ALEVÎLİK / REA HAQ Qerîna Azad –

ALEVÎLİK / REA HAQ Qerîna Azad – Özgür Çığlık / Ya Xizir tu xwedane bêkesana ! Menü AnasayfaAlevîlikte Devir Kuramı Alevîlikte Devir Kuramı alevilikte-devir-inancı-devri-daim-olsun-ne-demek-alevilikte-evrim-tekamül Çar anasır babından nikap büründüm (Dört madde – elementen örtü giyindim) Alevi – Bektaşî yazınında bir de “Devir” kuramı vardır. Bu kurama göre, Gayb Âlemine, yani madde âlemine düşen varlık, önce cemat (cansızlar), sonra bitki, daha sonra hayvan, en sonra da insan biçiminde görülür. Bu aşama ve evrelerden geçer. Toprak – Ateş – Hava – Su ana dörtlüdür. Bu dört öğeden geçen insan, asıl gerçeğinden haberli olmak ve aslına kavuşmak isteğinde bulunur. Ondan sonra derece derece yükselerek, çeşitli aşamalardan geçerek Hakk’a yani Tanrı’ya kavuşur. Bu bir çeşit “iniş ve çıkış” tır. (Kaynak: Alevi-Bektaşi Şiiri Antolojisi) Devir İnancı (Kavs-ı Uruc ve Kavs-ı Nüzul): Devir; dönmek, dolanmak, çağ ve zaman, etrafında dönmek manalarına gelir. Alevîlik veya inanç açısından bakıldığında ise; madde alemine düşen varlık yukarıda da belirtildiği gibi önce cansız (cemat) sonra bitki (nebat), sonra hayvan ve en son olarak insan biçiminde görülür. Bir nevi tekâmül-evrim süreci geçirir. Bu süreç Kavs-ı Nüzul yani “inme yayı” ile ifade edilir. Devir bununla sınırlı değil. Dört kapı, kırk makam gibi birçok eğitim süreçlerinden geçen insan (homo sapiens) insan-ı kâmil olur ve ondan sonra artık geldiği kaynağa geri döner. Yani hak ile hak olur. Alevî atasözünde anlatıldığı gibi ” Hay’dan geldi, Hû’ya döner” ve ölmez, hakka yürür. Tüm bu süreç bir yay veya daire, çember şeklinde anlatılır ve buna Kavs-ı Uruç ” yükselen veya çıkan yay” denir; çünkü geldiği başlangıca geri döner. Aksi durumunda ise çeşitli formlarda insan-ı kâmil olununcaya dek bu süreç devam eder. Çünkü ruh hâlâ hamdır, yani ham ervahtır. Kavs-ı Nüzulda çar anasır (yani dört madde ateş hava su ve toprak) yani ana dörtlü etkin iken; Kavs-ı Uruçta ise kendi varlığından (dört kapı kırk makam gibi çeşitli itikadî eğitimsel ve bilinçsel süreçlerden geçerek) geçmek önemlidir. Bu varoluş çemberinin son halkası, insan-ı kâmil olmak ve hakka ulaşmak, kaynağa dönmektir. Bir ek yapmak gerekirse, Devir Kuramı; Tenasuh, Işık (Südur) ve İnsan-ı Kâmil teorilerinden bağımsız değildir. Devir kuramı Aleviliğe hastır ve hiçbir din (semavi denen dinler anlamında) devir inancını kabul etmez; çünkü bu inanç cennet ve cehennem kabulüne terstir. Hiçbir dinde de yoktur, zorlama fikirlerle var dense de bizzat Alevi pirleri tarafından reddedilmiş ve bu dillendirilmiştir, 500 yıl öncesinden… nereden anlıyoruz? Dört kitapta yoktur bu ilim inan İlm-i Devriyedir bu bir sırrı kan Bulup bir mürşid-i kamil ü irfan Okuyup bu dersi âyâna geldim Hüsnî (16.yy) Açıklama: Pir; devir inancının dört kitapta (zebur, tevrat, incil ve kuran ) olmadığını; kanla sonuçlanan, gizli ve belkide dillendirilmemesi gereken bir sır, ilim olduğunu; bir kamilden, mürşitten bu sırrı aldığını, dersi ondan okuduğunu (4 kapı 40 makam sürecinde) ve açıkladığını, ayan ettiğini (yani açık, belli ) söylüyor. Örnek: Devri Daim-Kaim Olsun Ne demek: Aleviler; Hakka yürüdükten sonra kamil insan ise eğer (4 kapıdan geçmişse) DEVRİ DAİM ve KAİM OLSUN derler; Eğer hakka yürüyen İnsan-ı Kâmil değil ise (4 kapıdan geçmemişse), hala Ham Ervah (yani olgunlaşmamış ruhsa-ervah: ruh kelimesinin çoğuludur) arkasından “Mekanı cennet olsun” gibi Alevî terminolojisinde olmayan tabirler ile değil “DEVRİ ASAN OLSUN” (yani asan: Kürtçe, Farsça-Kolay demek) Yani devri kolay olsun derler. Bu sözler Devir inancının gereği olarak kullanılır. Mekanı cennet olsun, allah rahmet eylesin gibi terimler, karşılıklar islamın veya sünniliğin – şiiliğin söylemleridir (terminolojisi), Alevîlik ile hiçbir ilgisi yoktur. Devriye: Devir kuramını anlatan şiirlere DEVRİYE denir ve Aleviler – Alevî pirleri tarafından yazılmışlardır. Yukarıda ana hatları çizilen kurama DEVİR, bu kuramı anlatan şiirlere ise DEVRİYE denir. Özetle Devir kuramın adı, Devriye bu kuramı anlatan şiirlere denir. Şath ve Şathiyye veya Medh (övmek) övgü içerikli şiirlere Medhiyye denmesi gibi. Devriye Örneği: Katre idim Ummanlara karıştım Kaç bulandım kaç duruldum kimbilir Devre edip alemleri dolaştım Bir sanata kaç sarıldım kimbilir Bulut olup ağdığımı bilirim Boran ile yağdığımı bilirim Alt anadan doğduğumu bilirim Kaç ebeden kaç soruldum kimbilir. Kaç kez gani oldum kaç kere fakir Kaç kez altın oldum kaç kere bakir Bilmem ki kaç katip ismimi okur Kaç defterde kaç dürüldüm kimbilir Bazı nebat oldum toprakta sürdüm Bilmem kaç atanın sulbünde durdum Kaç defa cenneti alaya girdim Cehenneme kaç sürüldüm kimbilir Kaç kez alet oldum elde bakıldım Semadan kaç kere indim çekildim Balcık olup kerpiç kerpiç döküldüm Kaç bozuldum kaç kuruldum kimbilir Dünyayı dolaştım hep kara batak Görmedim bir karar bilmedim durak Üstümü kaç örtü bu kara toprak Kaç serildim kaç dirildim kimbilir Gufrani’yim tarikatım boş değil İyi bil ki kara bağrım taş değil Felek ile hiç hatırım hoş değil Kaç barıştım kaç darıldım kimbilir Gûfranî Kemterî’yem yeryüzünde bittikçe Çok kalıp eskittim gelip gittikçe. Kemter Baba kısacası; alevilikte ölüm, cennet ve cehennem inançlarının olmaması devir inancının gereğidir. Ölürse tenler ölür Canlar ölesi değil Yunus Emre Bu ‘can’ bu ‘ten’de konuktur derken ulularımız bunu anlatmak istemişlerdir. AŞK İLE… Kul Seyyid

Tarihçe
,
İlgili Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü
Open chat
Merhaba,Web Sayfamıza Hoşgeldiniz..
Size Nasıl Yardımcı Olabilirim?