Kökalan: İnfaz Yasası Ile Birlikte Kadına Ve Çocuklara Yönelik Şiddet Daha Da Artacaktır-

Kökalan: İnfaz Yasası Ile Birlikte Kadına Ve Çocuklara Yönelik Şiddet Daha Da Artacaktır
11 Nisan 2020 – 13:56 pirha.net

PİRHA- Nar Çiçeği Kadın Dayanışması aktivistlerinden Berkin Kökalan, yaşanan pandemi sürecinde en çok etkilenenin kadınlar olduğuna dikkat çekerek, “Yapılması gereken koronavirüs önlemleri kapsamında şiddete yönelik önlemler içeren yasaların katı biçimde uygulanması, sığınma evleri ve acil yardım mekanizmalarının düzenlenmesi ve kadına yönelik şiddetle etkin bir mücadele yürütülmesidir” dedi.

Nar Çiçeği Kadın Dayanışması aktivistlerinden Berkin Kökalan, koronavirüs salgını ile birlikte artarak devam eden ev içi şiddet ve yeni infaz yasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünya çapında pek çok insanın ölümüne neden olan koronavirüs salgınının Türkiye’de de etkisinin artması ile birlikte toplumsal hayatın her geçen gün daha da etkilendiğine dikkat çeken Kökalan, “Bilim insanlarının tedavi ve aşı bulma çabası sürerken bizler de aldığımız kişisel önlemlerle, sosyal izolasyon ve karantina ile bu olağan dışı durumun ilerlemesini engellemeye çalışırken bir yandan da iktidarın bu konuda gerekli önlemleri alıp almadığını takip etmeye çalışıyoruz” dedi.

“YENİ SIĞINMA EVİ AÇAN VE ŞİDDET MAĞDURLARI İÇİN DESTEK PAKETİ AÇIKLAYAN ÜLKELER VAR”

“Yaşanan pandemi sürecinden en çok etkilenenlerin ise yine kadınlar olduğunu görüyoruz” diyen Kökalan, şunları ifade etti:

“Çünkü bu salgından korunmak için herkes ‘evde kal’ dese de ve evde kalmak salgın açısından güvenilir olsa da bilindiği gibi pek çok kadın için ev aslında çok da güvenli değil. Çünkü bugüne kadar yaşanılan deneyimlerden ve istatistiklerden gördüğümüz üzere; kadınlar %60 – %70 gibi bir oranla- evde şiddete maruz kalıyor. Koronavirüs ile başlayan bu olağanüstü döneme ilişkin en zorlayıcı durum ise şiddet gören kadınlar ve çocukların karantina sırasında şiddet faillerinden kaçamaması. Korona ile birlikte ev içi şiddet ile kadına şiddetin tüm dünyada arttığı da zaten bir gerçek. Ancak özellikle Avrupa ülkelerinde kadına yönelik şiddette meydana gelen artışla beraber buna ilişkin tedbirler alınmaya başladı. Yeni sığınma evi açan ülkeler var, şiddet mağdurları için destek paketi açıklayan ülkeler var.

Örneğin; Fransa hükumeti kadınları korumak için özel tedbirler aldı. Ülkede şiddet mağdurları evlerine en yakın eczaneye giderek durumu güvenlik güçlerine bildirebiliyor. Eğer şiddet uygulayan kişi mağdur ile birlikte ise mağdur, “maske-19” gibi bazı parolalar kullanıyor. İspanya’da da buna benzer uygulamalar bulunuyor. Fransa hükumeti ayrıca şiddet mağdurları için otellerde konaklama ücreti ödeyeceğini ve alışveriş merkezlerinde 20 destek merkezi kurulduğunu duyurdu. Kanada’da kadın sığınma evleri, cinsel saldırı merkezleri ve çocuk barınakları için toplam 50 milyon dolarlık destek paketi açıklandı. Avustralya’da da ev içi, aile içi ve cinsel şiddet mağdurları için açıklanan paketin büyüklüğü 92 milyon doları buluyor. Almanya yeni sığınma evleri açıyor. Avusturya ise önlemlere uyumlu özel yasa hazırlığı yapıyor. Türkiye’de bu karantina sürecinde 11 Marttan itibaren başlayan süreçte 20 günde 21 kadın öldürüldü. Ancak kadın örgütlerinin ve kadınların ısrarlı taleplerine rağmen diğer ülkelerdeki gibi herhangi bir tedbir alınmadı veya herhangi bir önlem paketi de açıklanmadı.”

“ŞİDDETE YÖNELİK ÖNLEMLER İÇEREN YASALAR KATI BİÇİMDE UYGULANMALIDIR”

Yine gündemde olan infaz yasası ile birlikte “Kadınlara ve çocuklara şiddet uygulayanların” koronavirüsten korunma bahanesi ile cezaevinden erken çıkarılması, kadına ve çocuklara yönelik şiddeti daha da arttıracağını vurgulayan Berkin Kökalan, “Cezaevlerinde önlem almak iktidarın görevidir. Kendi görevini gereği gibi yerine getirmeyen iktidarın, hiçbir önlem almaksızın hatta suçun mağduru kadının haberi dahi olmaksızın şiddet uygulayan faili cezaevinden çıkarmasının, kadının yeniden şiddet görme olasılığını arttırdığı da bir gerçek” dedi.

“ŞİDDETE KARŞI ETKİN BİR MÜCADELE ŞART”

Yapılması gereken koronavirüs önlemleri kapsamında şiddete yönelik önlemler içeren yasaların katı biçimde uygulanması, sığınma evleri ve acil yardım mekanizmalarının düzenlenmesiyle ilgili iktidarın acil önlem paketi düzenlemesi ve kadına yönelik şiddetle etkin bir mücadele yürütülmesi olduğunu belirten Kökalan, şunları söyledi:

“Daha da kötüsü Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun (HSK) 30 Mart’ta yayınladığı genelge ile “6284 Sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının yükümlülerin koronavirüs kapsamında sağlığını tehdit etmeyecek şekilde değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Zaten Türkiye’de 6284 Sayılı Kanun yönelik yapılan algı ortadayken ve bu kanun kapsamında uygulanması gereken tedbirler gereği gibi uygulanmadığı için normal şartlarda da kadına yönelik şiddetin önüne geçilemezken, karantina sürecinde bu tarz bir düzenleme ile 6284 Sayılı Kanun’un bu derece yoruma açık bırakılması, “bu yasayı uygulamasan da olur, uzaklaştırma kararı vermesen de olur” şeklinde anlaşılabilecektir. Bu düzenlemenin derhal geri alınması gerekmektedir.”

Cebrail ARSLAN/ANKARA

Haber
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?