YEMİNİ

Diğer bazı Ulular’da da olduğu gibi, Yemini’nin doğumuna, yaşamına ve
Hakka yürüyüşüne dair de sağlıklı bilgiler yoktur. Bu, biz Aleviler için ne
yazık ki içler acısı bir durumdur. Herhangi bir insanın doğum anını
bilmeyebiliriz, ama o insan belirli bir dönemden sonra halka mal olmaya
başladı mı onun hakkında bilgiler edinmek isteriz, en azından merak
ettiğimiz için. Ve merak edilip öğrenilen bilgiler ağızlardan kulaklara
kulaklardan ağızlara yayıla yayıla günümüze kadar akar gelir. Bu sürecin
yaşanmadığı besbelli. Aklımıza gelen, bu ozanlara yaşamlarında gereken
değeri vermeyip de Hakka yürüdükten yıllar sonra, belki de unutulmaya yüz
tuttukları anda mı amanın deyip onlara sarıldık, bilmiyoruz. Her şey mümkün,
diye düşünüyorum. Çünkü biz Aleviler; nankörüz demeyecem ama unutkan
insanlarız. Yedi Ulu’lar hakkında kesin bilgilere sahip olmadığımız daha nice
ozanlarımız var sırada. Onları da kendi yaşamlarında göreceğiz.
Adı Fazıl oğlu Mehmet Yemini olarak da bilinirse de, bazı kaynaklarda
adı Ali olarak da geçer. Yemini adını mahlas olarak kullandığı da
bilinmektedir.
Yemini 15. yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısında Tuna Irmağı
yörelerinde (Balkanlar) yaşadığı, Betova’da büyük bir dergahı olan Bektaşi
azizelerinden Akyazılı Sultanın ardıllarından olup ve Akyazılı İbrahim Dede
zaviyesinde hizmet ettiği de kaynaklarda belirtilmektedir.
Yaşantısı hakkında o çağlarda yaşamış tezkerelerde yeterli bilgiye
ulaşılamamakta hatta Yemini’den hiç bahsedilmemektedir. Ancak Demir
Baba Velayetnamesinde Yemini’nin adı ”Hafız Kelam Yemini” olarak geçer
ki, bundan Kur’an-ı Kerim’i ezbere okuduğu anlaşılmaktadır.
Yemini’nin şiirleri genellikle hece vezni ile yazılmış olmakla beraber
bazı şiirlerinde aruz veznini de hatasız hatta ustaca kullanmıştır. Şiirlerinin
tümünü içeren bir divanı şimdiyece ele geçirilememiştir. Şiirlerinde AleviBektaşi inancını işler. Her Anadolu Alevisi gibi Oniki İmam’a gönülden,
sevgi ve muhabbetle bağlıdır.
Hz. Ali’nin mitolojik yaşamına ait ”Faziletname” (Erdemname) adlı 7300
beyitten oluşan manzum bir eseri bulunmaktadır. Hz. Ali’nin savaşlarından,
erdemlerinden, kerametlerinden, devlet yönetmedeki faziletinden, ayrıca Ehl-i
Beyt ve Hz. Ali sevgisinin yoğun bir şekilde işlendiğinden, methiye şeklinde
bahseden ve alevilerce kutsal kabul edilen mesnevi tarzında yazılmış bir
kitaptır. Bu kitabı Kitab-ı Erdem olarak niteleyenler, kitaptaki doğruluğu,
dürüstlüğü alçakgönlülüğü yaşam ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayı
Yemini’ye gereken saygınlığı vermekte kusur etmemişlerdir. Günümüzün
dilinde bir basımevi tarafından yeniden basılmıştır. Diğer Yedi Ulular gibi
hurufi temaları da işlemiştir. Genel anlamda bakıldığında Yemini; AleviBektaşi inancının yanında Hurufiliğe de inanıp şiirlerine yansıtan ve divan
geleneğine de bağlı bir halk ozanıdır.
Dediler zi keramet kanı Hayder
Dayanmaz derdimin dermanı Hayder
Hakk’ın kudreti sende ayandır
Velayet mülkinin sultanı Hayder
Cemad’a dil verirsin emri Yezdan
Verir nutkun ölüye Canı Hayder
Kamu müminlerin kalbinde mihrin
Olubdur dini hem imanı Hayder
İmamü’l müttekinsin bellü bayık
Erenler merdinin merdan’ı Hayder
Behişt ehlinesaki-i ezelsin
Hakk’ın sende erer ihsanı Hayder
Yemini derdmende kıl inayet
Dalalette komagıl anı Hayder
* * *
Nebiler serveri çünkim Muhammed Mustafa geldi
Velayet rehberi sultan Ali-yel-Murtaza geldi
Emineyn Saideyn ü Şehideyn ü şerh-i evlad
Hasen Hulk-ı Rıza ile Huseyn-i Kerbela geldi
Çü Zeyn’el-Abidin oldu atası al-i evladın
Muhammed Bakır-ı Cafer kamuya rehnuma geldi
İmamı heftümin oldu yakın bil Musi-i Kazım
İmam-ı heştümin ba’de Ali Musa Rıza geldi
Taki takva-yi dinin bil esası hem binasıdır
Naki devranı-ı alemde kamu derde deva geldi
İmam Askeri oldu peder Mehdi-i devran’a
Huda’nın fazlı erişdi şükür sahib liva geldi
Yemini ehl-i din oldur Ali’yi etmeye inkar
Velayet ehline Hayder imam u pişuva geldi
* * *
Bil ki sultan-ı velayettir Emirü-l Müminin
Şöyle bir şem’i hidayettir İmamü-l müttekin
Cümle mahlukat içinde Zat-ı Hakk’dandır nişan
Mahzen-i cümle ulumun evvelin ü ahirin
Ahmed ü Mahmud ol Muhammed Mustafa
Ana kardaşım dedi ol rahmeten-lil’alemin
Cümle ashab ortasında Fazl’ın izhar etti Hakk
Alemin fahrine ol oldu vasiyy ü hem yakın
La feta illa Ali la seyfe illa zülfikar
İş bu medhin can ile zikr etti Cibril-i emin
Ahmedin kaim makamı efdalinden Ali’nin
Bab-ı ilimimdir deyu buyurdu Hatmü-l Mürselin
İkimiz bir nardan halkız dedi Hayrü-l beşer
Kim anın şanında münzeldir bu Kur’an-ı mübin
Ey Yemini Hayder’in medhini bir eşya tamam
Yazamaz yerden göğe evrak ola ruy-i zemin
* * *
Her kim ki şek götürse Emin-i Velayete
Zulmette kala ermeye şem’i hidayete
Hubb-i habib olanlara Şah destgir
Rah-ı necata irgüre aynı inayete
Nar-ı cahim içinde kalur kim inanmasa
Fazl-ı Ali hakkında olan bu rivayete
Ahmed katında ermedi bir şey bu menzile
Hayder gibi bu izzete hem bu keramete
Buğz ile ism-i Hayder’i inkar eden hare
Lanet recadır eyle ol ehl-i şenaate
Eyler Yemini şam ü seher la’net ol seke
Kiniyle Al-i Hayder’i saldı siyasete
* * *
Her gönül kim nur-i Hakk’dan zer gibi saf olmadı
Bu sıratullah içinde ehl-i a’raf olmadı
Arif-i nefs olmak istersen özünden vakıf ol
Arif-i nefs olanın da’vası güzaf olmadı
Hayme-i miad-ı Musa’dan haberdar olmayan
Ol simurg-ı lamekan’ın menzili kaf olmadı
Nuh felek burcunda her kim ehl-i ebrar olmaya
Kaf ü nun emri içinde nun ile kaf olmadı
Men reani Fazl-ı Hakk’dan zahir oldu aleme
Özünü bilen bilur Hakk-ı sözüm laf olmadı
Levh-i Mahfuz-ı ilahidir cemal-ü bü-l beşer
Şol özünden bihaberler ehl-i insaf olmadı
Ey Yemini çün Kelamullah-ınatıkdır sözün
Görmeyen aynn-el yakın bu yolda sarraf olmadı
* * *
Gel ey can guşuna al fazlı şeştem
Beyan edem sail isen heştem
Gel imdi dinle altıncı fezail
Ne veçhile beyan olur mesail
Sühan mergi yine kıldı ser agaz
Kılıp gülzar nutk içre pervaz
Hüseyniden tuttu rah-i Hicazı
Dönüp ziyr güleden gösterdi razı
Vurup dest-i zeban açtı terane
Pes ondan başladı bir destane
İşitenler yakın ol destanı
Gözüne görüne cennet bostanı
Ola mı bunun gibi bigülistan
Havarice nasip olmaz o bostan
Mühib-i hanedanındır bu hisse
Buna benzer ola mı hiç bir kıssa
İmam-ül muttakin fazlından ey yar
Eğer talib isen dinle bir esrar
Acep sırdır bu sır ki akıl erişmez
Bu sırrı bilmeye ebter dürüşmez
Bu ilmin mahzeni Şahı Velayet
Velayetten beyan olur keramet
Keramet ehli olam dersen ey yar
Velayet eşiğine ben de ol var
Ki ol eşikte sultanlar gedadır
Velayet ademe fazlı hüdadır
Gedalardan padişah-ı mir olurlar
Ki pirin hizmetinde pir olurlar
Ki pirin hizmeti hakkında izzet
Hizmetle bulunur az-u izzet
Erenlerdir sahibi kün-ü fikanın
Onlardır hafızı cümle mekanın
Yakin-i hakkın eminidir velayet
Erişince tamam ruz-u kıyamet
Erin erliğini bilen hak erdir
Ere ikrar eden ehl-i nazardır
(Yemini) sen erenler bendesine
Özünü hak eyle erincesine
Sözü çok eyleme ki geçti devran
Ecel erdikte kalmaz dilde ferman
* * *
Yüzünü hak eyle ali evladın ayağına
Özünü yetiştir üstadın bağına
Bir mürşid ola ki seni götüre şaha
Ki şah seni yetürür ol Allah’a
İsm-i hakkı daima zikreyle
Kıyamet esişini sen fikreyle
Ki ta sana şefaat ide Ahmed
Şafiğ ola sana nur-u Muhammed
Muhammeddir emin ser-i esma
Beyan eden odur ilm-i müsema
Onun mektubu ismidir bu hi’lat
Onun nutkudur insana cism-i hilkat
Dediğimi anladınsa adam oldun
İsa ilmini okudunsa dem oldun
Muhammed Mustafaya bin salavat
Verin bu demde siz ehl-i taat
* * *
Lam elifden arşa pervaz eyledim
Kaf ü nun’den başıma tac eyledim
Nuh felek burcunda kurdum haymeyi
La mekan mülkini tarac eyledim
Kuvvet ü savt ü kelam nutku ruh
Cümlesini hüsne muhtac eyledim
Suret-i şabin katat görmek içün
Perde puşi gör ne mi’rac eyledim
Beyt-i mamur içre mesken tutalı
Ey Yemini günde bin hac eyledim
* * *
Kaynakça: A. Celalettin Ulusoy, Yedi Ulu’lar
Türki Sitesi, Ozanlarımız
Psakd.org, Yedi Ulu Ozan
* * * * *

Ozanlar ve Deyişleri
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?