PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEİ 3

PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEİ 3
M.Ali Çabuk
3.02.2020 Pzt 19:51
Mehmet Ali Çabuk:
-Sn Pir Ali Koçak Kırklar Cemi Mitolojisindeki, Kırkların EŞİTLİĞİ sizce neyin vurgusudur?
Pir Ali Koçak:
-Kırkların eşitliği aynı zamnada Ruh/ Can ve Fiziki birlik anlamıda; Çoklukta tekliği, teklikte çokluğu. İfade etmesidir.
Muhammed; ‘’Biriniz eksik 39 kişisiniz’’ deyince Kırklar ‘’O Selmandır, eksik değil aramızdadır’’ Bu Kelamla Peygamber şaşkınlığa düşer. Kırkalr bunu görünce ‘’Biz kırk kişiyiz, Kırkımız da bir kişiyiz’’ Derler. Muhammed’e inadırıcı gelmedi. Bunun Üzerine kesilen bir bilekle herkeste kan aktı. Bir damla da pencereden geldi ve kesilen bilek bağlandı herkesin kanı durdu. Selman’ın da bileğinin sarılı gelmesi ruhen ve fiziken Kırkların BİR olduklarının ve burada VARLIĞIN BİRLİĞİ’ne işaret edilmiştir.
Ayrıca birbirlerine karşı olan sorumluluklarının ispatıdır. Oysa Muhamedin Kuran Dininde herkes ayrı kaderle yaşamak zorunda ve kimsenin kimseye karşı bir sorumluluğu yoktur. Herkes Allah karşı sorumludur.
Mehmet Ali Çabuk:
-Çok teşekkür ediyorum, açıklama için. Ancak, Kırklar Cemindeki ÜZÜM ve DEM vurgusunu açar mısınız?
Pir Ali Koçak:
-Selman Rızalıkla döşürdüğü bir Üzüm tanesinin eşit olarak paylaşımında çıkarılacak ders vardır. Şöyleki; İslama göre üzümden şerbet yapılıp içildiği idda edilir, bununla Kırkları Müslümanlığın içinde eritmek yada Şii İslam’ın içinde eritmek istemeleridir. O Üzüm tanesi ezilip şarap olmuştur/ yani bildiğimiz Cemlerde sunulan DEMdir. Şeriatçı otorite ve Şii molla otoritesinin baskısı bu yaşamda (dünyada) şarap, Dem içilmez hepsini Cennete bırakmış ve insanların beyinlerini uyuşturarak, Şarap içip Huri ve Gılmanlarla eğlenmeye odaklamak olmuştur. Kırklar Ceminde içilen demle Mest olup Semah dönenlerin ibadetlerini yok saymaktır.
Deme Üzüm Şerbeti diyenlere, Kul Nesimi’den bir cevap var.
Sorma be birader mezhebimizi
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır
Çağırma meclis-i riyaya bizi
Biz şerbet içmeyiz dolumuz vardır
Biz müftü bilmeyiz fetva bilmeyiz
Kıyl-ü kal bilmeyiz ifta bilmeyiz
Hakikat bahsinde hata bilmeyiz
Şah-ı Merdan gibi ulumuz vardır
Bizlerden bekleme züht-ü ibadet
Tutmuşuz evvelden rah-ı selamet
Tevvella olmaktır bize alamet
Sanma ki sağımız solumuz vardır
Ey zahit surete tapma Hakk’ı bul
Şah-ı velayet’e olmuşuz hep kul
Hakikat şehrinden geçer bize yol
Başka şey bilmeyiz Ali’miz vardır
Nesimi esrarı fas etme sakın
Ne bilsin ham ervah likasın Hakk’ın
Hakk’ı bilmeyene Hak olmaz yakın
Bizim Hak katında elimiz vardır.
Der Kul Nesimi
Mehmet Ali Çabuk:
-Gerçeğin İLİM ile ispatı, Ali’nin IŞIK varlığı ve Ali’nin Muhammed’den ÜSTÜN oluşu vurgularını görüyorum. Yanılıyor muyum?
Pir Ali Koçak:
Hayır, yanılmıyorsunuz…
Mehmet Ali Çabuk:
Bu durumda anılan vurguları açmanızı rica ediyorum.
Pir Ali Koçak:
-Hayhay efendim.
Kırklar Meclisindeki Ali’nin varlığı Muhamed’in üstündedir. Semah dönerken Alinin parmağında Hatemi görünce Arslanın Ali olduğunu anlar ve şaşkınlığı kat be kat artar. Ve Alinin kendisinden üstün olduğunu kabul eder. Bu anlamda Muhammed Şeriatı kabul etmiştir. Muhammedin Şeriatçı Kuran Dini, Müslümanlığın katı kurallarını ile Şeriatla yönetmeyi kabullemiştir. Aliye kalan; Tarikat, Marifet ve Hakikat Kırk-larda anlatılan Ali’nin İslamla, Şiayla hiç bir bağlantısının olmadığının ispatıdır. Çünkü Darık dediğimiz Pirin elindeki Asadır. Tarikat da ismini Darıktan Asadan almış olan YOLdur. Marifet EDEBdir bu da islam’da olmayan bir gerçektir. Hakikat ise İLİMdir. ilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Hakikatı bilmeyen gerçeği göremez. Gerçeğin ispatıda ilimle olur.
Mehmet Ali Çabuk:
-İslamın hiçbir kuralının Kırklar’a ve dolayısı ile Aleviliğe uymadığı uymadığı görülüyor. Kırklar mitolojisinin buraya olan vurgusunu değerlendirir misiniz?
Pir Ali Koçak:
-Muhammed’in, Hakk katında Kırklarla birlikte olması ve Kırkların karar vermesi içinde görünmüş olsa da hiç bir zaman 41 olmamışlar. Yani bu da gösteriyorki Kırklar Cemi sorgulayıp karar verip, Muhammed’i Hizmetçi olarak kabulenmeleri ile kararın sadece Hakkla Hakikatla Semah dönerek vecd olan Kırklara ait olduğunu açıkça gösterilmesidir. Zira Muhammed semah dönerken Ali’nin Parmağında Hatemi görünce Kırklar Semahını bozmuş oluyor ve Ali Hatemi ona iade ederek Kırkların Dışına çıkarıyor. Çünkü Başlangıçta Peygamberin Kırkların içine sığmıyacağını söylemişlerdi. Burda kesin olarak şunu söylemiş oluyor, Alev-i lerin Peygamberi olamaz… İslam ve İslamın dayattığı ya da içimizdeki hakiki islamlar bu Alev-i liğin içine sığmazlar. Alevilerin, ‘’Biz müslümanız’’ demeleri kuşkusuz anlaşılmayan bir vakaadır. Ayrıca ”biz Müslümanız” diyen Alev-i ler İslama uygun hiç bir karşılığı olmayan bir Müslümanlığı bir başka kalıba dökerek ortaya koymaya çalışmış oluyorlarki bunun hiç bir madi karşılığı yokytur.
01.02.2020/mehmet ali çabuk
NOT: Röportajımız bölümler halinde devam edecektir

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?