Kurbanından korkan Cellat.

Kurbanından korkan
Cellat.

Anadolu ve Mezepotamya coğrafyasının temel taşı ve vaz geçilmez değerlerinin başında gelen gerçeği ALEVİLER.

Bu coğrafyada kurulan otoriter egemenlik li güçlerin, din ve islâm motifli imparatorluk ve devletlerin en çok mağduriyetini, baskısını ve zulmünü yaşayan ALEVÎLER olmuştur.

ALEVİLER madur olduğu kadar mazlum, mazlum olduğu kadar da saflığını ve temiz kalmayı yasam ve felsefeleriyle sürdüre bilmiş ve bugünlere kadar varlıklarını koruya bilmişlerdir.

Yüzlerce ve bin yıllara tekabül eden, uygarlıklar savaşları din ve mezhep savaşları nın yaşandığı bu coğrafyada ALEVİ yasam ve felsefesinin kendi varlığını koruyup günümüze kadar taşıyabilmesi bir tesadüfü dür ?

Hemde, egemen olan bütün güç ve otoritelerin baskı, zulüm ve katliamlarına rağmen.

Kesinlikle tesadüf değil.
Tesadüf olmadığı gibi, kendini var eden felsefesinin derinliği, gelişmişliği ve bu gerçeğine uygun duruşu ve direnme gücü kapasitesiyle ilgili tarihsel ve günümüzde de geçerliliğini koruyan esaslı gerçeğidir.

Tarihten günümüze kadarki gelişim içerisinde, bir çok inanç, düşünce yapılanmaları ( felsefik çıkışlar) ve hatda etnik kökene dayalı topluluklar tarih sahnesinden silinmişlerdir.

ALEVİ topluluğu bu gün olduğu gibi tarihin , tarihin her aşamasında özgünlüğünü ve özgürlük arayışını koklayıp geliştirmeye çalışmıştır .

Adeta bir felsefe kulübü rolünü üstlenmiştir.

İnsanlığın karanlığında gözleri gören, doğa ve insan denkleminde sevgiyi ,bilgiyi esas alıp, gönül gözüyle bakıp, insanın ve insanlığın her türlü tirajedik durumu ve çıkmazı karşısında
UMUT , aydınlık yüzü olmayı geliştirip çabası içerisinde olması gerçeğidir.

Osmanlı doneminden bir ALEVİ Türkmen ağıdı.
Al Osmanlı şan şöhret sahibi Osmanlı, ekmede biçmede yeri yok yemeye gelince önündeki ni, elinden alır yer Osmanlı.

20 ci yüzyılın başı Osmanlının, siyasal İslam imparatorluğunun çöküşü.

Siyasal İslam iktidar ve devlet geleneğinin ulus, millet biçimli evrilmesi,.kuruluş ve gelişimi nin temel toplumsal ayağı ALEVÎLER ve Kürtler.

Cumhuriyetin temel devrimci karakterini oluşturan bu toplumsal dinamiklerdir.

Cumhuriyetin kuruluş ve inşasından sonra bu her iki toplulukta Aleviler ve Kürtler cumhuriyetin asimilasyon ve inkar politikalarına tabi tutuklarak, cumhuriyetin tüm nimetlerimden madur edilerek, Türk milliyetçiliği ve diyanet üzerinden mahkum edilerek, karşı devrim niteliğinde bir süreç yaşanmıştır.

Kürt ve Alevi katliamının Dersim den baskılayarak, Koçgiri , Çorum, Maraş ve Sivas.

Milliyetçi şoven geçinen herkese sormak gerekiyor, bu durum tesadüfüdür ?

Kesinlikle tesadüf değil.
Bu cumhuriyetin tercihidir.
Devlet aygıtı üzerinden kendini sürekli var eden bir avuç egemen zümrenin, Cumhuriyeti DEMOKRATİK bağımsız özünden boşaltarak, dışa bağımlı diktatörlüğün gelişim tercihini ve sonuçlarıdır.

Cumhuriyet kendi yetiştirdiği öz evlatları ı, Kürt ve Alevi gençleri, cumhuriyeti emek eksenli, dünyadaki gelişmeler sol sosyalist-devrimci gelişmeler le buluşturmak istemesinin karşılığı da boğmuştur.

Cumhuriyetin aydınlık yüzü beyinleri, geleceğinin temsili ve sigortası gençleri ve emeği savunanların mahkum edilmesi, işkencelerle katledilmesi , kurşunlanarak imha edilmesi cumhuriyete ikinci büyük darbeyi vurmuştur.

Osmanlının kırıntısı, cumhuriyetin karşı devrimci si, siyasal islam ve faşist Türk islam sentezi bu günkü Türkiye gerçeğinin ortaya çıkması sonuncunun, aşama aşama gerilemesine, boğulmasına ve iflasını getirmiştir.

Cumhuriyetin kurucusu, gerçek sahipleri olan Kürt ve Alevi stratejik birlikteliğiyle Türk devrimci-sol aydınlarının ve bu faşist iktidardan madur olan başta kadın, gençlik, emekçi halklarımızın tüm bileşenleriyle, cumhuriyetin demokratikleştirilmesi, özgürlüklerin geliştirilmesi ve hakların yasal güvenceye kavuşturulması, tarihte kader birliği etmiş toplumsal kesimlerin, an ve gelecek itibariyle, ortak mücadele, görev ve sorumluluğumuz dur.

Türüne ihanet eden, türünün değerlerini, kendine baskı, zulüm ve imha uygulayan saraylardan kırıntı kopartmak için peşkeş çekenler iflah olamazlar.
Tarih bunun çarpıcı örnekleriyle doludur.

Kemal Cenik.

 

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?