliği üzerinde hem fikir olan Ehil-Bilge Canlar O Yola Hakk Yolu demişler ve bu ”Yol Cümleden Uludur” demişler. Cümlenin= Varlığın Birliği olduğunu bildiğimize ve Varlığın Birliğinin Hakk olduğununda farkında olduğumuza göre. Yol, Varlığın birliğinde= Hakktan daha ulu demişler Pirlerimiz. Demekki Yol esastır. Esas olanı Baz almalıyızki Varlığın Birliğini, Eşitliği yani Aleviliğin hangi ritüeli varsa onlara bilimin ışığında ulaşabilelim.
Yolda gideceğiz ve hedefi İlimle, bilimle sorgulıyarak ualaşacağız. Başkası mümkün olamaz.

Mehmet Ali Çabuk:
-Evet, üstelik ‚‘Benim Kabem İnsandır‘‘ Diyen Alevilik nereden gelip nereye gidiyor?

Pir Ali Koçak:
-Benim Kabem İnsandır diyen Alevilik mikro Kozmostan yani Zerreden, Makro Kosmosa gider… Ve bu yolda evrimleşerek tek hücreli canlılardan, çok hücrelilere, oradanda İnsan olan, İnsanı bilimle, bilgelikle kemalete ulaştıran bir inanç ve öğreti Yoldur. ((( Kemalete Ulaşan İnsan, İnsanı mekezine alarak hiç bir Canlıyı, dini, dili, ırkı, Rengi ayırt etmeden aynı nazarla bakar.

Mehmet Ali Çabuk:
-Alevilikte ‚‘Yolumuz sevgi yolu‘‘ Diyerek büyük iddiada bulunulmaktadır. Bu büyük iddianın ayaklarını anlatır mısınız?

Pir Ali Koçak:
-Bütün Evren Semah döner. Evrende dönen elementler birbirlerine aydınlık yüzlerini çevirerek dönerler. Hiçbir varlık, yıldız diğer varlığa yıldıza karanlık yüzünü dönmez. Evrendeki Cümle varlıklar bir birlerine belli bir çekim gücü ile dengede kalırlarki bu çekim gücü o varlıkların gitikleri, döndükleri yol Sevgi Yoludur. O Evrende bir de Dünya denilen yaşil bir planet var. Bu Yeşil Planette yaşayan canlılar gibi İnsanlarda Yaşamak ve Üremek için doğasına sahip çıkarak ona yarında ihtiyacı olduğunun farkında olarak sevgi ile korur ve kollar. Üremek için karşı cinsteki eşi ile içtimaya sevgi ile geçer ve doğum yolu ve sevgi ile ürerler. Bu Yol Sevgi Yoludur…
Mehmet Ali Çabuk:
-Şıh Bedrettin’in ‘’Yarin yanağında gayri her şey ortak’’ sözünü açar mısınız?

Pir Ali Koçak:
-4. ‘’Yarin Yanağında gayri her şey ortak’’ diyen Alevilik, Ortaklar Topluluğudur. Özel-Mülkiyetin olmadığı, kimsenin aç ve açıkta kalmadığı, yarın için bir kaygısının olmadığı, eğitim, öğretim, bilim istiyen her canın aldığı ve ulaşabildiği, sağlık hizmetlerinin herkese eşit olduğu bir Rıza-Şehrinin Yoludur… Tabi ki O eşitler, ortaklar toplumu. kral tanrıların başlangıcı ile sınıflı toplumlar, Köleci, Feodal, Burjuva-Kapital ve Emperyalist-Global Toplumlar ortaya çıkarmıştır. Var olan ortaklar topluluğu, bu sınıflı topluluklara bir tehdit olarak alıgılanıp, baskılara maruz kalınca ve onlarla birlikte yaşamak zorunluğunuda içine katarsak, yollarını gizlemek ve belirli isimlerle var olan topluma uyarlanarak, yaşamalarını sürdürmüşlerdir. Ortaklık, eşitlik, kamusal barış da baskı altında fark ederek veya etmeyerek yok olmaya giderken kendini unutmaya ve asimile olmaya başlamıştır.
Bu Yol ortaklığın, kominal yaşamın Yoludur…

Mehmet Ali Çabuk:
-”Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde… Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde. Bizim nazarımızda kadın, erkek farkı yok. Noksanlık eksiklik senin görüşlerinde.” Der Pirimiz H.B.V. Bu deyişin açılımını geniş tutarak açıklar mısınız?

Pir Ali Koçak:
-5-Eşler-Eşitler Nikah-İkrarı ile ve her Canın eşit olduğu, büyüğü, küçüğü, makamı olmayan ve her Can aynı oranda eşit,. Tek Eşle Nikahlı- İkrarlı bir Yoldur. Hakkın yarattığı herşey süreklilik arzeder, Tek eş ile nikah bir ikrardır ve süreklilik arzeder. Canlar daima eşittir, belli bir süreliğine değil.

Mehmet Ali Çabuk:
-Marifet Ehlinin ilk Makamı EDEB’dır. Edebli olmalıyız. Elimize, Dilimize, Belimize sahib çıkmalıyız. Bu söylemde kast nedir?

Pir Ali KOÇAK:
-E-Elimzle koymadığımıza, emeğimizle kazanmadığımıza dokunmamalıyız, çalmamalıyız, Herkesin ve Her Canlının Hakkına saygılı olmalıyız. Ayrıca ve en önemlisi elimizle ürettiklerimize sahip çıkıp emeğimizin karşılığında Hakkımız olana sahib çıkmalıyız ve kendi Rızamızla bize yetenden fazlasını paylaşmasını bilmeliyiz. Yol bize Elimize sahip çıkın diyor .

Mehmet Ali Çabuk:
-Dilimizle de kimseyi incitmemeliyiz. Dilimi de bir yol dilidir. Değil mi Pirim..

Pir Ali Koçak:
– Mutlaka öyledirDilimizle kimsenin arkasında konuşmamalıyız, gördüğümüzü Edebe uygun değilse örtmeliyiz, kimseye iftira atmamalıyız ve yalancı şahitlik yapmamalıyız. Ayrıca dahada önemlisi. Dilimizin yol dili olduğunu unutmamalıyız. Sevgimizi dilimizle canlarımıza söylemeliyiz.
Gulbanglarımızı anlaşılır bir lisanla Yol dilinde anlatmalıyız. Bilgiyi, İlmi, Nefesleri, türküleri söyleyende dilimizdir. Asıl dilimizde dökülen bu güzelliklere sahipçıkmalıyız.
Yol bize Dilinize sahip çıkın diyor.

Mehmet Ali Çabuk:
-B: Belimizle tabiiki Eşitimizin dışında kimseyle içtima yapmamalıyız. Bu Rızalıksız ve ikrarsızlık olur.

Pir Ali Koçak:
-Asıl belimizle Eşitimizin kromozonlarının ( 23 dişil ve 23 eril Kromozonların) birleşmesi ile doğacak olan çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Onları iyi yetiştirip okumalarını bilim insanları olmalarını ve Hak yolunun gerçeklerine hizmet etmelerini öğreterek sahip çıkmalıyız. Yol bize Belinize sahip çıkın diyor.
Kaybolmak üzere olan Hakk Yolu, Diğer inanç ve dinlerin saldırısı altındadır, bu saldırıları bertaraf etmek için, biz kimseye saldırmayacağız. Yolumuzu-Alev-iliği eşitliği Paylaşımı, Kardeşçe, birlikte yaşamanın Hakk Yolunun Edeb Erkanında olduğunu anlıyabilen herkese anlatarak. Hem bizi tanımalarını sağlamış olacağız hemde Hakk Yolunun gerçek yaşamda nekadar önemli bir varlıkların varlığın düşüncesi inancı olmasını anlatmış oluruz.
EDEB’li olmalıyız. Bu Yol EDEB-ERKAN Yoldur.

Mehmet Ali Çabuk:
-7. Evrende var olan Cümle varlıklara, 72 Fıkraya / Tayfaya aynı nazarla bakınız der Yolumuz .
Bu Yol Sevgi üzerine kurulmuştur.
Hüdai Derki
Canan bizim canımızdır.
Teni bizim tenimizdir.
Sevgi bizim dinimizdir.
Başka dine inanmayız

Seyid Oğlu derki

Sevgi verdik ağacın yeşil yaprağına.
Toprakta sürüngene denizden balığına.
Uzayın dumanına yıldızın en uzağına.
Sevgi ile bakar sevgi dağıtırız biz.

Mehmet Ali Çabuk:
-Çünkü sevgi bizim Yolumuz, başak bir dine ihtiyacımız yok ihtiyaç da duymayız. O zaman eğitimimizi, öğretimizde sevgiyi baz alıp gelecek kuşaklara, ilim ve bilimi ışığında gerçekleşen bilgiler aktarmalıyız. Yolumuz kadimden gelen belirli bilgeler tarafında Ocakları vasıtası ile rayına oturtularak sürdürülmüştür. Bu anlamda Ocak Etrafında toplanan Canlara hem Hekimlik hemde Hakimlik yapan bilge kadınlarımız post a oturanlardı. Kral Tanrıların başlangıcı ile Erkek egemenliği güçlenerek toplumsal yaşamı eline geçirip Kadınları toplumda ikinci hatta bazı yerlerde ve inançlarda değersizleştirerek ve Alev-i Ocaklarına, dergahlarına devlet tarafında atanan özelikle nakşibendi şeyhleri, posta oturunca Analarımızı da postlarında uzaklaştırdılar. Bilge Anaların yeniden Posta oturmalarını ve Yolumuzun Erkanlarını yürütmeleri gerekir.
Bu Yol İlimde giden Sevgi Yoludur.

Mehmet Ali Çabuk:
-Baskı ve zulümler karşısında bu Yol sırlana sırlana bir zaman sonra yolun gerçeği yerine SIRLANMA , ASLIN yerini almış. Sırrı kaldırıp , aslı getirmek kolay iş mi?

Pir Ali Koçak:
-Hayır, çok zor iş… Bunun için bilim insanlarının, bilgelerin çok çalışıp sırrı temizlemeleri ve altında kalan ASLA ulaşmaları ve ASLI günışığına kavuşturmaları gerekir.
Ü-MXC8. ”İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” ”Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu”.
Cehaleti ancak ilimle, bilimle azaltabiliriz. ( Yok etmek isteriz fakat doğanın diyalektiğine uygun olmaz.) Aleviler yüz yıllardır baskı, zulüm, katliam ve asimilasyonlara maruz kalmış, bunun içinde fiziki yok olmanın önüne geçebilmek için kendisini belirli semboller, adlar altında kamufle etmiş ve günümüze kadar yolumuzu eksik aksak olarak ulaştırmışlar.
Bu Yol için Canlarını feda etmişler fakat yolu feda etmemişler. Yolumuzu bugünlere kadar taşıyanlara, getirenlere Aşk olsun.
Yol bugünlere gelene kadar çok değişime uğramış asılını saklı tutarak, kamufle edilerek ve üstüne örtüler serilerek, gizli tutularak getirilmiş. Bu Kamufleler, Örtüler öyle bir duruma getirilmiş ki aslın yerini almış. Bu örtülerin, perdelerin üstü toz dumandolu bu toz dumanlar, perdeler, kamufleler ancak Bilimle, İlimle temizlenir. Böyle bir temizlik için bilge insanlara Ehil Pirlere, Akademisiyenlere ihtiyaç vardır. Bunu gidermek için çalışma alanı yaratmak ve bir Bilim Kurulu oluşturulmalı.
Tek Tanrılı dinlerde ( Semavi Dinlerden) yolumuza zorla adapte edilenlerin temizlenmesi gerği var. Hak-Yolunu kavramış özümsemiş Pirlerin yardımı ile Akademik araştırmalar yapılmalı. Yola uygun olmayan, Erkanlar içine sokulan ritüellerin temizlenip yerine, Araştırma sonucunda Yola yeniden kazanılan deyimler terimler varlığa uygun olarak, Yol Erkan Kurulu tarafında Gulbanglarla işlenerek Canlara sunulmalı. Bilim Akademik Kurul aynı zamanda Eğitim kurumu rolünü de üstlenerek Alev-i’liği Çağın koşullarına uygun bilimsel veriler ışığında gençliğimize sunmalı ve onlara Delil olmalı.
Bu Yol-İlmin Işığında Delil Uyandıran Yoldur.

Mehmet Ali Çabuk:
– Yol Erkan Kurulunun acil olarak el atması gereken durumlar nelerdir ve ayrıca Yol erkan Kurulu ile bilim Kurulu nasıl bir işbirlği içinde olmalıdır?

Pir Ali Koçak:
-Derin analizler yaparak, eksik tespitleri yapmaları ve bu saptamadan sonra planlama çalışması yaparak işin pratiğine geçmeliler . Ondan sonra da pratik içerisinde yaratacakları pratiklerle esasları yerli yerine koyarak inşa etmeleri gerekir….
İkrar Kurumları ile koordineli çalışmak olmalı

Mehmet Ali Çabuk:
-Hangi ikrar kurumları? Konuyu açıp genişletmeniz gerekiyor yoksa algı yetersizliği oluşuyor.

Pir Ali Koçak:
9- ”Yolumuzu yol eyledik. Halımızı hal eyledik. Her çiçekten bal eyledik. Arıya saydılar bizi.” P.S.A. Talip, Reyber, Pir, Murşid ilişkilerinde günümüz koşullarına zemine ve zamana uygun İkrarın nasıl olamsı üzerinde çalışmalı ve Bilim ışığında-Akademisiyenlerle panellerde, muhabbetlerde istişare ederek çağdaş bir İkrar şeklinin oluşması gerekliliği var.
İKRAR Kurumları.
1- ikrar Yola-Reybere-Pire verlimesi hangi aşamda hangi rütüelerle, hangi yaşlarda yapılmalı, bu İkrarın aydınlatılarak canlara sunulmalı.
2- İkrar Eşlerin eşitlerin Pirin ve Ailenin Rızalığı alınarak. Rızalıklı Nikah ikrarıdır. Bu İkrar da herkesin anlıyabileceği bir yol dili ile yazılmalı ve Canların İkrarları / Nikahın sorumluluğu anlatılarak tek EŞLİLİĞİN Alev-i Hakk Yolunun bir gereği olduğu vurgulanmalı.
3-İkrar Musahiblerin İkrarıdırki bu İkrar Hakk-Yolunun sigortası durundadır. Musahiblik Erkanı Sorgu ve Görgü ile yürütülür. Bu Görgü ERKAN’ında
4- Can Canını Kurban Eder. Başka bir Canlıya kıyılmaz ve kurban edilmez. Hakk Yolunda-Erkanında sadece bir kurban vardır oda içimizde olan Nefis Canavarını kurban etmektirç Başka Kurban aramayıç Bunuda Bayramı olmaz Eksiklik yapan Musahib Canlar için Mahke olur. Sorgulamada burda yapılır.
Bu ikrarın günümz kıriterleri nasıl uygulanır üzerinde çalışılması gereği vardır. Zira herkes günümüzde bir birine yakın değil 50 adım ötede ikamet etmıyor. Ona göre bir çözüm bulunup zamana ve zemine uyarlanmalı. Yol Erkan kurulu bu konuyuda Akademisiyenlerle istişare ederek uygun bir sonuç çıkarmalı. 4. İkrar Alevilikte Erkanı olmayan bölgemizde toplumlar arası barışı sağlayanönemli bir ikrardır. Kıral tanrılarla birlikte özel mülkiyetin ortaya çıkması ile araziler üzerinde çıkan kargaşalıkları bilge pirlerin kan akmaması için barışın ve birliğin sağlanmasını sağlıyan ikrar Kivrelik İkrarını meydana çıkararak, bir muhakeme yapılarakKivralık ikrarı bağlamışlar. Bu İkrar artık çağdışı bir duruma düşürülmüş ve bitmek üzeredir.
Bu Yol İkrar ve Erkan Yoludur.

Mehmet Ali Çabuk:
-Ocak ve Dergahların işlevine ne dersiniz.

Pir Ali Koçak:
-10. Ocak ve Dergahların yeniden zamana ve zemine uygun işlevliğine kavuşturulmalı.: Selçuklu ve Osmanlı Devletlerinin, iktidarları tarafında asimile için sunduğu düzmece secere furyasında kurtarılmalı. Devletin kendi güdümünde gördüğü aleviliği oradan çıkarılarak, kendi içinde bağımsız ve özgün ( tarihteki oluşum şekilleri ve hangi ihtiyaçlardan dolayı Ocaklar doğduğunu araştırarak o ihtiyaçların günümzdeki karşılıklarını belirliyerek ) Ocak ve Dergahları Zamana ve Zemine uygun bir şekilde işlevliklerine kavuşturulmalı.
Burda Ocak ve Dergahlar vasıtası ile diger demokratik kurum ve kuruluşlarla çalışma platformları, çalışma alanları yaratılıp birliklte geleceğin, barış içinde yaşamanın koşullarını yaratmalıyız. Burda gene Yolu Erkanı, kadimi araştırmış bilge Pirlerimizin tavsiyeler, önerileri doğrultusunda Bilge Akademisiyenlerin çalışması ile yapılmalı.
Politik olarak diplomasıyı, Yol dilini kullanarak Aleviliğin Rızalık Şehrini, Eşitliği, Paylaşımı, Özel mülkiyetin olmayışını anlatan programlar hazırlıyarak, toplumda kardeşiliği birlikte Barış içinde yaşamanın koşullarını yaratmak gerkir.
Bu yol sevgi ve barış Yoludur.

Mehmet Ali Çabuk:
– Cem ve Hakka Uğurlama Erkanları yeniden düzenleme gerektiriyor mu?

Pir Ali Koçak:
11-Cem ve Hakka Uğurlama Erkanlarının yeniden düzenlenmesi gereğine inanıyorum. Cemde Hizmet edecek olan canların tercemanları ve Pirlerimizin hizmet gulbangları ile hizmetlerin yaşamdaki manaları açıklanmalı. ( 12 Hizmetin tamamı günümüz şartlarına teknolojinin getirdiği kolaylıklara göre isimlendirilmeli ve düzenlenmeli ).
Hakka Uğurlam Erkanı yeniden yazılıp İslami terim ve rütüellerden temizlenip arı duru hale getirilerk sunulmalı. Bu Erkan bölgelere göre değişimleri olabilir tabiiki bunlarda olmalı fakat her bölgenin kutsanmış mekanları, Pirleri var on ların ve Hakka varmak üzere olan Canın isimi ve yaşamı anlatılarak yapılmalı.
Varlığın Birliği- Hakk Yolu EDEB-ERKAN’ına göre Paklanma ve sırlanma ile Meydan ve kırk erkenı-darda indirme hizmetleri yazılmalı ve sunumunu ehil canlara bırakılmalı. Dardan İndirme Erkanını bir Pir yapmalı, bunun dışında kalan hakka yürüme hizmetlerini bilge canlar yapmalı. Bu yol kimsenin tekelinde değil bilen öğrenen soran sorgulayan herkes yapabilmeli.
Bu Yol Erkan ve Hakk-Hizmet’i Yoludur.

Mehmet Ali Çabuk:
– 4 Kapı, 40 Makam için düşüncelerinizi almak istersek, neler söylersiniz? Buyrun söz sizin.

Pir Ali Koçak:
12- 4 Ana unsur ( Çar Ana Sır = Hava, Ateş/Isı,Su,Toprak) ve Erkanlardaki Kapıların Hukuk Kapısı/”Şeriat Kapısı”, Yol Kapısı/”Tarikat kapısı” açılımı kuralları EDEB-ERKAN’a uygun herkesin anlıyabileceği Hakk-Yolu dili ile anlatılmalı. Çünkü Pirlerimiz- Dedelerimiz en çok bu Hakk Yolunun ilk iki kapısında eksiklikler yapmaktalar.
Ayrıca Marifet kapısınada başlayan ilimlerin açılımı İlmi Ledun, İlmi Hikmet ve İlimi Cavidanla Kemalete ulaşan Murşidlerimiz En-El-Hak Makamında Tenle Canı nasıl görür bunu üzerinde Ehil canların Muhabetler ederek gerçekleri bu İlimler ışığında gösterebilmeliler. Bu son iki Kapı Marifet ve Hakikat-Sırrı Hakikat kapılarını ilimsiz anlatılamıyacağını iyi bilnmesi gerekir. Bilimsel araştırmalar Akademisiyenlerle, Blge Canlar ve Murşidlerle Hakikatın kapısına açan Pirler istişareler, Muhabetler, Ehil canların katılacağı Cemler yapılarak aydınlatılmalı. Bu Kapılardaki Makamlar Aydınlıktır. Aydınlığa nasıl Delil uyandırılır onun Sırrına varmak gerekir. Bu Murşidlrimizin nefeslerinde saklı onları açmak gerekir.
”Düşünce Karanlığına Işık tutanlara ne mutlu” H.B.V
Biz kansız, Vahşetsiz, eşit ve özgürlükçü, adaleti ön planda tutan, Hakkça bir düzenden yanayız.
Buda Ancak Hakk Yolu ile mümkündür.
Bu yol 4 Kapı 40 Makamla İlmi Cavidana varan Kamil İnsanların En-El-Hak deme Yolu. yani Hakk-Yolu Kamil İnsan Yoludur.

Mehmet Ali Çabuk:
-Alevilikte ‘‘Mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak‘‘ vardır. Bu konuyu nasıl açıklarsınız?

Pir Ali Koçak:
13-Üstünde yaşadığımız dünyada idari rejimlerin insan haklarına ters düşen, insan emeğini sömüren ve saldıran tutumlarına karşı çıkılarak mücadele edilmeli. Bunalara karşı yürütülen mücadeleleri, insanhakları kurumlarını, sendikaları ve diğer demokratik, kurum ve kuruşları destekleriz. Ve hiç bir Milliyetçi, Faşist, Dinci hatta sosyal demokrat partilerin kanatları altına girmek şurda dursun bunlara karşı mücadele eden kurum ve kuruluşları desteklemeliyiz.
Bu Yol Ezilenin yanında, ezenin ve zalımın karşısında duran yoldur.

Mehmet Ali Çabuk:
-Aleviler ‘‘Mazlumun yanında, zalimin karşısında‘‘ duruşunu sergilerken siyasete karışmayacaklar mı, politika yapmayacaklar mı?

Pir Ali Koçak:
14. Alev-iler mutlaka politik bir kuruma kavuşmalı. Bir Alevi Partisi-Canlar_Partisi kurulmalı. Böyle bir oluşum olmadan Alev-i’lerin kendilerini gerek Türkiyede, gerek Dünyada kabul ettirme şansları yoktur. Alev-i Felsefesi, Yolu-Erkanı, Edebine uygun bir Parti Proğramı ile kurulmalı ve hedef Özel Mülkiyetin Olmadığı RIZALIK ŞEHRİ- ORTAKLAR TOPLULUĞU olmalı.
Bu Yol Cümle Canları, İnsanlığı barış içinde tutabilecek Eşitler ve Ortaklar Yoludur.

VARLIĞIN İKRAR BİRLİĞİ (VİB )
TEK UMUT RIZAİ AŞK BİRLİĞİ (TURAB )
ÇERAĞIN İKRAR BİRLİĞİ ( ÇİB)

Bir eksiğimiz varsa af ola. Ya Xızır bu çalışmada emeği geçen Canlarımıza, Sen yoldaş ol. Bizleri darda zorda bırakma. Yolumuzu yolsuza, pirsize uğratma. Ya Hak sen gerçeksin Gerçeğin demi devranına HÜ.
29 Temmuz / 8 Ağustos 2019

Ali Koçak/ Seyid Oğlu

ORTAKLAR TOPLULUĞU RIZA ŞEHRİ

Mehmet Ali Çabuk:
-Saygıdeğer Pirim, Rıza Şehri bir başka deyiş ile Oratklar Topluluğuna varatabilmenin olmazsa olmazı nedir?

Pir Ali Koçak:
-Eğitim… Evet evet büyük harflerle yazın lütfen EĞİTİM…

Mehmet Ali Çabuk:
– Ya rızalık,ahlak, ikrar ve edep?
Pir Ali Koçak:
-Rızalik,ahlak, ikrar ve edebin bilince çıkarak harekete geçmesinin ana motoru eğitimdir Tabiki Ortaklar Topluluğu RIZA-ŞEHRİ’inde Ahlak, ikrar, Edeb büyük önem arz etmekte. Özelikle EDEB ve RIZALIK olmadan yürüyemiyeceğini fark eden bilge Canlar, bu konuda Eğitime büyük önem vermişlerdir.
Hemen hemen her çocuğun inaçsal bakımından aile ile birlikte mutlaka bir bilgeye Mürebbiye/ Reybere/ Rehbere ihtiyaç duyulmuştur. Bu minval üzere eğitim müfredatı ve sistemini hayata geçirip uygulanmış.

Mehmet Ali Çabuk:
-Rıza Şehri’nin Alevilikte amaç durumuna gelmesi nasıl belirginleşmiş ve ilk kaynağı nedir, nasıldır. Suyun kaynağına varabilsek.

Pir Ali Koçak:
-Elimizde yazılı bir belge(kaynak) olmadığını herkes bilmektedir.
Rızalık-Şehrini İmam Cafer Emir-Name’sinde/ Buyruğu’nda bir efsane olarak anletılmakta olsa da, maddi bir dayanağı yok. Bir dervişin gezerken yolu Rıza-Şehrine uğraması ile anlatılan bir hikaye. Karşılıksız Rızalığın olmadığını anlatırken, Rızalığın da burada tam anlatılamadığının kanısındayım. Herşey yolunda iken iş evliliğe gelince kadınla buluşacağı son buluşmada oradaki bahçenin birinde Nar koparıp, dalları kırması ile son buluyor.
Rızalık Şehrinin bir adaleti yokmu? Darı Yokmu? Neden Derviş Hakk Meydanına çıkarılmadan direkt kovar gibi ”Rıza-Şehir’inde dışarı atılıyor ? Burda rızalıksız, adaletsiz bir tavır sergilenmiştir. Bu da Alev-i EDEB’i ne uygun değildir.
Bu anlamda burada anlatılan Rıza-Şehri Alevilerin ütopyası anlamına sokulmaya çalışılmışsada, çelişkili olduğunda olması ve Hakk Yolu Erkanı uygulamadıkları için doğru değildir.
Rıza-Şeri Alevilerin/ tüm insanların yaşadığı ortamda kominal bir şekilde eşitlik içinde RIZALIK’la yaşarsa RIZA-ŞEHRİ’inde yaşamış olur. Yani biz İnsanı/ İnsanlığı ön planda tutup Rızalığı anlayıp bilince çıkarırsak ve ihtiyacımızdan fazlasını ihtiyacı olan insanlarla paylaşmayı bilirsek RIZALIK-ŞEHRİ’ini de anlamış ve yaşamış oluruz. Tarihte Mezapotamyada, İran Platolarında, Basra Körfezi kıyılarında ve Anadoluda onlarca kabileler/ aşiretler/ kaleler Rızalık-Şehir’leri idi.
Mehmet Ali Çabuk:
– Çok ilginç, oysa ben şahsen ‚‘Rıza Şehirleri kurulmadı. Gelecekte amaç kurulmaları…‘‘ Diye biliyordum…

Pir Ali Koçak:
-Bakalım Helmut Uhlig Die Sumerer / Sumurler kitabının 76 ve 77 ci sayfalarında ne demiş. ( Almanca Çeviri bana ait) ”İnsanlar yazmaya başlayınca ilk kelimeler Resimlerdi.
Urk Şehrinde. şehir yerleşimleri Tapınakların çevresinde oluşmakta idi burada eski bir teknokrat-Sosyalızim vardı. Pirister aynı zamanda şehrin idaresinde sorumlu idi. Bu sorumluluğun altında çiftçiler, çobanlar, zanatkarlar ( marangozlar, duvarcılar gibi elsanatları) ayrıca tapınağın çalışanları vardı. Burda çok önemli bir kontrol sistemi vardı. Özel mülkiyetin olmadığı ve kimse bir başkasının hakkı olana el uzatmaması için bir otokontrol sistemi uygulanıyordu. Tapınak yöneticileri Pir-ster( Pir Bilge , ster yıldız ışık saçan demek) Pir-ister herkesin eşit bir şekilde ortaklaşa yaşaya bilmesi için mahsulü, ( hayvansal mahsüller, hububat, meyve ve sebzeler ) eşit bir şekilde nufusa göre taksim ederdi. Burda Vergi yok serbest ve açık bir yaşam şekli vardı herkes birbirinin yaşam şeklini biliyo ve eksikliklerinden sorumluydu.” Helmut Uhling den bu kadar. Bu bir Rıza-Şehri idi. Tarihin derinliklerine inmeye gerek yok. İslamın baskısında, sömürüsünde bunalan Karametiler de 200 yıl Basra Şehrinin güneyinde bir Ortaklar Ülkesi kurmuş ve Rıza-Şehri kurallarını uygulıyarak 200 yıl baskılara ve katliamlara rağmen varlığını sürdürmüştür. Burdada özel mülkiyet yok, zenginlik, fakirlik yok. Tarlada imece usulü çalışma var eşit yaşama var, EDEB var, İnsanlığın dolu dizgin yaşandiğı Rıza-Ülkesi var. Karmetiler 899 yılında kurulmuş olup 1190 yılına kadar devam etmiştir. Hallacı Mansur da bu Rıza Şehrinde yaşayanları yaydığı için Abbasi Hanedeni tarafında Bağdat‘ta 26 Mart 922 de katledildi.

Mehmet Ali Çabuk:
-Benzer şehir veya ülkelere örnekler verilebilir mi?

Pir Ali Koçak:
-Böyle Ortaklar Toplulukları Babailerin yaşam şekilleri Rızalıklı ve İkrarlı olmaları .. Yarın yanağında gayri herşeyin ortak olduğu bu Pirler Talibler Topluluğu, Selçukluyu rahatsız ediyordu ve Selçuklu Devletinin baskısına karşı Babailer İsyanı, Baba İhsak ve Baba İlyasın ve Baba Menteşenin mürütleri ile yaptıkları bir direniş, Malya ovasında paralı Bizans( Frenk) askerlerinin yardımı ile hezimete uğraması ile Anadolu‘da Alevilik yok olmayla yüzyüze geldi.
Daha sonra Hace Bektaş Kadıncık Ana Dergahında Aleviliğn yeni bir örgütlenme modelini ortaya koyarak kaybolan ocakların yerine 4 kapı 40 makam öğretrisi ile Babalar, Dedeler yetiştirerek Alevi canların bulunduğu bölgelere göndererek / atayarak Aleviliği/ Bektaşilik olarak kurtarmış oldu. Bu yeni Ekol öncekiler gibi olmadı.

Mehmet Ali Çabuk:
-Osmanlıda Aleviler Ortaklar Şehri oluşturmuşlar mıydı?

Pir Ali Koçak
-Hakk Yolu Canlar kendi Ortaklar Topluluğunu sürdürmüşlerdir. Bu Ortaklar Sistemi, Osmanlı Hanedanınıda rahatsız ediyordu. Osmanlı Timur istilasından sonra taht kavgası başlamış iki kardeşten Musa Çelebi Edirneyi Başkent yapmış ve Şeyh bedretini kendisine Kazasker yapmış. Kardeşi Mehmet Çelebi ise Bursayı kendine başkent yapmıştı. Musa Çelebi fakirleri koruma gibi bir misyonu ile devlet yönetirken. Kardeşi mehmet çelebi ise Bizans ve Sırp kırallarında yardım alarak Musa Çelebiyi yendi. Şeh Bedrettini İznike sürgüne gönderdi. Bedrettin Hacı bahane ederek Mürütleri Torlak Kemal Manısa Aydın dolaylarındaki Mürütleri Alevilerle Yarin Yanağında Gayri herşeyin ortak olduğu bir Rizalık Topluluğunu ziyaret etti.. Börklüce Mustafa İzmir Karaburun Civarındaki Ortaklar Topluluğu orda Yaşayan her inançtan insanlarla Rızalık Şehri Ortaklar Topluluğunda yaşıyanları ziyaret etti. Şeh Bedrettin Edirne Trakya ve Deliorman civarındaki mürütleri ile Ortaklar Şehrinde Yarın yanağında gayrı herşeyin ortak olduğu bu üç bölgedeki Ortaklar toplulukları Osmanlı Hanedanını yok edeceğinde kortukları için. Büyük bir ordu ile üstüne giderek yenilgiye urattı ve Şeh Bedrettini Serezde İdam ederek infaz etiler. Bu İsyanda Ege ve Akdeniz kavşağında kurulan Rızalık Şehri Alevilik tarihinde çok önemli bir zamandır.

Gönül deryasında çağlarım.
Bahar yağmurunda ağlarım.
Rızalık şehrinde doyarım.
Muhabbete destur ver Pirim.

Rızalık Toplulukları Osmanlı tarihindeki katliamlara bakarsak ne kadar çok Ortaklar toplulukları vardı ve bunların imha edilmesi için baskılar ve zulümlar yapılıyordu. Bir tek çareleri vardı oda direnmek isyan etmektı. Bunlar 1511 de Şahkulu ayaklanmasında 3000 Alevi kılıçtan geçirildi. Bundan bir yıl sonra 1512 yılında Yavuz Saltanata el koydu Anadoludaki Alevi köylerine Osmanlı memurları gelerek Nufus kayıtları yapılarak belirlendi. Bu arada 1514 yıllarında Nur Ali Halife Ayaklanmasını da bahane ederek 50000 Aleviyi katlettiler. 1516 Yılında başalayan Bozoklu Celal Ayaklanmasıda 1518 de kanlı bastırılıp Bozoklu Hasan katledilse de bu isyan fakir, yoksul köylülerin umudu oldu ve ardında 1519 da Şah Veli Ayaklanması oldu. 1520 Kanuni başa geçti ve 1525 te Baba Zünnun Ayaklanması başladı 1526 da kanlı bir şekilde bastırıldı ve gene 1528 / 27 / 28 yıllarında Kalender Çelebi Ayaklanmasıda kanlı bir şekilde bastırıldı.

Mehmet Ali Çabuk:
Rıza Şehri Bir ÜTOPYA mıdır?

Pir Ali Koçak:
– Rıza Şehri bir Utopi değil bir Yaşam Şeklidir. Bilinsin istiyorum.
Bu ayaklanmaların tamamı Ege, Akdeniz Orta Anadoluda Amasza‘dan, Yozgat‘tan Çorom‘dan, Sivas‘tan, Kayseri, Niğde ve Ankara civarında olmuştur. Yavuz, Şah İsmail ile Çaldıran Muharebesine giderken yol üzerinde on binlerce Alevi, Bektaşiyi kılıçtan geçirmiştir. Neden anlattım bu isyanları, ayaklanmaları? Bu bölgelerde Ortaklar Toplulukları Rıza Şehri esaslarına uygun yaşıyorlerdı. Buda Osmanlı Hanedanlık Sistemine bir tehdit olarak görülüyordu. Çünkü burda özel mülkiyet yoktu. Araziler, meralar, tüm mal davar herkesin ortak malı idi. Bu herkesin ortak malı olması Osmanlı Sarayının nüfuzuna ters düştüğünde yok edilmesine fetvalarla kararlar verilmiş ve uygulanmıştı. Neden Rıza Şehri vucut bulamamış çünkü eğemen güçler Rıza-Şehri nin yaşaması onların Kulü-köle sistemini yok ederdi.
Bu şu demek Rıza Şehri bir Utopi değil bir Yaşam Şeklidir. Bilinsin istedim.

Mehmet Ali Çabuk:
– Ortaklar Toplulukları ne zaman sona erdi?

Pir Ali Koçak:
-Öncekiler Dersim ve çevresindeki eyaletlerin dağlık bölgelerinde Ocaklar etrafında küçük kılanlar şeklinde yaşamlarını devam ettiriyorlardı ve bu 1970 lı yılların sonlarına kadar kör topal da olsa yaşatılıyordu. 12 Eylül 1980 halkların, İnançların, gerçeklerin düşmanları tarafından darbe yapılınca ve baskılar artırılınca Canlar kendi hayatlarını kurtarmak için bulundukları bölgelerde daha önceleri 1921 de 1938 lerde olduğu gibi zorla göçe, mecburi iskana tabi tutulunca. hem Alevilik hem de Aleviliği geliştiren, dönüştüren Ocaklar,Analar, Pirler, Reyberler, Musahibler birbirinden, ziyaretlerinden ve mekanlarından uzaklaşınca adım adım unutulmaya ve asimile olmaya başladı.
İşte bu bölgelerde Rızalık-Şehri yaşamını sürdürüyorlardı.

Mehmet Ali Çabuk:
-Demek ki koşulları ortadan kalkınca Rızalik Şehirleri de ortadan kalkıyor.

Pir Ali Koçak:
-Yaşam pratiği süzgecinden geçmeyen bir eğitime dayalı; Rızalık ve EDEB olmadan Rızalık-Şehri olmaz.
Rızalık Makamında-Kapısında Teslimi Rızalık olmalı ki özde olsunolabilsin, İkrarda olabilsin. Demekki Teslimi Rızalık olmalı.
İlk Rızalık Kemerbest olmakla başlar. Hakk Yolunda EDEB’i ailede başlar ( Bu Kemerbestteki Rızalk ve EDEB aynı zamanda Yolun yaşamsal, toplumsal hukukunu öğrenme zamanıdır). Aile yeni doğmuş çocuğunu 40 günden sonra kış değilse ziyarete götürür, Pirinden destur alır onu ziyaretin suyuna 3 defa batırıp çıkarır. Pir u Pak olarak Dünyaya gelen Can Piru paklığını gulbang eşliğinde pekiştirir. Bu çocuğa verilen ilk gulbang olarak kabul edilir. Daha önce doğumdan sonra anaya gulbang verilir O gulbanglar çocuğa verilen direkt bir gulbang değildir. Ana/ Pir veya Reyber buna benzer bir gulbangla suya batırılıp çıkarılmasını kutsamış olur.
Bismi Hakk. Ya Xızır sen bu canımızı sağlıklı büyümesine yardım et.
Ya Şahe Merdan bu Canımız Anasına Babasına güzel bir evlat olmasını nasıb et.
Ya Pir bu Canımız Hakk Yolunun yolcusu olamsına sen yardım et.
Burada sunulan lokmalar aşkına bu ziyaretimizin taşı toprağı aşkına bu canımız kendisine, ailesinei ve ortaklar topluluğumuza güzel bir Can olasını sağla ve kabul eyle.
Gerçeğe Hü.
Çocığumuz 7 ila 15 yaş arasında ya ailenin içinde yada dar çerçeveli bir Cemde kemer bağlanıp Rızalık alınır. Buradaki Rızalıkta Anne, Baba sorumludur. Kemer bağlanırken:
Ya Hakk, Ya Xızır, Ya Pir u Pak u Kamıi Baba bu kemer bağlama hizmetimizi ve kemeri hakikat yolu için kabul ve makbul eyle.
Gerçeğe Hü.
Bu ilk Rızalık Kemerbest olma İkrarı aynı zamanda Yola ve Rızalık-Şehrine hazırlanma İkrarıdır. Bu hazırlığın tamamlanması için çocuğun reşit olmasına kadar sürer. Bu arada gencimiz aile içinde talim terbiyesini geliştirir, toplumun EDEB’ini öğrenir. Burada okulda arkadaşlarının hakkına hukukuna saygı göstermesini öğrenir. Komşu çocukları ile oynarken herkesin hakkına ve hukukuna sagı göstermesini öğrenir. Burda EDEB’i öğrenir burdaki EDEB Hukuk/ Şeriat kapısı EDEB’idir. Eliyle hırsızlık yapmamasını, yani kendisine ait olmayana dokunmamasını öğrenir. Diline sahib olması, yalan söylemenin doğru olmadığını ve yalan söylenmemesinin gereklerini öğrenir. Beline sahib olmasının edebini öğrenir ki. kinin, Kibirin, nefretin, bencilliğin yanlış olduğunu ve olmaması gerektiğini öğrenir. Burda EDEB ve RIZALIK’la terbiye olduğu öğretilir ve pekişmesi ile Hakk Yoluna Rıza-Şehrinin EDEB’ide pekiştirmiş olur.

12.05.2020/mehmet ali çabuk.

NOT: Pir Ali Koçak ile söyleşi devam edecek.

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?