PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ-7

SAKA SUYU / DEM HİZMETİ:

Mehmet Ali Çabuk:
-Pirim ‘’Su gibi aziz ol’’ Derler. Su kutsiyet arzeder mi?

Pir Ali Koçak:
-‘’Su gibi aziz ol’’ sözü Alevi sözü değildir.
Toprak, Su, Eşler, Hava ile Ateş eşler dördü musahibler. Bu musahiblere pir Can veriyor ve canlı oluyorlar. Kutsallık olmaz. Hakk yolunda her nesne aynıdır. Onlar bizim varımız. Varlığın ana kaynaklarıdır. Kutsiyet görünmeze verilir. Hakk Yolunda kemalete varmak, insanlık içinde bir üstünlük kazandırmaz. Hakk Yolunda büyük, küçük, Makam, zengin, fakir olmaz. Canlar eşittir. Su gibi aziz ol Alevi Yolunda söylenmez Hakk Yolunda ‚‘Su gibi Arı Duru ol ‚‘ Diyebiliriz. Su; paklığın, marifetin sembolüdür. Marifette aziz olmak diye bir terim yoktur. Marifette İlmi Ledunu özümseyen can, ehil can olur. Reyberlik yol gösteren olur. İlmi Ledun sosyal bilimlerdir. Toplumun sevk ve idaresi için, ayrıcada toplumun /canların yaşamlarını güzel ve rahat idame etmeleri için kulanılan ilimlerin tümüdür. Aşk ile

Mehmet Ali çabuk:
-Dem için ne diyebiliriz, su ile dem aynı şeyler değil mi?

Pir Ali Koçak:Ü
-Saka Suyu Demdir. Demin içilmesi ile canlar semah dönerler, elest , pervaz olurlar. Meyhoş olan canlar da vecd olurlar, Hakk ile Hakk olurlar. Saka suyu pirin gulbangından sonra, semah dönen canların vecdden ayılmaları için bir damla verilir. O damla ile tekrar Meydanda olduklarının farkına varırlar yani Canlar uyanır. O bir damla su divanda alınır. İşte bir dörtlüğüm.

Divana bir damla su yeter.
Ne kaynağı ne suyu biter.
Niyazı bin parçaya böler.
Paylaşımı canlara sundu.

Mehmet Ali Çabuk:
Pirim bu dörtlüğün harika… Doğrusu şiirin hepsini rica ediyorum.

Pir Ali Koçak:

– GERÇEĞİN BAĞINDA

Bir zemini zamanı yoktu.
O yolu buldu hakkın yolu.
İlk demde kadehleri doldu.
Dilsiz çerağa gulbang sundu.

Şah pılan çizdi itinayla.
Hakkın binası kırkbin yılda.
İnşa etti xızır sevdayla.
Yıldızını evrene sundu.

Pirsize tabi olma dedi.
Delil evrende aydın idi.
Gönülde xızır bir nur idi.
O noktayı evrene sundu.

Meydanda adalet gösterdi.
Murşid dili çok sade idi.
Toprakta cansıza hak dedi.
Kelamını evrene sundu.

Divana bir damla su yeter.
Ne kaynağı ne suyu biter.
Niyazı bin parçaya böler.
Paylaşımı canlara sundu.

Aşkı sevdayı dile döker.
Nefesleri gönülde söyler.
Yana yana evrende döner.
Meydana semahları sundu.

Xızır olur güneş nurunda.
Renkli kuşak verir yağmurda.
Gerçek var gerçeğin bağında.
Seyid oğluna bir can sundu.

Berlin/ Ali Koçak

Mehmet Ali Çabuk:
-‘’Görünene kutsiyet yok’’ Dediniz. Su hakkında görüş belirtiniz, dem için ne diyeceksiniz.

Pir Ali Koçak:
-Saki, modern ismi ile garson demek. İçki dağıtan, badeleri doldurana saki denir. Cemlerde alınan dem sakinin getirdiği alkollü bir içecek, şarap veya rakı olabilir. Bu gelen içki çoğu kez sade su olur. Su getirilir, pir divanının önüne gelene kadar belirli ritüellere uygun olarak getirilir. Pirden gulbang alan alkollü içki veya sade su gulbang aldığı için DEM olur. Bu Su aynı zamanda hayatı canlılığı simgeler. Saka suyu kutsallık kazanmış olur. Her can bu sudan bir yudum da OLSA İÇMELİ. Dem semahtan önce, saka suyu semahtan sonra. Aşk ile…
Fakat günümüzde saka suyu ile dem aynı olmuş

GULBANG VE CEM ERKÂNI SIRASINDA SEMAHDAN SONRA FERAHLATICI OLARAK İÇİLMESİ UYGUN GÖRÜLMÜŞTÜR.

Sakilik hizmetini sunan musahipler, her hizmette olduğu gibi bacı musahip ile kardeş musahip birer olmak üzere iki gurup, dört can saka suyu hizmetini sunarlar. Saka suyunu nuş eden / içen canlar aşk ile sakalara niyaz olurlar. Sakalarda ‘’aşk ile nuş ola. Hayat suyu ola, şifa ola’’ Derler. İkrar cemlerinde demin alkol olmasına dikkat edilir. İkrar cemlerine arifler, ehil canlar ve musahiplik ikrarı verenler katıldığı için arifler cemi olması hasabıyla cem ikrarı muhabbet dem ile olur. Bu demin herkese eşit dağıtılması Hakk Yolunda paylaşımın önemine vurgu yapmaktır. İkrar ceminde saka suyu / dem semahtan önce sunulan bir hizmettir. DEM ALAN CANLAR demlerini yudumladıktan sonra SEMAH DÖNENLERE KATILIRLAR. Semah için hazır olan hizmeti yapan dört can musahipler pir divanından gulbang alındıktan ve dem pir divanına sunulduktan sonra dem onlara verilir. Onlar demlerini Alır ve semah dönmeye başlarlar. Daha sonra her dem alan semah dönmeye başlar. Böylece eğer bir rahatsızlıkları yoksa ceme katılan ve dem alan her can semah döner. CEM MEYDANI galaksilerin dönmesine benzemiş olur ki, işte bu anda Hakk ve Hakikat o meydanda pervaz olmuş olurlar. O meydan Arşı-Rahman olur.

LOLKMA – SOFRA HİZMETİ:

Mehmet Ali Çabuk:
-Eyvallah Pirim, öyle bir anlattınızki, söz kesip soru soramadım. Teşekkür eder ‘’yüreğinize sağlık’’ Derim.
Lokma/Sofra Hizmeti için konuşacaklarınızı merak ediyorum.

Pir Ali Koçak:
-Kurban için bir notum var. İlk önce onu kayda almanızı rica ediyorum.

Mehmet Ali Çabuk:
-Hay hay Pirim! Buyrun notunuzu…

Pir Ali Koçak:
-( NOT: Aleviler cana kıymadıkları için kurban hizmeti ve kurban olmaz. Kurban Safevilerin bir şekilde bize zorla dayattıkları bir ritüeldir )

Mehmet Ali Çabuk:
-Notunuz düşülmüştür, Pirim… Buyurun, Lokma/Sofra Hizmeti için konuşacaklarınızı merak ediyorum…

Pir Ali Koçak:
-Lokma: Hakk ve Hakkikat Yolunda, eşitliğin sembolünü gösteren en önemli sunumdur. Lokma, canların kendi emekleri ile hiç bir eksik katkı olmadan Hakk edilmiş emekle kazanılması gerekir ki cemde lokma olarak kabul görsün. Lokma ile Hakk’ı insan emeği ile eşit duruma getirilmiştir. Hakk Yolu gerçeği, Hakk İnsanda olmasını gösteren bir sunumdur. Lokmalar rızalık ile kazanılıp, rızalık ile hazırlanmışsa Hakk Sofrasına konulup gulbang sunulan lokmalar Şah Lokması olur. Saka suyunda demiştik gulbang alan su, alkol içecekler dem olur. Demek ki lokmalar gulbangsız ceme alınmaz. Lokmayı getiren canlar lokmalarının üstünü kapalı getirirler. Bu kapalı olması kimin ne getirdiği, çok mu, az mı getirdiği bilinmemesi içindir ki zengin fakir, varlıklısı belli olmasın her can eşit hizmet alabilsin. Kapalı gelen lokmalara lokma hizmeti sunanlar pirden destur almışsa lokma-kabul gulbangı verir, yoksa reyber veya pir-divanında oturan ehil canlardan biri lokmalara gulbang vermelidir. Lokmaları lokma hizmeti sunan musahipler kabul eder ve Lokmaya ait tüm sorumlulukları bu dört canın kontrolündedir. Lokmalar Hakk Meydanına, EDEB ERKAN’a uygun getirilir. Lokma gulbangı alınır.

Mehmet Ali Çabuk:
-Pirim, bir lokma gulbangı alabilir miyi?

Pir Ali Koçak:
-Aşk ile!

‘’Bismi ŞAH Halla Hall!

Lokmalar kabul ola,
Muratlar hasıl ola,
Yüzleriniz ak, gönülleriniz pak ola.
Lokmalar rızalıkla, emekle kazanmış ola.
Nimeti Hakk, bereketi toprak.
Rızalık ver canlarımıza ey lokmayi mutlak! Yiyenlere şifa, yedirenlere delil ola,
Bir lokma bin kadaya belaya karşı ola.
Emekler boşa gitmeye,
Bed emellerden sizleri koruya.
Kazanıp getirenlerin,
Pişirip yetirenlerin,
Elleri ayakları dert görmeye…
Dertlere derman, hastalar şifa ola…
Dört Kaynaktan kırk gözeye ulaşa.
Hakk yoluna yol ola,
Erenlerle aynı sofraya otura,
Lokmalarında bereket bula.
Evlatları hayırlı evlatlar ola.
Hizmet sunan eller dert görmeye.
Hakk çereğın aydınlattığı sırlara ulaşa.
Lokmalar nur ola.

Mehmet Ali Çabuk:
-Aşk ile Pirim, aşk ile!

Pir Ali Koçak:
-Sonra canlara dört elden mümkün olduğu kadar eşit olarak dağıtılır ve rızalık istenir.
‘’Elimizde yoktur tartı terazi, göz nizam, eller terazi. Tüm Canlar oldumu hakkına razı?’’
Canlar:
-‘’Biz Razı ganiyiz, hakkda razı ve gani ola’’ Diyerek rızalıklarını sunarlar.
Sonra pirden sofra gulbangı istenir. Gulbangdan sonra lokmalar tüketilir. Bundan önce tüketen canlar varsa Onlar Dara kaldırılıp daha önceden belirlenen bir fakire veya öğrenciye yardım etmesi istenir ve darı didar edilir…

Mehmet Ali Çabuk:
-DARI DİDAR ne demektir Pirim, açmanızı rica ediyorum?

Pir Ali Koçak:
-Dara kalkan bir can eksikliklerini kendisi anlatırsa murşidler ,pirler makamı. o eksikliğe göre bir yaptırım uygular. O yaptırım cem erenlerin rızalığı ve kabulu ile olur. pir cömerttir denilir Eksiklik yola bir zarar veren eksiklik değilse, dardan barışçıl bir sonuca BAĞLANARAK İNDİRİLİR BU DAR DİDAR OLMUŞTUR. İkrar darlarında yola, pire, musahibe verilen İkrar ise cem erenlerin rızalığı ve şahadeti ile yola kabul edilen musahibler dara gelirken canlarını pirler divanına teslim etmişlerdir. Canını pire verenlere pir, o canların, canını geri vererek ” ölmeden önce ölüp, pirin elinde tekrar canlarına kavuşmaları”ile darları didar olmuştur. ceme katılan canların şahadeti ile canını pire teslim ederken dört can mallarınıda birleştirip, malı mala canı Cana katmış oluyorlar. Pir İkrarı bağlar ve canlarını geri sunar. Buradaki bir ömür bozulmayacak, bir oruca ikrar vermiş oldukları anda,. Pirin tarık veya pençesi ile musahiblik erkanı bağlanır ve Dar Didar olur. didar olmak dardan haz almak ve mutlu bir sonuca ulaşmaktır. Aşk ile

Mehmet Ali Çabuk:
-Evet Pirim cem bitti mi?

Pir Ali Koçak:
-Cem bitmedi. Cem Bağlanmasının son Hizmetleri yapılır.

SÜPÜRGE SIRLAMA HİZMETİ:
Yukarıda süpürgeyi, temizliği anlatmaya çalıştık. Şimdide yapmış olduğumuz ibadetin bu meydanda kalması için semah döndüğümüz meydanı, dara durduğumuz alanı, sunulan tercemenlerı, zakirin nefesleri, pirin verdiği / sunduğu gulbangları Hakk Meydanına sırlama anı geldi.
Süpürgeyi üç sehfer çalan musahib canlardan biri.
‘’Ya Hakk, Ya Xızır. Ya Piri Salmanı Parseci’’ Der. Süpürgesini meydana çalar. Elini süpürgeye verip elini niyaz eder ve
TERCEMANI SUNAR ‘’Bu Meydanı Süpürdü Selmanı Parsi…
Meydanı Pürü Pak eyledi.
Sırladı Meydanımızda sunalan gulbangı.
Kör olsun bed gözle bakanı.
Uğramasın meydanımıza Pirsiz yolsuz olanı.
Bir gün yeniden aşikar olsun diye bu gün sırladık. O Sırı Varlığa yolladık.
Pirim Huzura geldik.
Nefes Pirdedir’’ Der

Pir:
‘’Bismi Şah ya Hakk. PiriSelaman Mülkü cihan, Nuru Piran.
İmdadımız yatişsin Şahe Merdan.
Sırlar sırda kala, hizmetler Kabul ola,
Dilden dilekler, gönülde muratlar hasıl ola.
Darınızda, çarınızda Xızır yardımcınız ola.
Dil bizden, nefes Ceddimizden Ola.
Ya Xızır sen gerçeksin.
Gerçeğe HÜ ‘’ Der.
‘’Canlar sizlerde gördünüz bu canlarımız meydanı sırladılar şahadetlik edermisiniz?’’
Üç sefer sorar.
Canlarda ‘’Şahidiz’’ Derler. Ve Pir ‘’Aşk ile’’ Der.

ÇERAĞ / DELİL SIRLAMA:

Mehmet Ali Çabuk:
-Pirim, ‘’Sırlama nedir, niçin yapılır?

Pir Ali Koçak:
-Sırlama Marifette olduğu için herkesin bilmemesi gereken bilgileri anlatmamak gerekir. Bunun İçin sırlıyoruz. Süpürge üstünü kapatır. Delil ise sıralanınca sıraladığımız diğer güzellikler başkasının eline geçmemesidir yani can gözü açık olmayanlar göremez. Can gözü açık olanlara sıralamak olamaz. Onlar görürler…

Mehmet Ali Çabuk:
-Peki efendim, gelelim delil sırlamaya… Delil sırlama uygulamasını sizden dinleyelim.

Pir Ali Koçak:
-Delil sırlanma, neden sırlıyoruz? Sırlıyoruzki uyusun. Bizim ihtiyacımız olduğunda çağırıp yeniden uyandıralım. Neyi uyandırıyoruz? Aydınlanmayı… Yolu aydın olsun diyoruz. Bilimi, İlmi gösterebilmek için; aydınlığın, ışığın olması gerekli ki, canlar bilimi, marifeti görebilsinler. Pirlerin Sunumlarını duyabilsinler. Delili uyandırırken, kulakların açılmasını da sağlamıiş oluyoruz…
Nefesleri dinliyebilsinler, Semah dönerken Çerağı güneş olarak görebilsinler. Uyanmazsa Güneşin aydınlık yüzü görünmez semah dönülmez. Onun için uyandırdığımız delilimizi şimdi sırlayacağız. Musahib canlar hep birlikte delilin önüne gelerek, içlerinde biri veya ikisi yada hepsi birlikte delilleri sırlarken ( İkrar Cemlerinde dört ana kaynağı- Dört kapıyı temsilen Dört çerağ uyandırılır, Her musahib can birini uyandırır ve birini sırlar)…

‘’Bismi Şah Ya Hakk, Budelili sırlıyorum, sırrını hakk meydanında bırakıyorum. Bu delili sırlıyorum, sırrını Pirin nefesinde bırakıyorum. Bu delili sırlıyorum, Sırrını Naciye ananın nurunda bırakıyorum.
Sırladığım delilleri yeniden uyandırana kadar Xızıra, Pire, Evliyaya, Erene teslim ediyorum.
Canlar sizlerde buna şahid olun.
Aşk ile Nefes Pirdendir’’ Der

Pir: ‘’Bismi Şah Halla Halla. Kalanla Oturanla, Gidenle Sır ettik delili.
Batın oldu çereğın nuru.
Hakk oldu sır kapısına vardı.
Sır makamına mihman oldu.
Canlarımız kazasız belesız evlerine ulaşa.
Xızır nurunda yolları aydın ola.
Birliğimiz dirliğimiz daim ola.
Canlar canlarımız delilleri sırladılar, sırrını Hakk meydanına Pir Divanına sundular.
Bir daha Uyandırılana kadar sırladılar.
Sizlerde gördünüz şahadet edermisiniz?’’
Canlar.: ‘’Şahidiz kabul ediyoruz’’ Derler.

Pir: ‘’Şahitliğiniz kabul olsun gören gözler aydın, duyan kulaklar, Pir nefesi duysun. Yolunuz açık, Xızır Xanenie mihman olsun. Dil bizden, Nefes, Çarağın sırrı ve kabulu Ceddimiz den olsun. Ya Xızır sen Gerçeksin. Gerçeğin Deliline HÜ’’

POST KALDIRMA HİZMETİ:

Mehmet Ali Çabuk:
-Eyvallah Pirim eyvallah! Anlatırken mest ettiniz. Post Kaldırma Hizmeti ile devam eder misiniz.

Pir Ali Koçak:
-Post Hizmeti sunan musahibler postu kaldırmak için Hakk Meydanına gelirler. Pir Divanında destur isterler ve her bir musahib postun bir köşesini tutarak kaldırıp meydanda dar olurlar. Postun sahibinden sonra Hakk Binası Adeletin Postu Musahib Canlara emanettir. Post katlanır bir Bacı Sol koltuğunun altına alır ve diger üç musahib can postu tutan canın omuzuna niyaz olur ve dar olurlar.
Pir:
‘’Bismi Şah Halla Halla. Post Hakk edenin ola.
Kadim ola, daim ola.
İnkar ı yok ola.
Bu meydanda sorulanlar devriyenizde sorulmaya.
Demler hayır ola, gönüller şad ola.
Kazançlarınız Rızalıklı ve bol ola.
Gidenlere uğurlar ola. Kalanlara Muhabetler hoş ola. Dil bizden, Nefes Postun sahibi Ceddimiz den ola. Ya Xızır sen Gerçeksin. Gerçeğe HÜ’’

CEM.; KAPANIŞ-GİDENE-DURANA GULBANGI İLE SIRLANMIŞ OLUR.

01.02.2020/Mehmet ali çabuk

NOT: Pir Ali Koçak ile Söyleşimiz devam edecek

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?