PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ -11

ORTAKLAR TOPLULUĞU RIZA ŞEHRİ

Mehmet Ali Çabuk:
-Saygıdeğer Pirim, Rıza Şehri bir başka deyiş ile Oratklar Topluluğuna varatabilmenin olmazsa olmazı nedir?

Pir Ali Koçak:
-Eğitim… Evet evet büyük harflerle yazın lütfen EĞİTİM…

Mehmet Ali Çabuk:
– Ya rızalık,ahlak, ikrar ve edep?
Pir Ali Koçak:
-Rızalik,ahlak, ikrar ve edebin bilince çıkarak harekete geçmesinin ana motoru eğitimdir Tabiki Ortaklar Topluluğu RIZA-ŞEHRİ’inde Ahlak, ikrar, Edeb büyük önem arz etmekte. Özelikle EDEB ve RIZALIK olmadan yürüyemiyeceğini fark eden bilge Canlar, bu konuda Eğitime büyük önem vermişlerdir.
Hemen hemen her çocuğun inaçsal bakımından aile ile birlikte mutlaka bir bilgeye Mürebbiye/ Reybere/ Rehbere ihtiyaç duyulmuştur. Bu minval üzere eğitim müfredatı ve sistemini hayata geçirip uygulanmış.

Mehmet Ali Çabuk:
-Rıza Şehri’nin Alevilikte amaç durumuna gelmesi nasıl belirginleşmiş ve ilk kaynağı nedir, nasıldır. Suyun kaynağına varabilsek.

Pir Ali Koçak:
-Elimizde yazılı bir belge(kaynak) olmadığını herkes bilmektedir.
Rızalık-Şehrini İmam Cafer Emir-Name’sinde/ Buyruğu’nda bir efsane olarak anletılmakta olsa da, maddi bir dayanağı yok. Bir dervişin gezerken yolu Rıza-Şehrine uğraması ile anlatılan bir hikaye. Karşılıksız Rızalığın olmadığını anlatırken, Rızalığın da burada tam anlatılamadığının kanısındayım. Herşey yolunda iken iş evliliğe gelince kadınla buluşacağı son buluşmada oradaki bahçenin birinde Nar koparıp, dalları kırması ile son buluyor.
Rızalık Şehrinin bir adaleti yokmu? Darı Yokmu? Neden Derviş Hakk Meydanına çıkarılmadan direkt kovar gibi ”Rıza-Şehir’inde dışarı atılıyor ? Burda rızalıksız, adaletsiz bir tavır sergilenmiştir. Bu da Alev-i EDEB’i ne uygun değildir.
Bu anlamda burada anlatılan Rıza-Şehri Alevilerin ütopyası anlamına sokulmaya çalışılmışsada, çelişkili olduğunda olması ve Hakk Yolu Erkanı uygulamadıkları için doğru değildir.
Rıza-Şeri Alevilerin/ tüm insanların yaşadığı ortamda kominal bir şekilde eşitlik içinde RIZALIK’la yaşarsa RIZA-ŞEHRİ’inde yaşamış olur. Yani biz İnsanı/ İnsanlığı ön planda tutup Rızalığı anlayıp bilince çıkarırsak ve ihtiyacımızdan fazlasını ihtiyacı olan insanlarla paylaşmayı bilirsek RIZALIK-ŞEHRİ’ini de anlamış ve yaşamış oluruz. Tarihte Mezapotamyada, İran Platolarında, Basra Körfezi kıyılarında ve Anadoluda onlarca kabileler/ aşiretler/ kaleler Rızalık-Şehir’leri idi.
Mehmet Ali Çabuk:
– Çok ilginç, oysa ben şahsen ‚‘Rıza Şehirleri kurulmadı. Gelecekte amaç kurulmaları…‘‘ Diye biliyordum…

Pir Ali Koçak:
-Bakalım Helmut Uhlig Die Sumerer / Sumurler kitabının 76 ve 77 ci sayfalarında ne demiş. ( Almanca Çeviri bana ait) ”İnsanlar yazmaya başlayınca ilk kelimeler Resimlerdi.
Urk Şehrinde. şehir yerleşimleri Tapınakların çevresinde oluşmakta idi burada eski bir teknokrat-Sosyalızim vardı. Pirister aynı zamanda şehrin idaresinde sorumlu idi. Bu sorumluluğun altında çiftçiler, çobanlar, zanatkarlar ( marangozlar, duvarcılar gibi elsanatları) ayrıca tapınağın çalışanları vardı. Burda çok önemli bir kontrol sistemi vardı. Özel mülkiyetin olmadığı ve kimse bir başkasının hakkı olana el uzatmaması için bir otokontrol sistemi uygulanıyordu. Tapınak yöneticileri Pir-ster( Pir Bilge , ster yıldız ışık saçan demek) Pir-ister herkesin eşit bir şekilde ortaklaşa yaşaya bilmesi için mahsulü, ( hayvansal mahsüller, hububat, meyve ve sebzeler ) eşit bir şekilde nufusa göre taksim ederdi. Burda Vergi yok serbest ve açık bir yaşam şekli vardı herkes birbirinin yaşam şeklini biliyo ve eksikliklerinden sorumluydu.” Helmut Uhling den bu kadar. Bu bir Rıza-Şehri idi. Tarihin derinliklerine inmeye gerek yok. İslamın baskısında, sömürüsünde bunalan Karametiler de 200 yıl Basra Şehrinin güneyinde bir Ortaklar Ülkesi kurmuş ve Rıza-Şehri kurallarını uygulıyarak 200 yıl baskılara ve katliamlara rağmen varlığını sürdürmüştür. Burdada özel mülkiyet yok, zenginlik, fakirlik yok. Tarlada imece usulü çalışma var eşit yaşama var, EDEB var, İnsanlığın dolu dizgin yaşandiğı Rıza-Ülkesi var. Karmetiler 899 yılında kurulmuş olup 1190 yılına kadar devam etmiştir. Hallacı Mansur da bu Rıza Şehrinde yaşayanları yaydığı için Abbasi Hanedeni tarafında Bağdat‘ta 26 Mart 922 de katledildi.

Mehmet Ali Çabuk:
-Benzer şehir veya ülkelere örnekler verilebilir mi?

Pir Ali Koçak:
-Böyle Ortaklar Toplulukları Babailerin yaşam şekilleri Rızalıklı ve İkrarlı olmaları .. Yarın yanağında gayri herşeyin ortak olduğu bu Pirler Talibler Topluluğu, Selçukluyu rahatsız ediyordu ve Selçuklu Devletinin baskısına karşı Babailer İsyanı, Baba İhsak ve Baba İlyasın ve Baba Menteşenin mürütleri ile yaptıkları bir direniş, Malya ovasında paralı Bizans( Frenk) askerlerinin yardımı ile hezimete uğraması ile Anadolu‘da Alevilik yok olmayla yüzyüze geldi.
Daha sonra Hace Bektaş Kadıncık Ana Dergahında Aleviliğn yeni bir örgütlenme modelini ortaya koyarak kaybolan ocakların yerine 4 kapı 40 makam öğretrisi ile Babalar, Dedeler yetiştirerek Alevi canların bulunduğu bölgelere göndererek / atayarak Aleviliği/ Bektaşilik olarak kurtarmış oldu. Bu yeni Ekol öncekiler gibi olmadı.

Mehmet Ali Çabuk:
-Osmanlıda Aleviler Ortaklar Şehri oluşturmuşlar mıydı?

Pir Ali Koçak
-Hakk Yolu Canlar kendi Ortaklar Topluluğunu sürdürmüşlerdir. Bu Ortaklar Sistemi, Osmanlı Hanedanınıda rahatsız ediyordu. Osmanlı Timur istilasından sonra taht kavgası başlamış iki kardeşten Musa Çelebi Edirneyi Başkent yapmış ve Şeyh bedretini kendisine Kazasker yapmış. Kardeşi Mehmet Çelebi ise Bursayı kendine başkent yapmıştı. Musa Çelebi fakirleri koruma gibi bir misyonu ile devlet yönetirken. Kardeşi mehmet çelebi ise Bizans ve Sırp kırallarında yardım alarak Musa Çelebiyi yendi. Şeh Bedrettini İznike sürgüne gönderdi. Bedrettin Hacı bahane ederek Mürütleri Torlak Kemal Manısa Aydın dolaylarındaki Mürütleri Alevilerle Yarin Yanağında Gayri herşeyin ortak olduğu bir Rizalık Topluluğunu ziyaret etti.. Börklüce Mustafa İzmir Karaburun Civarındaki Ortaklar Topluluğu orda Yaşayan her inançtan insanlarla Rızalık Şehri Ortaklar Topluluğunda yaşıyanları ziyaret etti. Şeh Bedrettin Edirne Trakya ve Deliorman civarındaki mürütleri ile Ortaklar Şehrinde Yarın yanağında gayrı herşeyin ortak olduğu bu üç bölgedeki Ortaklar toplulukları Osmanlı Hanedanını yok edeceğinde kortukları için. Büyük bir ordu ile üstüne giderek yenilgiye urattı ve Şeh Bedrettini Serezde İdam ederek infaz etiler. Bu İsyanda Ege ve Akdeniz kavşağında kurulan Rızalık Şehri Alevilik tarihinde çok önemli bir zamandır.

Gönül deryasında çağlarım.
Bahar yağmurunda ağlarım.
Rızalık şehrinde doyarım.
Muhabbete destur ver Pirim.

Rızalık Toplulukları Osmanlı tarihindeki katliamlara bakarsak ne kadar çok Ortaklar toplulukları vardı ve bunların imha edilmesi için baskılar ve zulümlar yapılıyordu. Bir tek çareleri vardı oda direnmek isyan etmektı. Bunlar 1511 de Şahkulu ayaklanmasında 3000 Alevi kılıçtan geçirildi. Bundan bir yıl sonra 1512 yılında Yavuz Saltanata el koydu Anadoludaki Alevi köylerine Osmanlı memurları gelerek Nufus kayıtları yapılarak belirlendi. Bu arada 1514 yıllarında Nur Ali Halife Ayaklanmasını da bahane ederek 50000 Aleviyi katlettiler. 1516 Yılında başalayan Bozoklu Celal Ayaklanmasıda 1518 de kanlı bastırılıp Bozoklu Hasan katledilse de bu isyan fakir, yoksul köylülerin umudu oldu ve ardında 1519 da Şah Veli Ayaklanması oldu. 1520 Kanuni başa geçti ve 1525 te Baba Zünnun Ayaklanması başladı 1526 da kanlı bir şekilde bastırıldı ve gene 1528 / 27 / 28 yıllarında Kalender Çelebi Ayaklanmasıda kanlı bir şekilde bastırıldı.

Mehmet Ali Çabuk:
Rıza Şehri Bir ÜTOPYA mıdır?

Pir Ali Koçak:
– Rıza Şehri bir Utopi değil bir Yaşam Şeklidir. Bilinsin istiyorum.
Bu ayaklanmaların tamamı Ege, Akdeniz Orta Anadoluda Amasza‘dan, Yozgat‘tan Çorom‘dan, Sivas‘tan, Kayseri, Niğde ve Ankara civarında olmuştur. Yavuz, Şah İsmail ile Çaldıran Muharebesine giderken yol üzerinde on binlerce Alevi, Bektaşiyi kılıçtan geçirmiştir. Neden anlattım bu isyanları, ayaklanmaları? Bu bölgelerde Ortaklar Toplulukları Rıza Şehri esaslarına uygun yaşıyorlerdı. Buda Osmanlı Hanedanlık Sistemine bir tehdit olarak görülüyordu. Çünkü burda özel mülkiyet yoktu. Araziler, meralar, tüm mal davar herkesin ortak malı idi. Bu herkesin ortak malı olması Osmanlı Sarayının nüfuzuna ters düştüğünde yok edilmesine fetvalarla kararlar verilmiş ve uygulanmıştı. Neden Rıza Şehri vucut bulamamış çünkü eğemen güçler Rıza-Şehri nin yaşaması onların Kulü-köle sistemini yok ederdi.
Bu şu demek Rıza Şehri bir Utopi değil bir Yaşam Şeklidir. Bilinsin istedim.

Mehmet Ali Çabuk:
– Ortaklar Toplulukları ne zaman sona erdi?

Pir Ali Koçak:
-Öncekiler Dersim ve çevresindeki eyaletlerin dağlık bölgelerinde Ocaklar etrafında küçük kılanlar şeklinde yaşamlarını devam ettiriyorlardı ve bu 1970 lı yılların sonlarına kadar kör topal da olsa yaşatılıyordu. 12 Eylül 1980 halkların, İnançların, gerçeklerin düşmanları tarafından darbe yapılınca ve baskılar artırılınca Canlar kendi hayatlarını kurtarmak için bulundukları bölgelerde daha önceleri 1921 de 1938 lerde olduğu gibi zorla göçe, mecburi iskana tabi tutulunca. hem Alevilik hem de Aleviliği geliştiren, dönüştüren Ocaklar,Analar, Pirler, Reyberler, Musahibler birbirinden, ziyaretlerinden ve mekanlarından uzaklaşınca adım adım unutulmaya ve asimile olmaya başladı.
İşte bu bölgelerde Rızalık-Şehri yaşamını sürdürüyorlardı.

Mehmet Ali Çabuk:
-Demek ki koşulları ortadan kalkınca Rızalik Şehirleri de ortadan kalkıyor.

Pir Ali Koçak:
-Yaşam pratiği süzgecinden geçmeyen bir eğitime dayalı; Rızalık ve EDEB olmadan Rızalık-Şehri olmaz.
Rızalık Makamında-Kapısında Teslimi Rızalık olmalı ki özde olsunolabilsin, İkrarda olabilsin. Demekki Teslimi Rızalık olmalı.
İlk Rızalık Kemerbest olmakla başlar. Hakk Yolunda EDEB’i ailede başlar ( Bu Kemerbestteki Rızalk ve EDEB aynı zamanda Yolun yaşamsal, toplumsal hukukunu öğrenme zamanıdır). Aile yeni doğmuş çocuğunu 40 günden sonra kış değilse ziyarete götürür, Pirinden destur alır onu ziyaretin suyuna 3 defa batırıp çıkarır. Pir u Pak olarak Dünyaya gelen Can Piru paklığını gulbang eşliğinde pekiştirir. Bu çocuğa verilen ilk gulbang olarak kabul edilir. Daha önce doğumdan sonra anaya gulbang verilir O gulbanglar çocuğa verilen direkt bir gulbang değildir. Ana/ Pir veya Reyber buna benzer bir gulbangla suya batırılıp çıkarılmasını kutsamış olur.
Bismi Hakk. Ya Xızır sen bu canımızı sağlıklı büyümesine yardım et.
Ya Şahe Merdan bu Canımız Anasına Babasına güzel bir evlat olmasını nasıb et.
Ya Pir bu Canımız Hakk Yolunun yolcusu olamsına sen yardım et.
Burada sunulan lokmalar aşkına bu ziyaretimizin taşı toprağı aşkına bu canımız kendisine, ailesinei ve ortaklar topluluğumuza güzel bir Can olasını sağla ve kabul eyle.
Gerçeğe Hü.
Çocığumuz 7 ila 15 yaş arasında ya ailenin içinde yada dar çerçeveli bir Cemde kemer bağlanıp Rızalık alınır. Buradaki Rızalıkta Anne, Baba sorumludur. Kemer bağlanırken:
Ya Hakk, Ya Xızır, Ya Pir u Pak u Kamıi Baba bu kemer bağlama hizmetimizi ve kemeri hakikat yolu için kabul ve makbul eyle.
Gerçeğe Hü.
Bu ilk Rızalık Kemerbest olma İkrarı aynı zamanda Yola ve Rızalık-Şehrine hazırlanma İkrarıdır. Bu hazırlığın tamamlanması için çocuğun reşit olmasına kadar sürer. Bu arada gencimiz aile içinde talim terbiyesini geliştirir, toplumun EDEB’ini öğrenir. Burada okulda arkadaşlarının hakkına hukukuna saygı göstermesini öğrenir. Komşu çocukları ile oynarken herkesin hakkına ve hukukuna sagı göstermesini öğrenir. Burda EDEB’i öğrenir burdaki EDEB Hukuk/ Şeriat kapısı EDEB’idir. Eliyle hırsızlık yapmamasını, yani kendisine ait olmayana dokunmamasını öğrenir. Diline sahib olması, yalan söylemenin doğru olmadığını ve yalan söylenmemesinin gereklerini öğrenir. Beline sahib olmasının edebini öğrenir ki. kinin, Kibirin, nefretin, bencilliğin yanlış olduğunu ve olmaması gerektiğini öğrenir. Burda EDEB ve RIZALIK’la terbiye olduğu öğretilir ve pekişmesi ile Hakk Yoluna Rıza-Şehrinin EDEB’ide pekiştirmiş olur.

05.04.2020/mehmet ali çabuk.

NOT: Pir Ali Koçak ile söyleşi devam edecek.

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?