PİR ALİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ-6

SÜPÜRGE HİZMETİ
Mehmet Ali Çabuk:
-Düşünüyorum da ‘’sadece bir süpürge için bir hizmet dalı olur mu?’’ Diye düşünüyorum. Ancak bir de düşünüyorum ‘’demek oluyor ki binlerce yılın tarihsel seyrinden bugüne varabilmiş bir hizmet adalı ve öyle ise bu salt bir süpürge değil bağrında başka güzellikler taşıyan bir hizmet dalıdır’’ sonucuna varıyorum. Süpürge hizmeti için daha doğrusunu sizden öğreneceğimize inanarak bu hizmeti açmanızı istiyorum. Buyrun!
Pir Ali Koç:
-Hizmet Sadece cemde süpürge çalmak değil, biraz daha derinliği olan bir hizmettir.
Cemevİnin temizliğinden süpürge hizmetini sunan musahip canlar sorumludur. Cemden önce gelip her tarafı temizlerler. Cem meydanına serilecek kilim halı, sandalye, oturak vbg gibi ekipmanları, cem yapılacak meydanın etrafında yarım ay şeklinde hazırlarlar.
Bu hazırlıklar yapılınca bir süpürgeyle cemde süpürge hizmetinin yapılacağı zaman gelince, sembolik olarak üç defa meydana süpürgesini çalar ve süpürgeyi niyaz ettikten sonra. tercemanını sunar.

Mehemet Ali Çabuk:
-Pirim süpürge de niyaz edilir mi?

Pir Ali Koçak:
-Alevilik bir sevgi yoludur. Bütün evren sevgi yüklüdür. Sevgi her zerrede vardır. Biz insanlar da evrenin o ilk patlamasının çıkardığı zerre özelliklerinden taşıyoruz. Şu an varolan evrenin bütünü de o özelliklerden taşıyor. Canlılar da taşıyor, cansızlar da taşıyor. Alevilerin ziyaretlerini düşünün… Dağdan, taştan, ağaçtan ziyaretlerimiz. İnancımız bir doğa inancıdır ve doğa sevgi yüklüdür. Biz doğayı severiz ve sevdiğimize saygı da gösteririz. Süpürgeyi de severiz ve ona saygı ile yaklaşırız. Süpürge ki hizmetimize araç olmuştur. Dağa –taşa, kurda-kuşa, ota-çöpe, yıldıza-galaksiye sevgimiz vardır bizim.

Mehmet Ali Çabuk:
-Peki Pirim buyrun. Sözünüzükesmiştim, kalınan yerden devam edin.

Pir Ali Koç:
-Yaptığı Hizmet nedir onu gulbang şeklinde anlatır. AYAKLARI MÜHÜRLER Dar’da durarak TERCEMANINI SUNAR
‘’Hakk Erenler ışığında idik.
O noktada sır idik.
Hakk Meydanında görüldük.
Üç bacı idik (Dört Can idik ).
Grüfü ( Zülfü ) Naci idik.
Hakk Meydanında süpürgeci idik…
Nur olsun Meydan.
Yok olsun düşman‘‘
Der ve süpürgesine eğilerek elini üç sefer süpürgeye sürer ve
‚‘Hakk, Evren, kamil insan aşkına.
Varlığın hakkına, Evliyanın sırrına,
Gerçeklerin yoluna, çaldık süpürgeyi.
Ya Xızır Sen gerçeksin.
Gerçeğin demine HÜ.
Nefes Pirdendir’’
Der ve pirden gulbangını alır. Süpürge bir temizlik aletidir. Buradaki meydan temizliği olarak görünse de, gönüllerin temizliği önemlidir. ”Erenler Işığında idik” derken Işık yani ”NUR” olarak Hakk meydanına geldik temizledik ve meydana ışık saçtık. O ışık gönülleri şad eylesin. ”Hakk, Evren, Kamil İnsan” aşkına aşk getirdik meydana. O aşkı gönüllere getirdik. Gönüllerinizde aşk olsun ki semah aşk ile dönesiniz. Süpürge hizmeti, musahip canların hizmetlerinde birliğin, paklığın pekişmesinin sembolüdür.

GÖZCÜ / MEYDANCI HİZMETİ.:
Mehmet Ali Çabuk:
-Gözcü bir diğer adıyla meydancı hizmeti sırada buyrun efendim söz sizin.

Pir Ali Koçak:
-Mürşit, ana / pir ve reyberden sonra cemden sorumlu olan bir Hizmettir. Bu hizmet musahiplerin Hakk Yolundaki ikrar evresinde, cem mektebinde ‘’öğretimin son halkasıdır’’ Diyebiliriz. Bu halka ile pir / ana, musahipleri yeterli görürse onlara marifet kapısını açar ve marifet kapısından ellerini tutarak arifler meclisine girerler ve bu mecliste tüm canların sorunların çözümü, yaşamların daha kolay ve rahat olabilmesi için muhabbetlerde istişareler yapılır ve Toplumun uygulamasına sunulur. Bu canlarımız reyberlik yapabilecek bilgiye, bilince, tecrübeye ve beceriye ulaşırlar.
Mehmet Ali Çabuk:
-Anladığım kadarı ile oniki hizmetin en üstün olanı Gözcü/meydancı hizmeti… Yanılıyor muyum?

Pir Ali Koçak:
-Evet yanılıyorsunuz… Alevilikte her hizmet eşit derecede üstündür.

Mehmet Ali Çabuk:
-Peki efendim, buyrun gözcü/meydancı hizmetini anlatmaya devam edin.

Pir Ali Koçak:
-Cemin sükunet içinde yürümesi için pür dikkat ceme katılan canları gözetir ve eksiklik yapanları uyarır, uyarılara uymayanı Reybere söyler. Reyber de pire ulaştırır ve o can dara kalkar… Neden uymadığını anlatır varsa itirazı, itrazını anlatır. Cem Divanı halledilecek bir durumsa hal eder, değilse Ceme katılan canlara sorar ve Canlarla birlikte karar verilir. Bu kararlar genelde barışçıl kararalar olur ve cemin sükuneti sağlanır. Gözcü Tercemanın bir yerinde derki ” Yolumuzda özümüzle, Hakkın gözü var. Gözümüzde Hakkın gözü ve adaleti ile özleriz. ‘’Gönlümüze sorar öyle söyleriz” Der. Gözcü hizmet olarak Hakk’ı hakikatı göz önünde tutarak gözler. Kimseye haksızlık olmasına rızalık göstermez ve müdahale eder. Musahip canlar bu hizmeti bazen bir kaç yıl yapmak zorunda kalır. Yeterli bilgi sahibi ve tecrübe sahibi olana kadar hizmetleri sunmasını pir, mürşid isteyebilir. Ve ne zaman canlar olgunluk mertebesine ulaşmışlarsa o zaman pir-murşid elinden tutarak marifet kapısından birlikte içeri girerler. Bu noktada sonra musahipler herkesle musahiptir. Ariflerin meclisinde her dem muhabbet en üst düzeydeki bilgelikle yapılır. Toplumsal sorunlar burada çözülür ve toplumun hayatlarına kolaylık verecek uygulamalara dönüştürülür.
Gözcü tercemanı:
‚‘Kerem eyle pirim. erkÂnımzla, huzuru, ulu divanda bulmaya… Hakkın gözüyle Hakk meydanını gözetlemeye himmet eyle…
Ya Xızır sen Gerçeğin Gözüsün. Can Gözüyle Gerçeğe HÜ!’’ Deyip
‘’Nefes Pirdendir’’ Der. Darda durarak…
Ve Pirden GULBANGINI alır.

ZAKİR / HAKK KELAMINI NEFESLE SÖYLEYEN.

Mehmet Ali Çabuk:
-Zakir için söyleyeceklerinizi önemsiyorum. Çocukluğumda katıldığım cemlerde zakirleri etkileyici bulmuştum.

Pir Ali Koçak:
-Zakir, bir sanat ustası… Hem bağlamasını hem de sesini kullanarak, cemi baştan sona kadar gerekli zamanlarda canlara müziksel bir ahenk verir. Ve Canların vecd olmasını sağlar. Cem erkÂnında en yüksek kıvamına ulaştığı an semah anıdır ki burada zakir semah nefesi sunarken, canların evrenle birlikte dönmesine ve vecd olmasına ulaştırır.
Zakiri en doğrusunu sunduğu tercemanla anlatıyor. Ne diyor ?
” Aşk ile özü öze bağladık.
Sazımızn tellerini ağlattık,
Nefes oldular, Dem oldular,
Erenlerden nefes aldık.
Çoşan gönüller.
Pirden destur isterler. ”
Burada musahip canların hepsi olmasa da mutlaka bir, ikisi zakir olabilme yeteneğini yaratmalılar. Çünkü yol kapısında bir hizmeti tamamlamadan, diğer hizmeti yapamazsınız. Zakir her zaman hazır olan biri olarak hizmet sunar. Pir –mürşit, zakiri yeterli gördüğü andan itibaren bir başkasını, bu hizmete yetkin olan musahip canlara görevi sunmaları için verir. Onlar zaten daha önce zakirlik hizmeti sunanla birlikte cemlerde var olan zakir ile bu hizmeti sunmuş gerekli çalışmaları yapmış ve tecrübe sahibi olmuşlar ki, pir zakirlik hizmetini yeni zakir canlara vermiş olur. Pir zakir hizmetini sunan musahip canların sundukları nefeslerin manalarını ve açılımlarını bilince çıkarmış. Talep olduğunda ve Pirin-murşidin de rızalığı ile zakir yetiştirme eğitimini verebilecek düzeyde olmaları ile birlikte gelecek, erkanlarda gözcü hizmetini de yapmaya hazırlanmış olurlar.

İBRİKDAR / PEŞGİRCİ / AV DEST HİZMETİ.

Mehmet Ali Çabuk:
-İbrikdar/peşkirci/avdest hizmetini sizden dinleyelim

Pir Ali Koçak:
-Av dest el suyu demek… Ele dökülen su ile bir temizlik hizmetidir… Suyun Hakk Yolunda hizmet sıralamasından sıralamanın sevgiyi, hizmetle saygı gösterme meydanı olarak kabul edilir. Biz hep deriz dört ana kaynakla marifette simge olan su paklığın sembolüdür.
Buradaki hizmet, canlara ikrar meydanını açılmadan önce pak olmaları gerekliliğin vurgusu olarak kabul edilir. Musahipler her can bir musahibi ile yanyana dar olmak için avdest hizmetini sunarlar.
Önce erkek musahip, musahip bacının eline su döker, sonra bacı, erkek musahibin eline su döker. Burada ana / kadın daima yolumuz EDEB-ERKÂN’ına uygun bir şekilde önceliklidir. Daha sonra pir divanında kaç ana varsa önce anaların eline,

Sonra da eril pirlerin eline su dökülür. İkrar cemlerinde öncelikle analar olmak üzere cümle cem erenlerinin ellerine su dökülür. Öğreti cemlerinden canlardan rızalık alınır. Hizmeti sunanlarla pirler divani ve meydanda reyberin eline su dökülür. Buradaki hizmet; paklığı, temizliği ve saflığı sembolize etmekte…

İBRİKDARIN TERCEMANINI
‘’Bismi Şah ya Hakk…
Biz iki can olduk
Bir ibrikle suyu sunduk.
Pirimizden destur aldık.
Peşkirimizle kuruttuk.
Niyazı Hakka eyledik.
Ezelden, evele tek noktada Hakka büründük. Marifer aşkına ellere üryan suyu döktük.
Nuru pak eyledik.
Pirin desturu ile geldik. Ya Xızır sen gerçekte Pir u Paksın. Gerçeğin paklığına HÜ!
Nefes Pirdendir’’
Buraya kadar yapılan hizmetler ve anlatımlar, ibadetin başlamasına hazırlık olarak görülür…

CEM BAĞLANIR / MÜHÜRLENİR KAPILAR KAPANIR: İBADET BAŞLAR.

Sırası gelince aşağdaki hizmetler yapılır.

SEMAH / ÇARKI PERVAZ HİZMETİ:

Mehmet Ali Çabuk:
-Pirim, anlatımlarınız hayranlık verici. Çok teşekkür ediyorm. Bu derinliği, ahengi, ritmi, güzellikleri salt uygulamada tadamıyor insan… Her hizmetin, her davranışı manidar… Öyle ki bin yılların muhakeme süzgecinden süzülerek gelen cem hizmetleri saygı, sevgi, edep –erkana uyumlu ve haz alıcı ve doğaya olan inanç bilincini pekiştirici. Tekraren teşekkürümü sunuyorum.
Evet, Semah/çark ı pervaz hizmeti ve söz sizin…

Pir Ali Koçak:
-Semah folklorik bir ekip işi değil, semah bir ekip İşi… Musahip canlar, hizmeti sunan canların, ikrar ceminde dar olan ve İkrar vermek ve onlar için bağlanan cemde hizmet sunanların ve ikrarlı canların tamamının döndüğü ve cemde ibadetin doruk noktası olunan andır.
Evrenin yeryüzündeki bir benzerinin yapılması, derinlik ve anlam bakımında gerçeğin tezahürü olma niteliğindedir. Evren o ilk patlamasından bu yana toz duman, gaz halinde iken de boşlukta soğuyana kadar dönmeye devam etmekte… Soğudukça vücut bulan galaksileri milyarlarca yıldızları oluşturan ve oluşturmaya devam ederken hep sonsuza doğru genişleyen bir hızla dönmekte… İşte bu dönmeyi semah olarak icra etmeye başlamamız ve dönerken Pir makamını bir ışık /nur olarak kabul etmemiz ve yüzümüzü hep ışığa dönük dönmemiz Evreni Hakk Meydanına indirip o meydanda Hakkın Adaletinin tecellisini ve Hakk Terazisinin doğru darada tutmanın binasını kurmuş oluruz.
Ceme katılan Canlar Hakkın binasını kurdular bu binanın kurulduğu meydanda sorgu-görgü yapılırsa adaletli olmak zorunluğunu böylece önceden kabul etmiş oluyoruz. Çünkü Adalet Binasını kurduk ki Hakk yerine gelsin. Hakklı, Hakkını alsın. Barış sağlansın. İşte Bu şekilde musahip canlar, bir Makamı daha bizimle ve uygulamayla CEM MEKTEBİNDE öğrenmiş oluyorlar.
PİR GULBANGINDA;
”Semahlarımız hakk semahı ola.
Seyir için olmaya
Hakka yete, birliğinize, dirliğinize delil ola.
Demi devranınız kutlu ola.
Döndüğünüz çarkı pervazlar sizlere hayır himmet vere.
Eksikleri tama yazıla.
Hakkikat bizi doğru Yolda, doğruluktan ayırmaya.” Der.

01.02.2020/mehmet ali çabuk

NOT: Pir Ali Koçak ile söyleşimiz devam edecek

İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?