BİZ KİMİZ?

BİZ KİMİZ?

BİZ KİMİZ?
“Dünyayı fethetmek zorunda değiliz. Bize onu baştan yaratmak yeter” (Zapatistalar) Biz, toplumu değil sadece kendimizi değiştirmek üzere yola çıkıyoruz. Değişimin nereye varacağını ise yaşadıkça göreceğiz.
İtirazımız, yönetenler karşısında nesneleşmiş özneler halinedir. Nesneleşmiş özne, belleğini ve iradesini yitiren öznedir, unutuştur. Bugünümüzü ve yarınımızı kendimiz şekillendirmek, kısacası artık kendimiz olmak istiyoruz.
Bunun için bir aradayız. Sözümüzü söyleyip ortak çalışmak ve aldığımız kararları da yine ortaklaşarak yaşama geçirmeyi hedefliyoruz. Hepimiz bu binanın hem mimarı ve mühendisi, hem de işçileriyiz. Öğrencileri olduğumuz kadar, öğreticileriyiz de yaşamın. Farklılıklarımız ve çeşitliliğimizle birlikte üretip birlikte yaşama geçirmenin tadına varmak istiyoruz.

Hiç birimizin sözü bir diğerinkinden daha az kıymetli değildir. Grubun belirlenmiş bir yöneticisi ve sözcüsü yoktur çünkü tüm grup üyeleri hem sözcümüz ve hem de yöneticilerimizdir. İşin özü şu ki hem yöneten ve hem de yönetileniyiz kendimizin. Birbirimizi dinleyerek, konuşarak, tartışarak bugünümüz ve geleceğimize dair ortak kararlar alıp uygulamak istiyoruz.

Belki el yordamıyla ilerliyoruz ancak gözü bağlı ve nesneleşmiş bir şekilde başkalarına kendimizi ve irademizi teslim etmekten bin kez daha anlamlı ve onurlu bir yol olduğundan eminiz. Kapitalizm ve önceki sömürü sistemleri tarafından tahrip edilerek ters yüz edilmiş dünyamızın, verili durumuna itiraz ediyoruz.
Aleyhimize olan bu düzenin aleyhine olmanın en doğal bir hak olduğunu düşünüyor ve bu hakkımızı kullanmaktan imtina etmeyeceğimizi deklere ediyoruz. Biz, belirsiz birinci çoğul şahıslar yani doğrudan demokrasiyi savunanlar, kişilerin değil; ortaklaştığımız fikirler arkasında yürümeyi ve savunmayı kendimize ilke edinenleriz.
Doğrudan demokrasi ilkesini bizler keşfetmedik ancak öyle inanıyoruz ki pratiğimiz ve yaşam karşısındaki duruşumuzla dünya demokrasi mücadelesine iz bırakacak katkılar sunabiliriz. Bizler, iktidarı ele geçirmeyi değil, iktidarın gerçek sahipleri olan özne bireylere iade ederek süreç içinde tamamen halk tarafından seçilmesini ve yönetilmesini savunuyoruz.

Gönül Rızalığını temel alıyoruz.

Ünlü siyaset bilimcisinin dediği gibi “devlet var olduğu sürece özgürlük yoktur.
Özgürlük olduğu zaman da devlet olmayacaktır” Zaten demokrasi, iktidarın sınırlandırılması değil midir? Doğrudan demokrasi, elitlerin ve profesyonellerin değil; ezilenlerin, mülksüzlerin ve yok sayılanların kısacası sokaktaki ilerici aydın bilinçli, halkın demokrasisidir. Temsili demokrasinin mezar kazıcısı olarak dipten gelen dalgadır. Tadına varıldığında bir daha unutulamayacak ve terk edilemeyecek bir sevgilidir. Umudun çığlığıdır.
,
Biz kimiz? Neden bu sayfayı açtık.?

Aleviliğin ezelden beri doğa güneş toprak su emek ve ışıkla bilim ile yola çıkanlar süreç içerisinde belirli iktidarlar, Hakım güçler ve onun iş birlikçileri ve medya ve din insanları kanalı ile İslamlaştırmaya ve özüne ters düşen ırkçı söylemlerle Türklüğe özendiremeye Çalışmışlardır..

Vatan millet bayrak ve Mustafa kemal ismini öne sürerek ırkçı düşüncelerle bir çok Alevi kurumlarında ve sosyal medya sayfalarında bu tür düşüncelerle Aleviler aldatılmakta ve zehirlenmektedir..
Buna karşı biz Mezepotomya topraklarında yaşayan öz sahipleri olan tüm halkların ortak yaşam ve ortak dayanışmasını ve bu Topraklar onların ezeli ana vatanlarıdır diyerek ortak yaşamı ve birlikte paylaşımı savunduk. Felsefemizin merkezi hak doğa insan ve ihtiyaca göre paylaşım

Sayfamızda hem okuru hem yazarı hem, de yöneticisi ve işçileri olduk.

Felsefemiz gereği benliği bencilliği ret ettik. İnsana doğaya yaşama dair bilgi ve belgeleri paylaştık. Alevi ve demokrat yazlara ve okurlara sayfamızı açık tuttuk. Paylaşımlara yer verdik. Başka Alevi sayfalarının ve Karumlarının çalışmalarını, izledik doğru bulduklar mızı destekledik. Tekkeciliği ve tekelciliği ret ettik.

Ortak akıl ve ortak çalışma uyum bizi başarıya taşır.
Geleceğimiz gençliğimiz için önemli çalışmalara başladı canlarımız. Onların sesi olmaya çalışacağız.
Gençlerimizin teknik bilgi ve becerileri ilgileri ile bilge pirlerimizle, aydın yazarlarımızla panellerde buluşturup ezberi ve kör inancı aşarak yolun bilgisi ve dili ile geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz.

Eğitim çalışmaları olmadan gelecekten söz edemeyiz!
Çağın teknolojisini ve zamanımızı çok iyi, kullanarak şehirler ve ülkeler arası bağlar iletişim bağaları kullanarak haber ve iletişim ağını mutlaka güçlendirmeliyiz.
.
İnancımız gereği.

Hakikati kendimizden başlatmak zorundayız.

Aramızdaki gönül kırgınlıklarını düzelterek
Gerçeğe Hü diyerek yola yoldaş olacağız..

Sayfamızda sadece inançsal yazılara değil siyasi çalışmalarda taraf olduk ve saf tutuk.
Aleviler siyasetten ‘’uzak tutalım’’ diyenlere karşı çıktık. İçtiğimiz su yedeğimiz ekmekte siyaset vardır diyerek, yolumuza devam ediyoruz.

Ah ile vah ile diz dövenlerden değiliz.

Gönlümüz kapımız bize dostça gelenlere açıktır..

Aşk İle

Aydın Can

14.3.20

 

Köşe Yazıları
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?